Türkiye'nin son dönemde ev sahipliği yaptığı en tartışmalı toplantılardan biri olan İSEDAK Ekonomi Zirvesi İstanbul'da yapıldı. Sudan lideri Ömer El Beşir zirvede yoktu ama İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad ve Suriye lideri Beşar Esad toplantıda çarpıcı mesajları ile ilgi odağı oldu.

Ahmedinecad kapitalizm karşıtı mesajları ile, Esad da İsrail'e yönelik sert sözleri ile dikkat çekti. Zirve sonunda yayımlanan bildiride İstanbul Deklarasyonu kabul edildi.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 25. toplantısı çerçevesinde gerçekleştirilen İSEDAK Ekonomi Zirvesi'nin kapanış oturumunda, "İSEDAK Ekonomi Zirvesinin sonuç bildirisi olan İstanbul Deklarasyonu" kabul edildi.

Üye ülkeler arasındaki işbirliğinin ekonomik ve ticari işbirliğinin güçlendirilmesinde, özellikle de İKT içi ticaretin artırılmasında İSEDAK'ın rolünün önemine işaret edilen deklarasyonda, İSEDAK'ın bu yöndeki çabaları ile 10 yıllık eylem planının uygulanması açısından atılan adımlar konusunda sağlanan ilerleme takdir edildi.

Deklarasyonda, "Bizler ileriye dönük olarak ticaretin serbestleştirilmesi ve ülkelerin sermaye piyasası kurumları arasında finansal işbirliğinin sağlanması, özel sektör arasında doğrudan yatırım ve ortaklığın artırılması ve yoksulluğun azaltılmasına yönelik olarak çabaların yoğunlaştırılması sayesinde İKT içi ticaretin artırılması hedefi doğrultusunda ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi yönündeki taahhüdü tekrarlıyoruz" denildi.

İKT tercihli ticaret sisteminin uygulanması yönünde yapılan çabalara yönelik takdirlerin de ifade edildiği deklarasyonda, üye devletler de tercihli ticaret sistemi protokolü ve menşe kuralları anlaşmasını mümkün olan en kısa zamanda imzalamaya ve onaylamaya davet edildi ve İSEDAK başkanlığının üye devletlere onaylama süreçlerinin hızlandırılması konusunda tavsiyelerde ve yardımda bulunacak bir misyon tesis etmesi çağrısında bulunuldu.

Enerji konusunda da değinilen deklarasyonda, "İKT üye ülkelerindeki verimli enerji kaynaklarını biliyor ve üye devletler arasında daha iyi bir etkileşim kurarak yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvik edilmesi, enerjinin verimli olarak kullanılması ve bu enerji kaynaklarının keşfi ve üretimine geçilmesi konusunda yatırımların artırılmasını öngörüyoruz" ifadelerine yer verildi.

Ortak İslami eylem çağrısı

Üye devletlerin merkez bankaları ve borsaları da dahil olmak üzere sermaye piyasaları kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi konusundaki İSEDAK girişimine desteklerin vurgulandığı deklarasyonda, özellikle düşük gelirli ve gıda yoksunu ülkelerde gıda krizinin etkilerinin azaltılması yönündeki ivedi ihtiyacın altı çizildi ve bu bağlamda gıda güvencesi ve tarımsal işbirliği alanında İKT içerisinde ortak bir eyleme duyulan ihtiyaç yinelenerek, İSEDAK'ın bu bağlamda aktif bir rol üstlenmesi istendi.

Üye ülkeler arasında ekonomik işbirliği oluşturmak açısından özel sektörün katılımının hayati önemi vurgulanan deklarasyonda, şunlar kaydedildi: "Yine özel sektörün üye ülkelerde 10 yıllık eylem planının uygulanmasına müdahil olmasının gereğinin altını çiziyoruz. İKT üyesi ülkelerin de üye olduğu bölgesel ve alt bölgesel ekonomik gruplaşmaların kaydettiği ilerlemeyi takdirle karşılıyoruz. Bu gruplarla İSEDAK arasındaki diyaloğun ve işbirliğinin derinleştirilmesi konusundaki isteğimizi dile getiriyoruz. Küresel iklim değişikliğinin getirmiş olduğu sosyal ve ekonomik tehditleri göz önünde bulunduruyoruz.

İKT üyesi ülkeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak açısından ilgili uluslararası organizasyonlarla işbirliği ve ortak İslami eylem için çağrıda bulunuyoruz. Biz burada devlet başkanları, hükümet başkanları, bakanlar ve İKT genel sekreteri olarak ekonomik ve ticari işbirliğimizi ülkelerimiz arasında, halklarımızın çıkarına ve sürdürülebilir bir kalkınma amacıyla ve 21. yüzyılın getirdiği yeni zorluklarla yüzleşmek açısından derinleştirme isteğimizi tekrar dile getiriyoruz."

ZİRVEDEN

Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan zirvenin açılışını Cumhurbaşkanı ve İSEDAK Başkanı Abdullah Gül yaptı.

11 devlet başkanı, 3 cumhurbaşkanı yardımcısı, 6 başbakan, 3 başbakan yardımcısı, 18 bakanın bulunduğu zirvede yer alan 3 gözlemciden biri, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat oldu. En geniş katılım sağlayan heyet ise İran idi.
Gül, zirveye katılan devlet başkanları, başbakanlar, başbakan yardımcıları ve heyet başkanlarını toplantının yapıldığı salonun girişinde karşıladı.

Karşılama sırasında İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad ve Gül, basın mensuplarına bir süre poz verdi. Bazı heyet başkanları, Gül'ün yanına tercümanlarıyla birlikte geldi.

Bu arada Cumhurbaşkanı Gül, Somali Cumhurbaşkanı Sharif Sheikh Ahmet'i karşılamasının ardından, basın mensuplarına, "Görüntü alın, her yerde göremezsiniz" diye espri yaptı.

Katar heyetinden bir yetkilinin elinde, domuz gribinden korunmak amacıyla kullanılan maske göze çarparken, karşılama sırasında konuklar ve Cumhurbaşkanı Gül, tokalaşma ve öpüşme konusunda herhangi bir tereddüt göstermedi.

Tek kadın heyet başkanı

Cumhurbaşkanı Gül'ün karşıladığı devlet başkanları, başbakanlar, başbakan yardımcıları ve heyet başkanları arasında tek kadın heyet başkanı Gambia'dan geldi.

Zirvenin açılışının yapıldığı salona sadece kameramanlar ve foto muhabirleri alınırken, zirvenin geri kalan bölümü sadece TRT tarafından yayımlandı.

Basın mensuplarının, basın merkezine yerleştirilen ekranlardan izlediği toplantıya, 404'ü yerli, 293'ü yabancı olmak üzere 697 basın mensubu akredite oldu.

Güvenlik

Toplantının yapıldığı Çırağan Sarayı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis helikopterinin, sarayın üzerinde ve çevresinde sürekli uçuş yapmasının yanı sıra sahil güvenlik ekipleri de denizden güvenliği sağladı.

Pancar carpaccıo

İSEDAK Ekonomi Zirvesi'nin öğle arasında konuklara, aralarında enginar ve levreğin bulunduğu yemekler ikram edildi. Pancar carpaccio üzerine zeytinyağlı enginar ikram edilen konuklar, nar taneleri ile pazı dolması, ardından ılık piyaz ve fırında levrek, tatlı olarak da ayva tatlısı ve kaymak yedi.

Bu arada, gazetecilere dağıtılan 8 Kasım 2009, saat 11.30 ibareli katılımcı listesinde, Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir'in isminin yer almadığı görüldü.

Gül: "Ortak hareket zorunlu"


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, İSEDAK'ın kuruluşunun 25. yılını kutlamak amacıyla ilk kez İSEDAK Ekonomi Zirvesi olarak düzenlenen Genişletilmiş İslam Konferansı Örgütü'nün (İKÖ) İcra Komitesi toplantısında, İslam medeniyeti açısından önemli olan İstanbul'da misafirleri ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, "İKÖ Tercihli Ticaret Sistemi'nin bir an önce işlerlik kazanması bizleri İKÖ içi ticaretin geliştirilmesinde çok daha ileri noktalara taşıyacaktır. Bu bakımdan halen 4 ülke tarafından onaylanan menşe kurallarının da en az 6 ülke tarafından daha bir an önce onaylanması gerekmektedir. Bu bağlamda saygıdeğer devlet başkanlarının gerekli talimatları vermelerinin önemini vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

Türkiye'nin enerji politikalarına da değinen Gül, enerji sepetini çeşitlendirmek suretiyle, enerji arz güvenliğini sağlamayı, küresel enerji güvenliğine katkıda bulunmayı, transit rolünü güçlendirmeyi ve uzun vadede bir enerji merkezine dönüşmeyi hedeflediğini dile getirdi.

Gül, Türkiye'nin, küresel gelişmeleri ve jeopolitik gereklilikleri bir arada değerlendirmenin somut bir göstergesi olarak, hem Batı dünyası ile hem İslam ülkeleri ile yoğun ticari ve ekonomik ilişkiler içerisinde olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin takip etmekte olduğu AB üyeliği süreci ile İSEDAK kapsamındaki çalışmaları, dış politikamızın birbirini dışlayan değil destekleyen unsurlarıdır" dedi.

Kıbrıs meselesine ilişkin olarak ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bildiğiniz gibi Türk tarafı, 2004 yılında BM çözüm planına destek vererek adil bir çözüme taraf olacağını tüm dünyaya açıkça göstermişti. Ne yazık ki, karşı tarafın bu planı kabul etmemesi nedeniyle o dönemde bir çözüm sağlanamadı. Türkiye, yeniden başlayan çözüm sürecine bu defa da kuvvetli biçimde destek vermektedir. İKT üyesi ülkelerin Kıbrıslı Türk kardeşleri üzerindeki haksız baskıların ve ambargoların ortadan kaldırılması için mümkün olan her türlü desteği vermeleri ricamızı burada bir kere daha ifade etmek istiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da İSEDAK çerçevesinde yürütülen tüm işbirliği çabalarına gerekli desteği sağlamaya ve ortak sorunları diğer küresel platformlara taşımaya devam edeceğini belirterek, sözlerini "Bugüne kadar İKT Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesine evsahipliği yapamamış olan Türkiye'nin 2014 yılındaki zirveyi düzenlemeye talip olduğunu hatırlatarak, tüm üye ülkeleri bu konuda bizden değerli desteklerini esirgemeyeceklerine olan inancımı belirtmek isterim" diyerek tamamladı.



İhsanoğlu: "İKÖ içi ticaret önemli bir artış sağladı"

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, ticaretin kolaylaştırılmasına ve ticaretin finanse edilmesine yönelik bir dizi tedbirle birlikte İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) içi ticaretin önemli bir artış sağladığını söyledi.

İhsanoğlu, şu anda devam etmekte olan faaliyetlerin, İKT topluluğu içerisinde bir içe bakışı ve sorunların çözümüne, küresel krize verilecek olan yanıtları kendi içlerinde aramaya yönelttiğini, bir içe dönüşü sağladığını belirti.

İş dünyasının serbest ticaretin geliştirilmesi idealine kendisini adadığını, aynı zamanda toplantıda alınan bütün kararları hayata geçirme konusunda çalışma yaptığını anlatan İhsanoğlu, "Tüm bu kararlar da zaten halklarımızın masasına yiyecek olarak, halklarımızın sofrasına yiyecek olarak dönecektir. Bu çabalar, aynı zamanda yoksulluğun azaltılması hedefimize de yakın bir zamanda ulaşabilmemizi sağlayacaktır" dedi.

Karzai: "Ortaklık kurmak durumundayız"


Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, dünyanın geri kalanı ile çok iyi bir etkileşim içine girmeleri gerektiğini ifade ederek, "Önümüzde gerçekten parlak bir gelecek var. İslam dünyasının gerekli kaynaklara sahip olduğunu görüyoruz. Gerçekten gelişmiş bir medeniyetiz. Biz 550 milyon işçimizle birlikte önemli bir işgücü piyasasına sahibiz ve 1.4 milyar insanız. Stratejik olarak gerçekten çok muazzam maden ve fosil yakıt kaynaklarımız, enerji kaynaklarımız var" dedi.

Bu ortak çabanın İslam ülkelerinin ekonomik büyümesi için kullanılması gerektiğini belirten Karzai, "Bunun için de biz ortaklık kurmak durumundayız. Bu ortaklık işbirliğine dayalı olacaktır ve küreselleşmiş dünyanın ortamını da beraberinde getirecektir" dedi.

Karzai, bölgesel ve küresel sıkıntılara karşı da ekonomik güçle beraber tek bir ses tek bir duruş olmanın önemine işaret etti.

Rahman: "Hedefimiz kendine yeten bir İslam ümmeti"

Bangladeş Cumhurbaşkanı Zillur Rahman, ülkesine yapılan destekten dolayı İKT üyelerine teşekkür etti.

"Ortak hedefimiz güçlü, refahı yüksek ve kendine yeten bir İslam ümmeti yaratmaktır" diyen Rahman, ekonomik alanda işbirliğini ilerletmek için birlikte çaba sarf edilmesinin önemine işaret etti.

Esad: "Ortak işadamı kartı verilmeli"

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, İSEDAK'ın, bir kutlamadan çok bir değerlendirme ve geleceği öngörme için bir fırsat olduğunu vurguladı.



Esad, "İKT'de başarılarının yanı sıra, bazı başarısızlıkları da görebiliriz. Dünyada, İKT benzeri teşkilatlar çok hızlı yol almasına karşın, bizler daha güçlü sosyal ve kültürel ve kapsamlı ilişkiler kuramıyoruz. Oysa geniş ve zengin kaynaklara sahip İslam alemi bize farklı imkanlar sunmaktadır" dedi.

İKT çerçevesinde, yatırımların önündeki engellerin kaldırılması gerektiğinin altını çizen Esad, "Teşkilata üye ülkeler arasındaki vize sorununu aşmak için yatırımcılara ortak işadamı kartı verilmelidir" şeklinde konuştu.

İşgal altındaki topraklardaki Filistinliler'e karşı "kanlı saldırıların da devam ettiğini" kaydeden Esad, İsraillilere karşı açıklamaların yerine İsrail'i zorlayıcı tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.

Esad, "Gazze'de yaşanan vahşi cinayetler ve dünyanın bu cinayetlere karşı vurdum duymazlığı ve BM'nin, İsrail'i suçlayan Goldstone raporuna bazı Batı ülkelerinin olumsuz yaklaşması, başkalarına güvenmenin artık bir işe yaramadığını bize açık bir şekilde göstermektedir" dedi.

Ahmet: "Korsanlarla mücadelede işbirliği bekliyoruz"

Somali Cumhurbaşkanı Sharif Sheikh Ahmet, İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) ve İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) üyesi ülkelere çağrıda bulunarak, "Pasifik Okyanusu ve Aden Körfezi'ndeki tehditlere karşı birlikte mücadele edelim. Somali'de korsanlarla mücadele ve anarşiyi ortadan kaldırmak için işbirliğini bekliyoruz" dedi.

El Sabah: "Sistemlerimizin farklı olması başarıya ulaşmamıza engel değil"

Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmed Cabir El Sabah, ekonomik alanda, özellikle İSEDAK'ın aldığı kararların ülkelerinde aktif bir şekilde uygulanarak, ekonomik entegrasyonun daha kolay bir şekilde sağlanabileceğini ve ortak bir pazar çalışması çerçevesinde bu projelerin hayata geçirilerek, ekonomilerin en kısa sürede canlandırılabileceğini düşündüklerini belirtti.

İSEDAK'ın üye ülkeler arasındaki işbirliği açısından başarılı bir organizasyon olduğunu, çok sayıda projeyi hayata geçirip, başarıyla uyguladığını anlatan El Sabah, üye ülkeler arasındaki ticaretin gelişimi açısından başarılı projelerin hayata geçirildiğini kaydetti.

El Sabah, "Bu çerçevede Mekke toplantısında kabul etmiş olduğumuz 10 yıllık program da yürürlüğe girmiştir. Sistemlerimizin birbirinden farklı olması, özellikle finans ve ekonomik sistemlerimizin birbirinden farklı olması, bu konuda başarıya ulaşmamıza engel değildir" diye konuştu.

Sierra Leone Devlet Başkanı Ernest Bai Koroma, uluslurarası camiayı Sierra Leone'ya yatırım yapmaya davet ederek, "Yaptığınız bu yatırımların geri dönüşünü alacağınızı söylüyorum" dedi.

Gine Bissau Cumhurbaşkanı Malam Bacai Sanha, zirve sayesinde İKT'ye üye ülkelerin çok daha güçlü işbirliği yapabileceklerini belirterek, bu sayede uluslararası alanda tek bir varlık olarak hareket edilebileceğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, özellikle Batı ülkelerine yönelik eleştirel tutumunu sürdürdü, "Kapitalist düzen için artık bu yolun sonuna gelindi" dedi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev, küresel ekonomik krizin İslam Konferansı Teşkilatına (İKT) yeni bir misyon yüklediğini ifade ederek, işbirliğini yeni bir düzeye çıkarmak gerektiğini belirtti.

Bakiyev, Kırgızistan'daki ortamı iyileştirme yoluyla İslami finansmanın bölgeye yayılabilmesi için ülkeyi üs haline getirmek istediklerini belirterek, İKT'nin desteğine ihtiyaç duyduklarını kaydetti.

Bağlı kuruluşların öncelikli olarak çok taraflı projelere kendilerini katmalarını isteyen Bakiyev, "Aynı zamanda tüm bu yaptığımız çalışmaların uluslararası anlamda etkisi olacağı gibi iç politikamıza da etkisi olacaktır. Bizler İslam ümmetiyle İslami devletlerle, laik devletler laik anlayış arasında da bir bağ kurmalıyız. Dini tartışmalardan kaçınmak için ülkelerimizde, bizler, ülkelerimiz içerisindeki İslami grupların yarattığı bazı sıkıntıları görmezden gelmemeliyiz. Bizler birer laik ülkeyiz. Şunu anlıyoruz ki; İslam ilahiyatının sistemik bir şekilde, doğru bir şekilde öğretilmesi ve İslami finansman formatının iyi bir şekilde öğrenilmesi gerekmektedir" dedi.

Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Ahmed Abdallah Mohamed Sambi, "Bütün Müslümanlar, yoksul olanlar dahil bir dolar versin. Tüm Müslümanlar bir dolar verirse bu 1,5 milyar dolarlık fon oluşturur. 1,5 milyar dolarlık fon da açlıkla, cehaletle mücadele için kullanılır. Krizi de bu şekilde aşarız" dedi.

Filistin sorununun da çok önemli olduğunu ifade eden Sambi, "Filistinli kardeşlerimizle dayanışma içinde olmamız ve İslam korkusuna karşı da mücadele etmemiz lazım" diye konuştu.

Gambia Cumhurbaşkanı Yardımcısı Isatou Nije Saidy, Gambia'nın önümüzdeki yıllarda İKT zirve toplantısına ev sahipliği yapma isteğini dile getirdi.

Tacikistan Başbakanı Akil Akilov, Tacikistan'daki madencilik sektörünün çok cazip yatırım imkanlarına sahip olduğunu belirterek, "Kurşun, çinko, civa gibi cevherler açısından Tacikistan çok zengindir ve bu konuda İKT yatırımlarını beklemektedir" dedi.

Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi, İslam ümmetinin, coğrafi olarak büyük bir alanı kaplamasına, ekonomik kaynaklarının zengin olmasına rağmen, dünyanın ekonomik haritasında çok önemli rol oynayamadığını belirterek, "Dünyanın diğer bölgelerindeki bloklar, gruplar bizim kapasitemizin yarısına bile sahip değiller ama oldukça başarılı olduklarını görüyoruz" dedi.

Filistin Başbakanı Selam Fayyad, konuşmasına, "İşgal altındaki acı çeken Kudüs'ten geliyorum" sözleriyle başladı.

Fayyad, İsrail'in sadece fiziki bir duvar inşa etmekle kalmadığını, barışın önünde de bir duvar inşa ettiğini ifade ederek, "Burada bir siyasi problem yok artık. Filistin'de bir insani problem var, barış sürecini engelleyen bir devlet var. İşgalin sonlandırılması, İsrail'in işgal ettiği topraklardan çekilmesi, Doğu Kudüs'ü Filistin'e bırakması gerekmektedir" diye konuştu.

Fayyad, "Biz, burada Filistin halkının bölünmüşlüğünün giderilmesi ve işgalin sonlandırılması çabalarının önemli olduğuna inanıyoruz. Bölgedeki istikrarın sağlanabilmesinin tek yolu, İsrail işgalinin sonlandırılıp Filistin devletinin kurulmasıdır. Ortadoğu'da barışın tek yolu vardır; Doğu Kudüs başkent olacak şekilde kurulacak bir Filistin devletidir" dedi.

Ürdün Başbakanı Nader Al Dahabi, Filistin ile İsrail arasında barış görüşmelerine başlanabilecek bir ortama sahip bulunduklarını belirterek, sorunun iki devlet temelinde çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Ürdün'ün aynı zaman İsrail'in tek taraflı tüm eylemlerine son vermesini istediğinin altını çizen Dahabi, İsrail'in saldırılarını durdurması için uluslararası toplumda gerekli baskıyı yaratabilmek amacıyla İslam ülkelerinin işbirliğini talep ettiğini dile getirdi.

Azerbaycan Başbakan Yardımcısı Abid Şerifov, "Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sinin Ermenistan tarafından işgal edilmiş olması tüm bölgede ekonomik gelişme, demokrasi, insan haklarının korunması ve halkın refahının geliştirilmesine giden yolun önünde önemli bir engel oluşturuyor" dedi.

Malezya Başbakan Yardımcısı Tan Sri Muhyiddin Yassin, İslam sermayesi bankacılığının, şeriat kanunları çerçevesinde geliştirilmesi gerektiğine inandıkların belirterek, "İKT üye devletleri sadece İslami finansın geliştirilmesi ve başka alanlarda kullanılması değil, aynı zamanda bu çerçevede yeni fırsatların yaratılmasından da sorumludur" dedi.

Moritanya Başbakanı Moulaye Ould Mohammed Laghdaf, yatırımlar için ülkesinde özel sektöre yönelik çalışmalar yapılacağını belirtti.

Laghdaf, "sürdürülebilir kalkınmanın işbirliği ve destekle sağlanabileceğini" vurguladı.

Kazakistan Başbakanı Birinci Yardımcısı Omirzak Shokeyev, 10 yıllık program çerçevesinde Kazakistan'ın alınan kararları sonuna kadar destekleyeceğini söyledi.

Özellikle ulaştırma konusunda bazı sorunlar yaşadıklarına işaret eden Shokeyev, “Pek çok Müslüman ülkenin pazarları birbirine çok daha açık hale gelmelidir. Ulaşım ve yurtdışı ticarette birbirimize katkı sağlayarak Müslüman devletlerin ekonomisinin kalkınmasına destek olmalıyız. Bizce bu ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi için pek çok fırsat önümüze sunulmuş bulunmaktadır. Dünyada yaşanmakta olan global krizin yarattığı ortam bizleri birbirimize daha da yaklaştırmalı, aramızdaki işbirliği ve dayanışmanın çok daha ileri boyutlara taşınması sağlanmalıdır" dedi.

Talat'tan çağrı

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Kıbrıslı Türklere uygulanan insanlık dışı ve adaletsiz izolasyonun kaldırılması için İKT üyesi ülkeleri işbirliğine davet ediyorum" dedi.

İSEDAK toplantısı çerçevesinde gerçekleştirilen İSEDAK Ekonomi Zirvesine gözlemci sıfatıyla katılan Talat, burada yaptığı konuşmada, Orta Doğu'da Filistinlilerin çektiği sıkıntılar, Keşmir bölgesindeki sorunlar, Azerbaycan'ın bir bölümünün işgal altında olması, Batı Trakya'da Müslüman Türk azınlığın gördüğü muamele ve Irak'ta savaş sonrası süreçte meydana gelen olayların kaygı verici olduğunu söyledi.

Kıbrıs konusuyla ilgili yeni gelişmelere değinen Talat, 24 Nisan 2004'te gerçekleşen eş zamanlı referandumla Kıbrıslı Türklerin BM kapsamlı çözüm planını kabul etmesine rağmen Kıbrıslı Rumlar'ın reddettiğini anımsatarak, "Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunması için Türk tarafının gösterdiği sürekli çaba bir çıkmaza sokulmuştur. Bunun yanı sıra Kıbrıslı Türkler, iki taraflı ve iki uluslu çözüm yaklaşımını BM'nin 23 Mayıs 2008'de aldığı kararla desteklemiştir. Kıbrıslı Türk tarafı 2010 yılının ilk aylarında yine eş zamanlı bir referandum önermiştir" diye konuştu.

İslam Konferansı Teşkilatının (İKT) Kıbrıslı Türk halkının temsilcilerini ilk kabul eden uluslararası kuruluş olduğunu hatırlatan Talat, "İKT'de alınan kararlar ve deklarasyonlarla KKTC halkının haklı davasını destekledikleri için" İKT üyesi ülkelere teşekkür etti.

Mehmet Ali Talat, "Kıbrıslı Türklere uygulanan insanlık dışı ve adaletsiz izolasyonun kaldırılması için İKT üyesi ülkeleri işbirliğine davet ediyorum" dedi.

Kıbrıslı Türklerin özellikle doğrudan ulaşım, turizm, kültür, enformasyon, yatırım ve spor faaliyetlerine katılmak istediğini dile getiren Talat, üye ülkelerde Kıbrıs Türk halkını temsil edecek ofislerin açılmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Bu temsilciliklerin açılmasının Kıbrıs Türk halkının hayatının her alanında gelişmesini sağlayacağını ifade eden Talat, İKT üyesi ülkelerin Kıbrıslı Türk halkının perspektifi ve bakış açılarını daha iyi anlama imkanı sağlayacağını söyledi. Talat, dünya barışı ve insanlığın refahına katkıda bulunmaya devam edeceklerini söyledi.

Türkiye'nin üyeliğine vurgu

İSEDAK Ekonomi Zirvesine katılan İKT üyesi ülkeler ve zirveye katılan ülkelerin temsilcileri, Türkiye'nin G-20 üyeliği ve Avrupa Birliği (AB) adaylığının, teşkilatı daha da güçlendireceğini vurguladı.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, üye ülkelerin temsilcileri, ikili görüşmelerde, Türkiye'nin çok uluslu ekonomik ve siyasi kurum ve kuruluşlara üyeliğinin, İKT'yi zenginleştirerek, İslam ülkelerinin sorunlarını uluslararası platformlara taşınmasında anahtar bir konu olduğunu kaydetti.

İslam ülkelerinin devlet temsilcileri, İKT Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 25. toplantısı çerçevesinde gerçekleştirilen İSEDAK Ekonomi Zirvesinde, Türkiye'nin önemli uluslararası kuruluşlara üye olmasının, medeniyetler arası uzlaşmada önemli rol oynayacağını ve Orta Doğu barışındaki aracı konumunu daha da etkinleştireceğini ifade etti.

Temsilciler, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi Geçici üyeliğinde olduğu gibi, diğer uluslararası girişimlerde de desteklenmesi konusunda görüş birliği içinde olduklarını vurguladı.

Temsilcilerin, Türkiye'yi enerji köprüsü olarak destekledikleri ve bu alanda gerekli enerji kaynağının sağlanması görüşünde bulundukları da ifade ediliyor.

Gül'den ikili temaslar


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İSEDAK üyesi bazı ülkelerin temsilcileri ile ikili görüşmeler yaptı.

İSEDAK'ın 25. toplantısı çerçevesinde gerçekleştirilen İSEDAK Ekonomi Zirvesinde üye ülkelerin temsilcilerini kabul eden Gül, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmed Cabir El Sabah, Bangladeş Cumhurbaşkanı Zillur Rahman, Gambia Cumhurbaşkanı Yardımcısı Isatou Njie Saidy, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Zeljko Komsiç ve Sierra Leone Devlet Başkanı Ernest Bai Koroma ile ikili görüşmelerde bulundu.

Zirve sonunda Gül konuştu


Gül, zirvesinin kapanışında yaptığı konuşmada, İSEDAK'ın 25. yıld önümünü kutlamak üzere İKÖ Genişletilmiş İcra Komitesi formatında düzenlenen İSEDAK Ekonomi Zirvesinin sonuna gelindiğini söyledi.

Abdullah Gül, "Bu yılki İSEDAK toplantısının tüm İslam ülkeleri için önemli bir ekonomik işbirliği platformu olan İSEDAK'ın Gümüş Jübilesi nedeniyle siz saygıdeğer devlet ve hükümet başkanlarının iştirak ettikleri bir ekonomi zirvesiyle taçlandırılmış olması hepimizi onurlandırmış ve önümüzdeki dönemdeki çalışmalarımız için şevkimizi artırmıştır" dedi.

Üye ülkeler arasındaki ekonomik ve ticari bağların güçlendirilmesiyle kalkınma ve ortak refah için işbirliğini geliştirme amacını taşıyan İSEDAK'ın başarısında temel etkenin üye ülkelerin İKÖ Genel Sekreterliğinin ve İKÖ kuruluşlarının sağladığı katkıların devamlılığı olduğunu vurgulayan Gül, "Önümüzdeki dönemde İSEDAK'ın çalışmalarını küresel gelişmeler ışığında ve üye ülkelerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda daha da ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum" diye konuştu.

Gül'ün konuşmasıyla, İSEDAK Ekonomi Zirvesi ile birlikte Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 25. toplantısı da sona erdi. Bu arada, deklarasyon okunurken Malezya, Kırgızistan ve Suriye'nin masaları ile salonun yarısının boş olduğu görüldü.

HEYET BAŞKANLARI AİLE FOTOĞRAFI ÇEKTİRDİ

Bu arada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, zirveye katılan heyet başkanları aile fotoğrafı çektirdi.

Boğaz manzarası önünde gerçekleştirilen fotoğraf çekimine Cumhurbaşkanı Gül, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah El Ahmed Cabir El Sabah ile birlikte geldi.

Fotoğrafın çekileceği platforma en son gelen İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, platformun ortasında yan yana bulunan Cumhurbaşkanı Gül ile Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın arasına yerleşti. Ahmedinecad, daha sonra Gül ve Esad'la aynı anda tokalaşarak basın mensuplarına görüntü verdi.

Fotoğraf çekimi sonrasında heyet başkanlarının platformdan ayrılmalarının ardından Cumhurbaşkanı Gül ve Ahmedinecad kısa bir süre yan yana gelerek sohbet etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da fotoğraf çekiminde bulundu.

Basın mensupları ikilinin kısa sohbetine yoğun ilgi gösterirken, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Gül'ün ayrılmasının ardından bu ilgi nedeniyle salona dönmekte zorluk çekti.

Kameramanlar ve fotomuhabirleri dar alanda yakından görüntü almaya çalışınca kısa süreli itişme yaşandı. Bu arada bazı kameramanlar bahçede yürüyerek, çiçeklere zarar verdi.

Fotoğraflar: AA