Los Angeles Times gazetesi, "Türkiye, İran ile Flört Ediyor" başlığı ile yayımladığı başyazısında "NATO'nun tek müslüman üyesi, İran ile ticari bağları geliştirerek Batı'nın nükleer silahları bu ülkeden uzak tutma çabalarını baltalıyor" yorumunu yaptı.

Batı medyasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Tahran ziyareti ve "Türkiye-İran arasındaki artan yakınlaşma" ya ilişkin çoğu eleştirel haber ve yorumlar devam ediyor. Son olarak Los Angeles Times gazetesi, "Türkiye, İran ile Flört Ediyor" başlığı ile yayımladığı başyazısında "NATO'nun tek Müslüman üyesi, İran ile ticari bağları geliştirerek Batı'nın nükleer silahları bu ülkeden uzak tutma çabalarını baltalıyor" yorumunu yaptı.

ABD'nin büyük gazetelerinden Los Angeles Times, "Türkiye, İran ile Flört Ediyor" başlıklı başyazısında "NATO'nun tek Müslüman üyesi, İran ile ticari bağları geliştirerek Batı'nın nükleer silahları bu ülkeden uzak tutma çabalarını baltalıyor" görüşünü öne sürdü.

ABD Kongresi'nde İran'a petrol satan yabancı şirketleri cezalandırmaya yönelik yasa sevkedilirrken ve BM'nin mevcut nükleer görüşmelerin başarısızla sonuçlanması halinde İran'a yaptırım değerlendirmeye hazırlanırken "İran liderleri, bu hafta kilit bir Ortadoğu gücü ile ticaret bağlarını üç kat artırma planları nedeniyle sevinç içinde idiler" diye yazdı. Gazete şöyle devam etti:

"O zaman hangi haydut devlet, Batı'nın Tahran'ın nükleer silahları elde etmesini önlemeye yönelik çabalarını baltalıyor? Suriye mi belki? Ya da ne yapacakları belli olmayan Suudiler mi? Aslında, NATO üyesi, AB adayı ve stratejik olarak ABD'nin en önemli Müslüman müttefiki."

"Türkiye'nin Sırtını Batı'ya Dönüyor' Korkusu" Alevlendiriyor

Los Angeles Times, Başbakan Erdoğan'ın, İran ile ticaret hacmini 2011 yılına kadar 7 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkartma planlarını açıkladığını belirtirken iki ülke arasında enerji santralları, bankacılık ve doğal gaz gibi alanlarda anlaşmalara varıldığının bildirildiğine dikkat çekerek bu anlaşmaların, BM'nin İran'a uygulatabileceği daha katı yaptırımların ekonomik etkilerini telafi etmeye yardımcı olcağını savundu. Gazete şunları yazdı:

"Anlaşmalar, model bir demokratik Müslüman devleti ve Avrupa ile Arap dünyası arasında hayati bir köprü olan Türkiye'nin, Doğu'daki İslamcı rejimleri kucaklamak amacıyla sırtını Batı'ya dönmekte olduğu korkuları alevlendiriyor."

İsrail ile İlişkiler Kopacak Kaygısı "Abartılı"

Buna karşın "Bu korkuların bazıları büyük bir olasılıkla abartılı" diyen gazete, bir örneği olarak Türkiye'nin İsrail ile kötüleşen ilişkiler konusunda yorumları göstererek "Bu sadece Ortadoğu politikasıdır. Erdoğan, halkın Gazze konsundaki öfkesini yansıtıyor ve İsrail'i sert dille eleştirerek ülke içinde statüsünü güçlendiriyor. Türkiye'nin, İsrail ile ilişkileri kopararak ABD ve Avrupa ile bağlarını zedelemesi olasılığı çok az" görüşünü dile getirdikten sonra şöyle devam etti:

"Kısmen Sarkozy Sorumlu"

"Ancak Ankara'nın Tahran'a artan bağlılığı can sıkıcıdır. Bundan kısmen, Türkiye'nin AB üyeliği karşıtlığı, Türkiye içerisinde Batı karşıtı hissiyatını körükleyen, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy sorumlu. Başka bir faktör de, ülkenin yeni kavuştuğu öz güvendir. Ekonomik etki gücü ve jeopolitik önemi, dünya diplomatik sahnesinde başlıca bir oyuncu olmak yönündeki uzun bir süreden beri var olan arzularını gerçekleştirme konumuna getirdi. İran ile flört etmek, küresel güçlerden bağımsızlığını beyan etmenin bir yoludur."

"Obama Erdoğan'a Bazı İkazlarda Bulunmalı"

Los Angeles Times, Türkiye'nin bu "özgüveni"nin Başbakan Erdoğan'ın Başkan Barack Obama ile 7 Aralık'ta yapacağı görüşmede sergileneceğini öne sürdüğü başyazısında Erdoğan'ın, görüşmesinde "kendine çok güvenen" bir görüntü vermesi beklendiğini belirterek, "Ancak Obama da bazı ikazlarda bulunmalı. Nükleer silahlarla donatılmış bir İran, Türkiye'nin çıkarı değil ve Erdoğan'ın sık sık dile getirdiği, Tahran'ın sadece enerji programı ile ingilendiği yolunda güvenceler ya gülünecek kadar saf, ya da tehlikeli bir biçimde sinik" ifadelerini kullandı.

ANKA