Eski Hollanda Dışişleri Bakanı Hans van den Broek, ilk AB Başkanı van Rompuy'un 2004'te söylediği Türkiye karşıtı sözler için "Bu lafları ciddiye alınsa, başkan seçilemezdi" dedi.

Bağımsız Türkiye Komisyonu üyesi eski Hollanda Dışişleri Bakanı Hans van den Broek, Türkiye karşıtılığı ile bilinen Belçika Başbakanı Herman van Rompuy'un AB Başkanı seçilmesi ile ilgili, "Van Rompuy medyada yer alan Türkiye karşıtı sözlerini söylediğinde yıl 2004'tü. AB 10 ülkeyi daha kabul etmiş, büyük bir genişlemeden yeni çıkmıştı. O dönemin koşullarında söylenmiş sözler bunlar. Bugün olsa söylenmezdi. Zaten 2004'teki bu laflar ciddiye alınsa, van Rompuy başkan seçilemezdi." dedi.

Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin tartışmaların daha tarafsız olması için kurulan Bağımsız Türkiye Komisyonu İstanbul'da bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Komisyonun başkanı Finlandiya eski Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, "Van Rampuy artık 27 üye ülkeyi temsil ediyor. Sadece 1-2 ülkeyi değil." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile görüşmek üzere Türkiye'de bulunan Bağımsız Türkiye Komisyonu üyeleri bir basın toplantısı düzenleyerek temaslarını değerlendirdi.

TÜRKİYE'YE FARKLI KRİTERLER UYGULANAMAZ
AB'nin Türkiye'ye adil davranması ve Türkiye'nin de reform sürecini devam ettirmesi için çalışmalar yapan ve "akil adamlar" olarak da bilinen Bağımsız Türkiye Komisyonu Başkanı Ahtisaari toplantıda, geçtiğimiz üç ayda 10 AB başkentini gezdiklerini söyledi: "Bu gezilerde iki mesaj verdik: Birincisi, Türkiye'ye diğer ülkelerden farklı bir kriter uygulanamaz, bu yüzden süreci bloke etmeyin. İkincisi, müzakerelerin hedefi tam üyeliktir, alternatifler önermeyin."

Athisaari, Türkiye'de AB'ye olan desteğin azalması ile ilgili olarak şunları kaydetti: "Üyelik müzakereleri uzun sürüyor ve bu süreçte desteğin düşmesi normal. Yine de son anketlerde desteğin biraz arttığını gördüm. Eğer müzakerelerde ilerleme olursa, kamouyu desteğinin de yine artacağını umuyorum. Ama şunu da unutmamalı, bazen kamuoyu anketleri, kamuoyunu etkilemek için yapılıyor. Ben bu yüzden 5 yıl AB'de anket yapılmamasını öneriyorum AB başkentlerinde."

KİME TÜRKİYE'YE OLDUĞU GİBİ DAVRANILSA, AB DESTEĞİ DÜŞER
Komisyonun Avusturyalı üyesi Albert Rohan ise, "AB politikacıları hangi ülkeye Türkiye'ye davrandıkları gibi davransa, o ülkede AB'ye olan desteğin düşmesi gayet normal olur. Ancak imtiyazlı ortaklı önerenler AB'nin tamamını temsil etmiyor. Türkiye'nin dostu olan birçok kişi de var. Ama bizi endişelendiren, kamuoyu desteğinin azalmasının, hükümetin reform sürecini etkileyip etkilemediği. Bu yıl hükümetin geçen yıllara göre samimi olarak reform yapmak istediğini gördük" dedi.

İMTİYAZLI ORTAKLI ÖNERİLERİ ARTIK KAYBOLUYOR
Komisyon üyelerinden Van der Broek ise, imtiyazlı ortaklık önerilerinin artık ortadan kaybolmaya başladığını ifade etti: "Fransız ve Alman hükümetleri, Türkiye ile sürecin devam etmesini istediklerine dair işaretler veriyor. Türkiye'nin bölgesel gücü AB için fazlasıyla önemli. Bu yüzden de sürecin devam etmesi isteniyor."

KIBRIS'TA ÇÖZÜM OLMAZSA, SUÇUN KİMDE OLDUĞU BELLİ...
Van den Broek, Kıbrıs'ta yeni yılın başında çözüme ulaşılmasının da Türkiye-AB ilişkileri için gerekli olduğunu söyledi: "KKTC'de seçimler gerçekleşmeden çözüm olmasını, Talat'ın süreci sonlandırmasını umuyoruz. Her ne kadar istemesek de, Türkiye'nin AB üyeliği ile bu konu arasında reddedemeyeceğimiz bir bağ var. 2004'te Türkler çözümü istemişti, bunu biliyoruz. Eğer bugün de çözüm olmazsa, bunda kimin suçu olduğu da belli... Ama maalesef, çözüm olmazsa AB üyesi olan Güney Kıbrıs, fasılların açılmasını pek de istemeyecektir ve AB'de bir üye tüm süreci bloke edebilir."

AVRUPA ADİL OLMALI, TÜRKİYE REFORM YAPMALI
2004'te kurulan Bağımsız Türkiye Komisyonu, Türkiye'nin AB üyelik sürecine destek vermek amacı taşıyor. Athisaari, Van den Broek ve Rohan dışındaki üyeleri arasında eski İtalya Avrupa Bakanı Emma Bonino, London School of Economics eski Dekanı Anthony Giddens, eski Polonya Dışişleri Bakanı Bronislaw Geremek, Fransa eski Başbakanı Michel Rocard gibi isimler bulunuyor.

Komisyon, Eylül ayında, "Avrupa'da Türkiye: Kısırdöngüyü Kırmak" başlıklı raporunu yayınladı. Raporda, "Avrupa hükümetleri taahhütlerini yerine getirmeli, Türkiye'ye adil davranmalı. Türkiye ise bir reform süreci başlatarak, Avrupa'daki destekçilerini teşvik etmeli" görüşünü dile getirdi.