Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin İran ile ABD arasında oynayabileceği arabuluculuk rolünün dünya barışı için son derece elzem olduğunu vurguladı.
Bağış, temaslarda bulunmak üzere geldiği Finlandiya'da AA'ya verdiği demeçte, dünyanın en büyük 15. ekonomisi olan Türkiye'nin, dünyanın sorunlarına başını çeviremeyeceğini bildirdi.Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde gelinen noktayı ve görüşmelerini değerlendiren Bağış, Türkiye'nin AB'den adaylık statüsü aldığı Helsinki zirvesinin 10. yılında, Helsinki ruhunun yeniden canlandığını hissettiklerini belirtti.

"Finlandiya ziyaretimi önemsiyorum" diyen Bağış, çünkü bu ülkenin Türkiye'nin AB üyeliğine başından beri destek verdiğine, 1959'da ilk başvurunun yapılmasından 40 yıl sonraki 1999 Helsinki zirvesinin Türkiye'nin AB sürecine yön veren bir zirve olduğuna işaret etti.

Helsinki zirvesiyle Türkiye'ye net bir rota çizildiğini ve böylelikle Türkiye'nin önünü görebildiğini ifade eden Bağış, "Helsinki ruhunun 2009 yılında yeniden canlandığını hissediyoruz" diye konuştu.

Bağış, ziyareti çerçevesinde Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, Dışişleri Bakanı Alexander Stubb ve diğer yetkililerle yaptığı görüşmelerin çok yapıcı geçtiğini ve az zamanda çok yoğun temaslar yaptıklarını kaydetti.

Türkiye'nin AB'deki dostlarından biri olan Finlandiya'nın desteğini bir kez daha teyit etme imkanı bulduğunu söyleyen Bağış, Finlandiya'nın, "diğer ülkeler gibi sadece Türkiye'nin yüzüne değil, gıyabında da açık destek verdiğini" ifade etti.

AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in de Finli olduğunu hatırlatan Bağış, bazı zamanlardaki demeçlerinin beğenilmemesine karşın, Rehn'in de ne kadar objektif ve adil bir yaklaşım içinde olduğunun görüldüğünü bildirdi.

Finlandiya'nın çok önemli bir ismi olan eski Cumhurbaşkanı, Nobel barış ödülü sahibi Martti Ahtisaari'nin Bağımsız Türkiye Komisyonu'nun başkanı olduğunu hatırlatan Bağış, bu komisyonun hazırladığı bir raporla, AB ülkelerini Türkiye'ye çifte standart uygulamamaya, hakkaniyet çerçevesinde ve ahde vefa ilkesini gözeterek davranmaya çağırdığını kaydetti.

Bakan Bağış, "Ahtisaari'nin, Türkiye'ye destek veren Olli Rehn'in ülkesinde olmaktan ve Türkiye'nin AB üyeliğini her platformda savunan Başbakan Vanhanen ve Bakan Stubb'un ülkesinde olmaktan mutluluk duyduğunu" söyledi.

-"KATOLİK EVLİLİKLERİ BİLE..."-

Başmüzakereci Bağış, Türkiye'nin coğrafi olarak eşsiz bir konumda bulunduğuna ve 3,5 saatlik bir uçuşla 1,5 milyarlık bir tüketici pazarına ulaşma imkanı olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin AB için bu açıdan da çok önemli olduğunu belirtti.

Görüştüğü bazı Finli yetkililerin AB'nin Türkiye'ye sunmaya çalıştığı "imtiyazlı ortaklığın" aslında "imtiyazsız ortaklık" olduğunu vurguladığını söyleyen Bağış, bunu çok anlamlı bulduğunu, çünkü hukuki bir temeli olmayan böyle bir şeyle Türkiye'nin oyalanmasını kabul edemeyeceklerini bildirdi. Bağış, "Türkiye, tek opsiyon olan üyelik için müzakerelerini yürütecektir" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün artık Katolik evliliklerinin bile ucu açıktır. Her müzakerenin, her ilişkinin ucu açıktır. Ama Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacı, AB'nin Türkiye'ye olan ihtiyacından daha fazla değildir. Zaman Türkiye'nin lehinedir, her geçen zaman Türkiye çok daha önemli bir çözüm ülkesi olarak belirmektedir."

Görüşmelerinde Kıbrıs konusunun da gündemde olduğunu belirten Bağış, Rum kesiminin çözümü engellemek için ortaya attığı farklı senaryolar ile Ermenistan'la imzalanan protokoller ve demokratik açılım gibi konular bağlamında Türkiye'nin içinde bulunduğu süreci Finli yetkililerle paylaştığını kaydetti.

-DIŞ BASINDAKİ TÜRKİYE YORUMLARI-


Son dönemde "Türkiye'nin yüzünü Batı'ya değil, Doğu'ya çevirdiği" yönünde dış basında yapılan yorumların hatırlatılması üzerine Bağış, AB Komisyonunun geçen günlerde Türkiye için İlerleme Raporu yayımladığına işaret ederek, insan hakları ihlalleri, gözaltına alınan aydınlar, işkence örneklerine yer verilen geçmiş raporların aksine, bu raporda Türkiye'nin AB dış politika perspektifine katkılarından bahsedildiğini belirtti.

Bağış, raporda ayrıca Türkiye'nin Afganistan ile Pakistan, Suriye ile İsrail, Rusya ile Gürcistan, Sırbistan ile Bosna Hersek, Irak ile Suriye arasında oynadığı arabuluculuk rolünün, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak üstlendiği sorumluluğun, AB ile tezat oluşturmadığı ya da yön değiştirme olmadığından bahsedildiğini kaydederek şunları söyledi:

"Demek ki Avrupalıların böyle bir endişesi yok. Avrupa'yı kendine bahane eden içerideki bazı mihrakların kendi kamuoyumuzu ikna etmeleri, Türkiye'nin içine yönelik bazı mesaj verme çabaları çerçevesinde dış basında böyle makalelerin çıkmaya başladığını görüyoruz. Türkiye'nin bugün İran ile ABD arasında oynayabileceği arabuluculuk rolü, dünya barışı için son derece elzemdir."

Bağış, dünyanın en büyük 15. ekonomisi olan Türkiye'nin, dünyanın sorunlarına başını çeviremeyeceğini de bildirdi.

HELSİNKİ (A.A) - Gülsen Solaker