Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, ABD'de İngilizceye çevrilerek yeni basılan romanı "Masumiyet Müzesi" ile New York'taki okuyucuları ve severleriyle bir araya geldi.
New York'un "92nd Street Y" adlı kültür ve sanat merkezinde düzenlenen "Okuma Gecelerinin" dün geceki konuğu Orhan Pamuk oldu.

Pamuk, kalabalık bir izleyici topluluğunun geldiği gecede geçen yıl Türkiye'de yayımlanan ve ABD'de 20 Ekimde basılan Masumiyet Müzesi'nden bazı bölümleri okudu. Kitabını okurken zaman zaman okuyuculara önemli bilgiler veren, yorumlarda bulunan ve izleyicilerin sorularını da yanıtlayan Pamuk, program boyunca enerjisi ve esprileriyle dinleyenlerin zevkli bir gece geçirmelerini sağladı.

Pamuk, 1975-1984 dönemi İstanbul'unda geçen ve o dönemi, kültürüyle, değişik kesimlerinin yaşam tarzlarıyla anlatan kitabında, zengin bir aileden gelen genç bir adamın başından geçen bir aşk hikayesini ve aşkın bir insanı nasıl etkilediğini anlattığını belirtti. Bunu "aşkı" göklere çıkarmadan, gerçekte olduğu gibi anlatmaya özen gösterdiğini ifade eden Pamuk, kitaptaki "Kemal" baş karakterinin kendisinden bir şeyler taşısa da Orhan Pamuk olmadığını da belirtti.

Kitabında Türkiye'nin modern ile geleneksel, Batı ile Doğu çizgisinin görüldüğünü, bunun önyargısız bir şekilde anlatıldığını kaydeden Pamuk, kendisine okuyucuları tarafından "Evet Orhan Bey, o dönemki İstanbul tam da böyleydi" dendiğinde büyük mutluluk yaşadığını da söyledi.

Pamuk, bir soru üzerine o dönemin Yeşilçam'ı için iki film senaryosu da yazdığını, kitabındaki bu bölümleri doğrudan yaşadıkları ve gördükleriyle kurguladığını anlattı. Pamuk, o dönemki Yeşilçam'la şimdiki Türk sinema endüstrisinin de birbirinden çok farklı olduğunu, sektörün geliştiğini ve zenginleştiğini, ayrıca 1980'lerde uygulanan sansürün de ortadan kalktığını vurguladı.

Roman Öldü mü?

"Günümüzde roman öldü mü" sorusu üzerine, bu soruyla sıkça karşılaştığını belirten Pamuk, "Tabii ki roman ölmedi, insan aklı, yaratıcılığı her zaman canlıdır" dedi. Pamuk'un bu sorunun arkasında, "aslında gençken roman okuyup da yaşı ilerledikçe roman ve kitap okumayan ve buna mazeret arayan" bir anlayışın bulunduğunu söylemesi üzerine salonda gülüşmeler oldu.

Pamuk, bir soru üzerine, insanların ve toplumların değişmesinin hızlı olmadığını da ifade ederek, örneğin Türkiye'de ve diğer Orta Doğu ülkelerinde değişeceği söylense de "bekaret" gibi tabuların bulunduğuna da dikkat çekti.

Romancının işinin yargıya yer vermeden hikayeyi anlatmak olduğunu vurgulayan Pamuk, okuyuculara bazı düşünceleri aşılamak ya da ahlak dersi vermek gibi bir kaygınının asla olmaması gerektiğini de belirtti. Tolstoy'dan örnek veren Pamuk, "Anna Karenina" ,"Savaş ve Barış" gibi büyük romanlar yazan Tolstoy'un "Diriliş" romanının iyi bir roman olmadığını, çünkü yazarın okuyucuya belli mesajlar verme düşüncesinin romanın ötesine geçtiğini belirtti.

Pamuk, Harvard Üniversitesinin 1925 yılından beri sürdürdüğü geleneksel "Charles Eliot Norton Derslerini" bu yıl kendisinin vermesiyle ilgili bir soru üzerine ise derslerden çok zevk aldığını, sonuçta Harvard Üniversitesinde ders vermenin önemli ve kendisi için de iyi bir fırsat olduğunu, bu 6 dersin sonucunda da bir kitap basılacağını söyledi.

Gecede Pamuk'a izleyicilerin sorularının yanı sıra kendisi de sorular yönelten kitabın editörü George Andreou da Pamuk'u sahneye çağırmadan önce yaptığı konuşmada, Pamuk'un çok iyi bir yazar olduğunu ve son kitabının da harika bir roman olduğunu belirtti.

Yazar Pamuk, programın ardından kitaplarını satın alıp imzalatmak için çok uzun bir kuyruğa giren okuyucuları için tek tek kitaplarını imzaladı ve onlarla sohbet etti.

Özlem Şahin Şakar - AA