Amerika’daki göçmenlere yönelik af konusu tartışılırken, milyonlarca kaçak göçmenin yaşadığı dramı da akıllara getiriyor.

11 Eylül saldırıları gerekçe gösterilerek Bush yönetimince ertelenen göçmen affı Obama yönetiminin işbaşına gelmesiyle yeniden gündeme gelerek sıkça tartışmalara konu oldu. Şimdilik görünen o ki,  ABD’den başlayarak tüm dünyayı derinden sarsan ekonomik kriz ortamı, göçmen affı sorununu bir başka tarihe erteledi.

ABD’de yaşayan yaklaşık 12 milyon kaçak göçmenin belki de tek çıkış kapısı olacak göçmen affı bir yandan umutları beslerken, öte yandan ABD’nin finans başkenti New York sokaklarında göz göre göre yaşanan pek çok dram sürüp gidiyor.

Bu dramlardan biri de kentin çeşitli yerlerindeki amele pazarları. Brooklyn’de gün ağarırken 65th Street boyunca Meksikalı kaçak işçiler gruplar halinde yollara diziliyor. Günlük işçiye ihtiyacı olanlar, bulvar üzerindeki bu noktaya gelerek, istedikleri sayıda göçmeni toplayip, çalışacakları yere götürüyorlar.

Saatine 7-8 dolardan günlük 13-14 saat çalışarak geçimini sağlama derdindeki ve çoğunluğu Meksikalı kaçak göçmenlerden oluşan bu vasıfsız işçiler, inşaat işlerinde ve kazılarda sigortasız, güvencesiz, düşük ücretlerle çalıştırılmayı bekliyorlar. Diğer tüm kayıt dışı çalışanlar gibi, emek maliyetlerinin düşmesine yol açan bu kayıt dışılıktan elbette en çok, karlarını bu yolla arttıran işverenler yararlanıyor.

Kaçak göçmenlerin dramı her gün böyle sürüp giderken, akıllara insanlığın içinde bulunduğu “küresel” çağın aslında hangi temeller üzerinde yükseldiği sorusu geliyor.

Oktay Güney- Turkishny.com