İsrail’le önce Anadolu Kartalı tatbikatı, ardından TRT’de yayınlanan Ayrılık adlı dizi nedeniyle gerilen ilişkilerde, en önemli yumuşama sinyali, en üst düzeyde geldi.

İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesi ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdiği kutlama mesajında çok önemli bir adım attı;

Peres, Gül’ü resmi ziyaret için İsrail’e davet etti.

Peres’in mesajı, Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce, 28 Ekim’de Cumhurbaşkanlığı’na ulaştı.

Ve mesajında Peres, rutin diplomatik kutlama mesajlarının dışına çıkarak, önemli bir “açılım” yaptı;

“Önümüzdeki birkaç ay içinde, sizi İsrail’e yapacağınızı bir ziyarette ağırlamayı içtenlikle istiyorum” dedi.

Bu cümle önemli;

Çünkü devlet başkanı düzeyindeki bir ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerde sembolik olarak “minimum sorunu” gösterir.

Gül’ün İsrail’i ziyaret etme olasılığı, yaşanan sıkıntılara rağmen, bu ülke ile Türkiye arasındaki ilişkilerin devam edeceğini gösterecektir.

“İNİŞ ÇIKIŞLAR OLDU AMA….”


Peres’in mesajında geleceğe yönelik başka ifadeler de var;

“Ülkelerimiz arasındaki siyasi ilişkilerde geçen yıl boyunca yaşadığımız iniş-çıkışlara rağmen, önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerimiz hakkında büyük umutlar görüyorum…”

İsrail Cumhurbaşkanı, bu cümle ile, yaşanan gerilimin farkında olduğunu, ancak en azından İsrail tarafının bu gerilime son vermeye, “beyaz bir sayfa” açmaya hazır olduğunu ifade ediyor.

Tabii burada, mesajın gönderildiği kişi de önemli.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İsrail’e yönelik eleştirilerde hep en öne çıkan kişi olurken, Cumhurbaşkanı Gül’ün bu ülkeye, özellikle de Gazze operasyonuna yönelik eleştirileri hep “diplomatik ifadelerin” sınırlarında kaldı.

Üstelik unutmamalı ki, o ünlü Davos krizinde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’i tüm dünyanın izlediği canlı yayında sert ifadelerle eleştiren kişi Cumhurbaşkanı Gül değil, Başbakan Erdoğan idi.

Nitekim Peres mesajında, 29 Ekim münasebetiyle hem bizzat Abdullah Gül’e, hem de Türkiye ve Türk halkına iyi niyetlerini iletti.