Fransa'nın Avrupa Birliği'nden Sorumlu Bakanı Pierre Lellouche, PKK'lı birçok kişiyi tutukladıklarını belirterek, "Terörle mücadele etmek için seferber olduk." dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Fransa ziyareti sırasında PKK meselesinin gündeme geldiğini kaydeden Lellouche, "Sayın Gül'e Türkiye ile birlikte terörle mücadele etmek için seferber olduğumuzu söyledik.

Biz birçok PKK şebekesini ele geçirdik ve tutukladık." şeklinde konuştu. Lellouche ayrıca, AB üyeliği konusunda Türkiye'ye yönelik eleştirilere yanıt olarak da, "Biz Türkiye'nin dostuyuz. Fransa'da Türk düşmanlığı yok. Hiçbir şekilde Türkofobi yok." dedi.

Devlet Bakanı Egemen Bağış ile Fransa'nın Avrupa Birliği'nden Sorumlu Bakanı Pierre Lellouche Boğaziçi Konferansı'nın açılışının ardından bir basın toplantısı düzenledi. Fransız Bakan ilk olarak PKK ile ilgili bir soruyu yanıtladı. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Fransa'yı ziyaret ettiğini hatırlatan Lellouche, Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyareti bir dönüm noktası oldu." dedi. Bu ziyaret sırasında PKK meselesinin de gündeme geldiğini anlatan Lellouche, "Sayın Gül'e Türkiye ile birlikte terörle mücadele etmek için seferber olduğumuzu söyledik. Biz birçok PKK şebekesini ele geçirdik ve tutukladık." dedi.

Fransız bakan iki ülke arasındaki ilişkilerin önemine de dikkat çekti konuşmasında. İkili ilişkileri geliştirmek için bir çalışma grubu kurmaya karar verdiklerini açıklayan Pierre Lellouche, "Bu herkes için kazan kazan şeklinde neticelenecek bir çalışma olacak." dedi. Lellouche şunları söyledi: "Herkes nereye varmak istediğimiz konusunda görüş farklılıklarımız olduğunu biliyor. Ama amacımız zaten görüş farklılıklarını bir engel olarak algılamak değil. Her iki devlet bu müzakerelerin devam etmesi konusunda hemfikir. Amacımız iki büyük ülke arasındaki ilişkileri genel olarak geliştirmektir. En önemli konular enerji, savunma, ekonomik ilişkilerde birlikte hareket etmektir. Türkiye teknoloji transferine ihtiyaç duyan bir ülke. Türkiye arzu ederse Fransa bu konda yardımcı olmak ister. Biz Türkiye'nin dostuyuz. Fransa'da Türk düşmanlığı yok. Hiçbir şekilde Türkofobi yok. Her yıl 1 milyon Fransız Türkiye'yi ziyaret ediyor. Yatırım açısından ikinci ülkeyiz. Çok önemli ortak ve kültürel geçmişimiz var. Cumhurbaşkanı Gül'ün Fransa ziyareti bir dönüm noktsası oldu. Aramızda anlaşmazlık olabilir ama bu anlaşmazlıklara bakarak düşmanlık oluşturulamaz. Bizi birleştiren, hemfikir olduğumuz konularda işbirliği yapabilmek önemli. Türkiye ile Fransa arasındaki dostluk ve güven bağları birlikte çalışmamıza imkan sağlayacaktır."

Fransız Bakan, bu ülkeye sığınan Cem Uzan ile ilgili soruya da yanıt verdi. Pierre Lellouche, "Cem Uzan'ı tanımıyorum Nerede olduğunu bilmiyorum. Onun bir müraacatı olduğunu biliyorum ama bu konuda bağımsız bir kurul karar verecektir. Biz de sizin gibi bu kararı bekliyoruz. Fransa bir hukuk devleti. Sonuçta bireysel sığınma konusunda verilecek karar hiçbir şekilde siyasi olarak algılamamak, bu şekilde nitelememek gerekir." dedi.

"BU İŞ 20-30 YIL SÜRMEZ"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise gelen bir soru üzerine, "İlerleme Raporu'nda Türkiye'deki başmüzakerecinin varlığı ile ilgili vurgular sevindirici. İlerleme raporunda katıldığımız noktalar var kadar katılmadığımız noktalar da var. Geçmişte raporlarda Türkiye'de insan hakları ihlallerinden, işkencelerden bahsedilirken bugün teknik mevzuat, kanunlardaki kelimeler, verilen demeçlerle ilgili ifadeler var. Bu nereden nereye geldiğimizi gösteriyor. Raporun genelini dengeli ve olumlu bulduğumu söylemiştim." dedi.

Hırvatistan'ın neden müzakereleri Türkiye'den önce tamamladığı yönündeki soruya Egemen Bağış, "Hırvatistan'da AB ile ilgili kanunlar geçerken tartışmalar yaşanmazken bizde bir kanunun sadece 1 maddesinin geçmesi 2 saati bulabiliyor. Bir düzenleme konusunda bile bu kadar zaman harcanmasına bakılarak neden Hırvatistan'ın gerisinde kaldığımız anlaşılır." yanıtını verdi.

Egemen Bağış bir başka soru üzerine ise, "Arkadaşlar bu iş 20-30 yıl sürmez. 18 milyon doğu Alman bir gecede AB'nin eşit vatandaşı olabildi. Türkiye bu randevuya hazırlanırsa, siyasi konjonktür Türkiye'nin üyeliğini mecbur bırakacaktır. Biz kendimize güvenelim, kendi yapmamız gerekenleri yapalım, ondan sonra inanın bizi üyelik için ikna etmek zorunda kalacaklar. Türkiye'nin potansiyeli çok yüksektir." şeklinde konuştu.

(CİHAN)

Fotoğraflar: AA