İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasi Araştırmalar eski Başkanı Aryeh Levin, Jerusalem Post gazetesince yayımlanan makalesinde Adnan Menderes’in gazeteci Erol Güney’e söylediği “yumurta kırmadan omlet yapılamaz” sözlerini anımsatarak “Başbakan Erdoğan, Menderes’in, İsrail ile ilişkiler konusundaki konseptini tekrarlıyor.

Ona göre, İsrail, Türkiye’nin ihtiraslarına uyum sağlamalı” yorumunu yaptı.

“Türkiye ve İran, Ortadoğu’da yabancıların kaygılarına göre hareket etmek yerine kendi çıkarlarını ilerleten, yükselen iki güç olarak ortaya çıkıyor” görüşünü dile getiren Levin, Erdoğan hükümeti için “Mevcut hükümet, güçlü ve kendine güveniyor. Laik geleneklerin korunması yönündeki son girişimleri konusunda ordu üzerindeki hakimiyeti, şimdi dönüşü olmayan noktayı geçtiği gibi” yorumunu yaptı.

İran ve İsrail’e yönelik tavırları ile Batı’da tartışma yaratan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Adnan Menderes’e benzetildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasi Araştırmalar eski Başkanı Aryeh Levin, Adnan Menderes’in gazeteci Erol Güney’e söylediği “yumurta kırmadan omlet yapılamaz” sözlerini anımsatarak “Başbakan Erdoğan, Menderes’in, İsrail ile ilişkiler konusundaki konseptini tekrarlıyor. Ona göre, İsrail, Türkiye’nin ihtiraslarına uyum sağlamalı” yorumunu yaptı. Levy, “Türkiye ve İran, Ortadoğu’da yabancıların kaygılarını dikkate alarak hareket etmek yerine kendi çıkarlarını ilerleten, yükselen iki güç olarak ortaya çıkıyor” görüşünü dile getirdi.

Aryeh Levin, Jerusalem Post gazetesince yayımlanan makalesinde Türk hükümetinin Ortadoğu politikalarını değerlendirirken Adnan Menderes’in bölgedeki Müslüman ülkeleriyle oluşturduğu ittifak ve İsrail’e yönelik politikasına gönderme yaptı. Bu çerçevede, Levin, Menderes’in gazeteci Erol Güney’e söylediği “yumurta kırmadan omlet yapılamaz” yönündeki sözlerini anımsattı.

Türkiye’nin AB üyeliği olasılığının giderek azaldığı öne sürülen makalede “Türkiye, ABD ve Avrupa (ve İsrail) ile güçlü siyasi, ekonomik ve savunma sağlarını sürdürüyor ama kendi başına yola çıkmaya karar verdi. Mevcut hükümet, güçlü ve kendine güveniyor. Laik geleneklerin korunması yönündeki son girişimleri konusunda ordu üzerindeki hakimiyeti, şimdi dönüşü olmayan noktayı geçtiği gibi” yorumu yapıldı.
Makalede Türkiye’nin Ortadoğu konularına yeniden dahil olduğu bir dönemin yaşandığı belirtilirken de Türkiye ile Ermenistan arasında varılan mutabakat ise, “daha büyük bir uluslar arası meşruluk kazanma” çabası olarak değerlendirildi.

Türkiye’yi güçlü, dinamik, siyasi olarak istikrarlı ve uluslar arası sahnede girişken bir ülke olarak nitelendiren Levin, topraklarından geceçek petrol ve gaz boru hatlarının konumuna güç katacağını belirtti. Makalede şu görüşlere de yer verildi:

“Erdoğan, Menderes’in, İsrail ile ilişkiler konusundaki konseptini tekrarlıyor. Ona göre, İsrail, Türkiye’nin ihtirazlarına uyum sağlamalı. Türk nüfuzu arayışında Erdoğan, İsrail’e yönelik eleştiriler dile getiriyor ve Filistin Yönetimi ve Hamas’a desteğini kanıtlıyor. İran’ı desteklemek ve parmakla İsrail’e işaret etmek için atom silahsızlanmayı tavsiye ediyor.

Böylece, Türkiye ve İran, Ortadoğu’da yabancıların kaygılarına göre hareket etmek yerine kendi çıkarlarını ilerleten, yükselen iki güç olarak ortaya çıkıyor.

Ufukta bir Sovyet tehdidi yok ve Batı, Müslüman ülkeleri arasında yeni bir paktı desteklemekle ilgilenmiyor, ancak jeostratejik kaygılar, mümkün olduğu kadar ve yeni bir duyuruya kadar, bu ülkelere kulak asmak ve ayak uyurdurmak gerektiriyor.”

(ANKA)