BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kıbrıs'ta iki lider arasında devam müzakerelerde tarafların "güçlü ilerleme" sağladıklarını belirterek "Çözümün sağlanabileceği yönünde ihtiyatlı iyimserlik taşıyorum" dedi.

Genel Sekreter Ban, Kıbrıs'taki müzakerelerle ilgili olarak yayımladığı raporda, "Müzakerelerin ikinci turunda ivmenin korunması ve hatta hızlandırılması gerekiyor. Gelecek haftalar ve aylar belirleyici olacak. Çünkü önemli kararların alınması gerekecek" dedi.

Genel Sekreter Ban'ın dünkü BM'de Geçici Barış Gücü (UNFICYP) raporunun ardından, bugün de Kıbrıs'taki "iyi niyet misyonuna" ilişkin olarak 10 Mayıs-25 Kasım 2009 tarihleri arasındaki gelişmeleri ve adadaki müzakerelerin durumunu özetleyen yeni bir rapor yayımlandı.
BM Genel Sekreterinin 5 yılın ardından ilk kez UNFICYP raporundan ayrı olarak Kıbrıs'taki iyi niyet misyonuna ilişkin rapor yayımlaması, BM'nin Kıbrıs müzakere sürecine verdiği önemi göstermesi açısından da önem taşıyor.

Ban, raporunun başında geçen yıl başlayan Kıbrıs müzakere süreciyle ilgili olarak detaylı bilgi verdi ve liderlerin 3 Eylül 2008'de kapsamlı müzakerelere başladığını hatırlattı.

Raporun "iyi niyet misyonunun görevleri" bölümünde Genel Sekreter Ban'ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer'ın raporun yazıldığı dönemde sırasıyla Çin Dışişleri Bakanı, Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı, Yunanistan Dışişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve İngiltere Dışişleri Bakanıyla görüştüğü ve hepsinin de Kıbrıs'taki barış sürecine destek verdiği belirtildi.

Genel Sekreter bu yılın eylül ayında BM Genel Kurulu toplantıları sırasında Kıbrıs Türk ve Rum tarafı liderleriyle, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la (hem eylül ayında New York'ta, hem de kasım ayında Roma'da) ve Yunanistan'ın yeni Başbakanı Yorgo Papandreu ile görüştüğünü ve tüm liderlerin Kıbrıs sorununun hızlı bir şekilde çözülmesi yönündeki isteklerini kendisine ilettiklerini de vurguladı.

Raporun "müzakerelerin durumu" bölümünde, liderlerin ağustos ayında bitirdikleri ilk turun sonunda "yönetim, güç paylaşımı, ekonomi ve AB konularında önemli ilerleme, ancak mülk, toprak ve güvenlik konularında ise daha sınırlı ilerleme sağlandığı" kaydedilirken, liderlerin 11 Eylülde ikinci tura başladıkları ve ekim ayından itibaren sürecin hızını artırarak haftada iki kez görüşmeye başladıkları anımsatıldı.

"Güven artırıcı önlemler" konusunda ise teknik komitelerin düzenli olarak toplandığı ve belli bir ilerleme kaydedildiği belirtilen raporda, liderlerin 26 Temmuzda iki toplum arasında yedinci geçiş noktasını (Yeşilırmak- Limnitis) açma kararının son derece olumlu olduğu, ancak genel olarak üzerinde anlaşılan kimi güven artırıcı önlemlerin uygulanmasında fazla ilerleme sağlanamadığı da belirtildi.

Raporun "gözlemler" kısmında ise Genel Sekreter Ban, "müzakerelerin zorluğuna ve adanın kuzeyi ile güneyinde kendilerine ve müzakere sürecine yönelik eleştirilere karşın iki liderin gösterdikleri cesaret ve kararlılıktan cesaret aldığını" belirterek, iki tarafa da müzakerelerin devam etmesi için elverişli ortam ve koşulları yaratmada önemli rol düştüğünü ve bu kapsamda sivil toplumun çözüm bulunmasına yönelik çabalara aktif katılımının çok önemli olduğunu ifade etti.

Ban, üzerinde anlaşılan güven artırıcı önlemlerin uygulanması gerektiğini, bu önlemlerin iki toplum arasındaki ilişkileri güçlendireceğini ve Kıbrıs Türk ile Rum toplumlarının müzakere sürecine verecekleri desteği artıracağını da ifade etti.

Ban, raporunda müzakerelerde bugüne dek sağlanan ilerleme dolayısıyla iki lideri överek müzakereler sonucunda iki tarafın kimi önemli konularla ilgili olarak aralarındaki görüş ayrılıklarının daraldığını, ancak ayrılıkların hala bulunduğunu ve daha yapılacak daha çok iş olduğunu kaydetti.

Ban, üzerinde uzlaşmaya varılan, "iki tarafın da görüşlerinin, kaygılarının dikkate alındığı birleşik bir Kıbrıs'ta siyasi eşitliğe sahip iki kesimli, iki toplumlu bir federasyon kurma hedefinin iddialı, ama aynı zamanda da başarılabilir bir hedef" bulunduğunu da vurguladı.
Taraflardan müzakerelerde esneklik göstermelerini de isteyen Ban, çözümden iki tarafın da kazançlı çıkacağını ifade etti.

-GENEL DEĞERLENDİRME-

Ban, raporun genel değerlendirme kısmında ise adada tarafların müzakerelerde "güçlü ilerleme" sağladıklarını belirterek, "Çözümün sağlanacağı yönünde ihtiyatlı iyimserlik taşıyorum. Bu zamana dek başarılanlar temelinde uluslararası toplum, müzakerelerin vakitli bir biçimde önemli ilerleme sağlamaya devam etmesini bekliyor" diye yazdı.

Ban, bu kapsamda iki tarafın da çözüme ulaşılması yönünde açık bir istek taşıdığını ve adadaki statükonun kabul edilemez olduğunu beyan ettiğini anımsattı.

Daha önceki raporlarda da belirttiği gibi müzakerelerin Kıbrıslılar tarafından yönetildiğini ve iki tarafın süreç kapsamında sorumluluk aldığını belirten Ban, "Müzakerelerin hızına da sadece iki taraf karar verecektir" dedi.

Bu kapsamda BM'nin barış sürecine desteğini bir kez daha teyit eden Ban, "Ben de taraflar istediği takdirde kişisel olarak müzakerelere yardımcı olmaya ve kolaylaştırıcı rol oynamaya hazırım" ifadesini kullandı.

İki liderin aralarındaki kişisel ve müzakere sürecine yönelik ilişkinin "iyi" olduğunu ve bu ilişkinin devam ettirilmesi gerektiğini, bunun müzakerelerin başarısı için hayati olduğunu vurgulayan Genel Sekreter, Kıbrıs sorununun diğer tüm taraflarının da iki lideri ve müzakere sürecini desteklemek için ellerinden geleni yapmaları çağrısında bulundu.

Ban, raporunun sonunda şunları kaydetti:

"Müzakerelerin ikinci turunda ivmenin korunması ve hatta hızlandırılması gerekiyor. Gelecek haftalar ve aylar belirleyici olacak, çünkü önemli kararların alınması gerekecek. İki liderin Kıbrıs sorununa çözüm bulmayı istemesi, iki tarafça yakalanması gereken eşsiz bir fırsattır. İki liderin, makul süre içinde halklarının Kıbrıs sorununa kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki umutlarını ve beklentilerini karşılaması gerekmektedir."

Ban, bunun yapılabilmesi için de iki lidere hareketlerinde serbestlik getirecek "siyasi alan" sağlanması gerektiğini vurguladı.
Genel Sekreter Ban'ın, UNFICYP'in görev süresinin 6 aylığına uzatılması ve iyi niyet misyonu kapsamındaki iki raporunun, Güvenlik Konseyinde 9 Aralıkta ele alınması bekleniyor.

AA