ABD devlet ve hükümet başkanları, yeni AB anayasası Lizbon Anlaşması'nı imzalamak için ülkesinin AB Temel Haklar Sözleşmesi'nden muaf tutulmasını isteyen Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus'u ikna etmeyi başardı.

Klaus, Temel Haklar Sözleşmesi'nden muafiyeti II. Dünya Savaşı'nın ardından eski Çekoslavakya'dan sürülen etnik Almanların el konulan mülklerinin iadesine yönelik AB mahkemelerinde dava açılmamasını garantiye almak için öne sürmüştü.

Lizbon Anlaşması müzakerelerinde Temel Haklar Sözleşmesi'nden çalışma hukukunu etkileyeceği gerekçesiyle İngiltere ve eşcinsel evliliği meşrulaştıracağı gerekçesiyle Polonya 2007 yılında muaf tutulmuştu.

AB Dönem Başkanı İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, zirvede ilk günün ardından düzenlediği basın toplantısında, "Çek Cumhurbaşkanı ve hükümetinin talep ettiği konularda uzlaşma sağladıklarını" belirterek, İngiltere ve Polonya örneğinde olduğu gibi Çek Cumhuriyeti'ni AB Temel Haklar Sözleşmesi'nden muaf tutmak için Lizbon Anlaşması'na yeni bir cümle ekleyeceklerini söyledi.

AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da "önündeki son engeli kaldırdıkları Lizbon Anlaşması'nın kısa sürede yürürlüğe gireceğini" kaydetti.

Çek Başbakanı Jan Fischer "çok iyi bir sonuç elde ettiklerini" söylerken, zirveye katılmayan Cumhurbaşkanı Klaus'u sürekli bilgilendirerek nihai uzlaşma öncesinde onayını aldıklarını aktardı.

Klaus'un, Lizbon Anlaşması'nı imzalamak için beklediği Anayasa Mahkemesi görüşünün en erken 3 Kasım'da olumlu yönde çıkacağı tahmin ediliyor.