ABD başkanlığı görevine geldikten sonra Çin'i ilk kez ziyaret eden Barack Obama, Pekin'de Devlet Başkanı Hu Cintao ile 2,5 saat süren bir görüşme yaptı.

Büyük Halk Toplantı Sarayındaki görüşmeden sonra yerli ve yabancı gazetecilere bilgi veren iki lider, ele aldıkları konularda işbirliğini geliştirme konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Ancak bazı konularda fikir ayrılıklarının sürdüğü liderlerin ifadelerine yansıdı.

Bu arada iki taraf arasında imzalanan ortak bildiride, Çin lideri Hu'nun gelecek yıl ABD'yi ziyaret edeceği belirtildi.

Liderlerin basınla bir araya gelmesinde gazetecilerin soru sormasına izin verilmedi. İlk sözü alan Hu Cintao, makro ekonomik politikalar ve finans politikaları konusunda diyaloğu artırma ve işbirliğini genişletme konusunda mutabık kaldıklarını ifade ederek, aralarındaki ekonomik ve ticari sorunları, ticari ilişkilerin sağlıklı gelişmesinde ısrar ederek, eşit istişare yoluyla uygun şekilde çözmeye çalışacaklarını söyledi.

-"TİCARİ KORUMACILIKLA MÜCADELE"-


Çin lideri, Obama ile görüşmesinde, mevcut koşullarda iki ülkenin her türlü ticari korumacılığa karşı çıkmaya ihtiyacı olduğunu vurguladığını belirtti.

ABD Başkanı Obama, Hu ile Pittsburg'daki G-20 zirvesinde verilen taahhüdü sürdürme ve daha dengeli ekonomik gelişme stratejisinde ısrar etme konusunda anlayış birliği içinde olduklarına işaret ederek, bu stratejiyi, ABD'nin daha fazla tasarruf etmesi, daha az harcaması ve uzun vadeli borçlarını azaltması, Çin'in de ekonomisini yeniden dengelemek için politikalarında geniş çaplı düzenlemeler yapması ve iç talebi canlandırması olarak tanımladı.

Obama, "Çin tarafının geçmişteki açıklamalarında zamanla döviz kurlarını piyasaya göre belirleyeceklerini ifade etmelerinden memnuniyet duyuyorum" diye konuştu.

-İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ-


Başkan Obama, iki tarafın iklim değişikliği alanında yeni adımlar atma konusunda anlaştıklarını belirterek, ortak temiz enerji merkezi kuracaklarını ve enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve kömür, elektrikli taşıtlar ile doğal gazın daha temiz kullanımı konusunda anlaşmaya vardıklarını anlattı.

İki tarafın da gelecek ay Kopenhag'da yapılacak iklim değişikliği konulu zirvede bir anlaşmaya varılmasını ve bu anlaşmanın acil işlevselliği bulunmasını istediğini kaydeden Obama, dünyanın en büyük enerji üreticisi ve tüketicisi iki ülkenin bu zirvede kilit rol oynayacağını ifade etti.

-İNSAN HAKLARI VE TİBET KONUSU-

Çin lideri Hu, iki tarafın birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyma şeklindeki temel ilkeleri teyit ettiğini ve bu ilkelerin herhangi bir şekilde baltalanmasını desteklemediğini kaydederek, "Eşitlik, karşılıklı saygı ve birbirinin iç işlerine karışmama ilkeleri temelinde insan hakları ve din konularındaki anlayışı artırmak ve farklılıkları azaltmak için diyaloğu sürdüreceğiz" dedi.

Obama da Hu'ya ABD'deki temel inancın her erkek ve kadının temel insan haklarına sahip olduğunu, bunun sadece ABD'ye özgü olmadığını, evrensel olduğunu ve bütün etnik gruplardan ve dinlerden insanların bu haklardan yararlanması gerektiği görüşünü aktardığını belirtti.
Tibet'i Çin Halk Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak tanıdıklarını yineleyen Obama, Çin hükümeti ile Dalay Lama'nın temsilcileri arasında sorunların bir an önce çözülmesi için diyalog yapılmasını desteklediklerini kaydetti.

-İRAN VE KUZEY KORE NÜKLEER SORUNLARI-


İran'ın nükleer programının barışçıl ve şeffaf olduğunu ispat etmemesi durumunda, bunun sonuçları olacağına dikkati çeken Obama, ABD ve Çin'in İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda birlikte hareket edeceğini ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin böyle bir olasılığa karşı ortak tutum alacağını söyledi.

Obama, Hu ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer programından vazgeçmesinin sağlanması konusunda ortak hedefleri paylaştıklarını ifade etti.

Obama, "Kuzey Kore'nin uluslararası topluma katılma ve tecrit olmak arasında seçim yapması gerektiğine" işaret ederek, "Pyongyang yönetiminin bu konudaki dış talepleri yerine getirmesi durumunda, Kuzey Kore halkının yarar göreceğini" söyledi.

AA