Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, Türkiye'nin "hızlandırılmış biçimde" yeniden Irak'ın imar, inşa ve kalkınma hamlelerine destek olmak istediğini söyledi.

Özügergin, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, "Çünkü ekonomik kalkınma; refah, sosyal uyum ve siyasi uzlaşmanın da ayrılmaz bir parçası. Bunun için zaten dünyanın neredeyse her bölgesinde geniş tecrübe kazanmış geniş bir iş adamı heyetiyle gitmeyi düşünüyoruz" dedi.

Sözcü, uzun yıllardır baskı ve sıkıntılara göğüs germiş Irak halkının mezhepleri, kavimleri bir kenara bırakarak, ülkenin birlik ve beraberliği için çalışması gerektiğini söyledi.

Irak'ın içinden geçmekte olduğu zor dönemde Türkiye'nin normal ve iyi bir komşu gibi hep elinden tuttuğunu kaydeden Özügergin, Irak halkının refahının Türkiye'yi de daha güçlü kılacağı noktasından heraket ettiklerini söyledi.

Özügergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Irak ziyaretinde ayrıca Musul ve Basra başkonsolosluklarının da resmi açılışını yapacağını belirtti.

Türkiye, ABD ve Irak hükümetleri arasındaki üçlü mekanizmayla ilgili bir soruya, bu çalışmaların terör örgütünün Irak'taki varlığının tasfiye edilmesi amacıyla yapıldığını belirten Özügergin, Türkiye'nin hem ABD ile, hem de Irak ile işbirliğinin devam ettiğini, Kasım ayı içinde bu mekanizmanın yeni bir ayağını teşkil edecek bir toplantının daha yapılacağını ve bu işbirliğinin aktif bir şekilde devam ettiğini söyledi.

-KIBRIS-

Kıbrıs konusunda Dışişleri Bakanlığında geçen hafta yapılan toplantıya değinen Özügergin, bu toplantılara 30-40 büyükelçinin katıldığını, bazı sorular tespit edildiğini ve bu sorulara beyin fırtınası şeklinde cevaplar verildiğini bildirdi.

Adada birinci tur müzakerelerin tamamlandığını hatırlatan Özügergin, toplantıda üç kategori ortaya çıktığını, bunlardan ilkinin üzerinde ilkesel anlaşmaya varılmış konular olduğunu, ikincisinin biraz çabayla üzerinde mutabakata varılabilecek hususlar ile biraz zor görünen konular olduğunu kaydetti.

Kıbrıs konusunda Türkiye'nin barışı zorlayacağını vurgulayan Özügergin, önlerinde 6 aylık bir süre olduğunu, adadaki seçimler dolayısıyla sadece birkaç aylık bir zaman diliminin kaldığını söyledi.

"Biz AB sendromuyla bu toplantıyı yapmadık" diyen Özügergin, "Bu toplantı 'Eyvah AB geliyor' toplantısı değil. Bu toplantı, 'Biz bu Kıbrıs işini nasıl çözeriz' toplantısıydı" dedi. Toplantıya Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın da katıldığını ve toplantıdan "Biz barışı zorlayacağız" mesajının çıktığını ifade eden sözcü, çabalarla ilgili bir takvim belirlenmediğini kaydetti.
Özügergin, "Türkiye'nin bir sorunu çözmek için bu kadar üstüne gitmesi bazı kesimleri rahatsız etmiş olabilir, ama biz bundan yılmayacağız. Çözüm istiyoruz demek kolay, masada yaptıklarınızla samimi olup olmadığınız ortaya çıkar" diye konuştu.

-TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİ-


Basın toplantısında bir gazetecinin "Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri" değerlendirmesini istemesi üzerine Özügergin, Türkiye'nin İsrail'e gösterdiği tepkinin "tamamen insani boyutta" olduğunu belirterek, "Gazze'deki durumun düzeltilmesini istiyoruz. Bunu istemek İsrail karşıtlığı olarak görülmemeli. Bu insani bir durumdur ve Türkiye'nin bölge halklarına borcu vardır" dedi.

İki ülke arasındaki ilişkileri basına yansıyan şekliyle değerlendirmenin yanlış olacağını ifade eden Özügergin, "Türkiye-İsrail ilişkileri tarihin sınamasından geçmiştir. Zaman zaman meydana gelecek dalgalanmalarla kopmayacak kadar da güçlüdür" ifadesini kullandı.

"Bazı Batılı çevrelerde Türkiye'nin dış politikasında bir eksen kayması yaşadığı endişesi"nin sorulması üzerine, Özügergin şunları söyledi:
"Biz buna katılmıyoruz, Dışişlerini sıfır toplamlı bir oyun olarak görmemek lazım. Türkiye ilişkilerini genişletiyor, yön değiştirmiyor. Bizim eksenimiz bellidir... Sanırım insanlar Soğuk Savaş zihniyetinden kurtulamadılar. Türkiye, Suriye ile, Irak ile, İran ile, Rusya ile, Gürcistan ile, Ermenistan ile de gayet iyi dost olur. Yunanistan ile de olur, Bulgaristan ile de olur. Bu ne NATO'ya karşı bir şeydir, ne de herhangi bir başka ülke veya ülke grubuna yönelik bir tutum olarak değerlendirilebilir. Artık bu tür kısıtlayıcı paradigmalardan kurtulmamız lazım, kimseye karşı hareket etmiyoruz. Biz tabii ki komşularımızla en yakın ilişkiyi kuracağız, bundan daha doğal ne olabilir. Dolayısıyla herhangi bir eksen kayması söz konusu değildir."

"Haremüşşerif'te yaşanan son gelişmeler" ile ilgili bir gazetecinin sorusunu ise Özügergin, orada 24 Eylülden bu yana bir sorun olduğunu ve geçen Pazar itibariyle yeniden tırmanışa geçtiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu gerginlikten derin kaygı duyduğumuzu belirttik... Bu gelişmeleri gerek ikili düzeyde İsrail nezdinde, gerek çok taraflı kuruluşlar nezdinde BM ve İKÖ çerçevesinde başından beri takip ediyoruz. Ekim ayı başında bir açıklama yapmış ve 'Geçmişte yaşanan olaylardan ders alalım. Gerginliği tırmandıracak adımlar atmayalım' demiştik. Son olaylar konunun ne kadar vahim olduğunu bize maalesef hatırlatmıştır. Olaylar sırasında birçok yaralanmalar, tutuklanmalar olmuştur. Bu, endişelerimizi artıran bir husus olarak karşımıza çıkmıştır."

Kudüs'ün üç semavi dinin merkezi olduğunu belirten Özügergin, diğer kutsal yerler için gösterilen hassasiyetin Haremüşşerif için de gösterilmesi ve tahrikkar eylemlerden kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.

Özügergin, "Burada sorumluluk İsrail'e düşmektedir ve kendisinden bir an önce gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Temas yapılıyor, gerek Ankara'daki İsrail Büyükelçiliği, gerekse de Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçiliği bu konuda gayet aktiftir" dedi.

-AFGANİSTAN-

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Türkiye'nin Afganistan'a asker gönderme olasılığı hakkında ise Türkiye'nin Afganistan'a çok büyük önem verdiğini, en büyük dış yardımı Afganistan'a sağladığını belirtti. Türkiye'nin bu ülkeye yönelik taahhütlerinin uzun vadeli olduğunu kaydeden Özügergin, Türkiye'nin Afganistan'ın sosyal ve kültürel kalkınmasında yer aldığını gösterdiğini bildirdi.

Afganistan'ın doğusunda Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığının (TİKA) çok başarılı çalışmalar yaptığını ifade eden Özügergin, yakın dönemde de Türkiye'nin Kabil bölge komutanlığını devralacağını ve ikinci bir il imar ekibinin Cevizcan'da tesis edileceğini söyledi.
Özügergin, asker gönderme konusunun ayrıca değerlendirileceğini, ancak Türkiye'nin öncelikli olarak Afganistan'ın imarına yöneldiğini vurguladı.

Öte yandan, İstanbul'da düzenlenmesi planlanan "Akdeniz İçin Birlik" zirvesiyle ilgili olarak da kısa vadede bir dışişleri bakanları toplantısının gündemde olduğunu belirten Özügergin, ancak Türkiye'nin müdahil olmadığı konular nedeniyle bazı güçlüklerle karşılaşıldığını söyledi.
Bakanlık sözcüsü, "Avrupa'dan PKK terör örgütü üyelerinin yurda dönüşleriyle ilgili konsolosluklara bir başvuru olup olmadığı"nın sorulması üzerine de, bu konudaki açıklamaların İçişleri Bakanı Beşir Atalay tarafından yapıldığını ve bunun dışında ekleyeceği bir şeyin olmadığını belirtti.

AA