Bush yönetimi altında yapılan göçmenlik baskınları nedeniyle binlerce kişi işini ve ailesini bırakmaya zorlanmış ve sınır dışı edilmişti. Obama yönetimiyle birlikte tesislere yönelik kaçak göçmen baskınlarında ciddi bir düşüş yaşandı.

Resmi rakamlara göre, 2008-2009 yılları arasında, kaçak göçmenlere yönelik cezai tutuklamalar, yönetimsel tutuklamalar ve fabrikalarda çalışan göçmenlere yönelik baskınlar yüzde 50 oranında düştü.

Rakamlar, Obama'nın kaçak göçmen avcılığı yapılmayacağı yönündeki sözünü tuttuğunu ortaya koyuyor. Ancak Cumhuriyetçi Senatör Lamar Smith bu politikayı onaylamıyor ve azalan baskınlar nedeniyle Amerikalılar'ın işlerini kaybettiğini, yerlerini kaçak göçmenlerin aldığnı iddia ediyor.

Smith'e göre, ekonomik kriz ortamında yasadışı göçmenlerin Amerikalıların ellerindeki işi almalarına göz yummak yanlış bir politika. Smith, "Çalınan bu işler şu an işsiz olan vatandaşlara ve yasal göçmenleri iade edilmeli. Obama yönetimi, vatandaşları ve yasal göçmenleri ilk sıraya koymalı," yorumunu yapıyor.

Obama yönetiminin ilerleme sağladığı bir başka alan da, işyerlerindeki  I-9 formlarının denetlenmesi oldu. Bu denetimler gelecekte cezai müeyyidelerin yoluna açabilir ancak Cumhuriyetçiler, pek çok iş sahibinin bu cezaları caydırıcı değil iş yapmanın bir bedeli olarak gördüğüne inanıyor.

Ancak İç Güvenlik Bakanlığı sözcüsü Matt Chandler, Cumhuriyetçilerin yaklaşımını 'uzağı görmekten uzak, modası geçmiş ve çarpık' olarak niteliyor. Chandler, "Daha bir kaç hafta önce, cezaevlerindeki  11 bin katil, tecavüzcü ve çocuk hırsızı kaçak göçmeni tespit ettik ve bunların 2 bini sınırdışı edildi. ICE, suç işlemiş kaçak göçmenlere ve onları çalıştıran işverenlere, yasaları çiğneyenlere odaklanmış vaziyette," yanıtını verdi.

Göçmen hakları savuncusu Amerika'nın Sesi kurucusu Frank Sharry ise, Obama yönetiminin işverenden ziyade kaçak çalışan göçmenlere odaklandığını ve Bush yönetimi ile arasındaki en önemli farkın da bu olduğunu söyledi.

Turkishny.com / Gülten Sarı