Irak Ulusal Meclis Başkanı tarafından kabul edilen Başbakan Erdoğan, Kerkük'ün etnik ve mezhebi bir unsura teslim edilemeyeceğini belirterek böyle bir durumun Irak'ta yol açağı tehlikeye dikkat çekti.

Erdoğan, Irak Ulusal Meclisi Binası'nda Irak Ulusal Meclis Başkanı Ayad El Samarrayi tarafından kabulünde yaptığı konuşmada, Irak'ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle konuştu:

''Ay sonunda bir Parlamenter heyeti ülkemize gelecek. İnanıyorum ki aramızdaki güç birliği açısından da anlamlı olacak. Bugünkü ziyaretimiz çok anlamlı ve önemli. Ayak bastığımız andan itibaren, gerek Başbakan Maliki gerekse Cumhurbaşkanı yardımcılarının, bize gösterdikleri ev sahipliğine teşekkür ediyorum. Şartlarınızı biliyorum. Temmuz 2008'de geldiğimiz gün ile bugünü kıyasladığımızda bir değişimin başladığını da gördük. Temennim şudur ki; bu değişim inşallah süratle gerçekleşir ve Irak geçmişteki o günlerine kavuşur. Bir komşu ülke olarak, aynı değerleri paylaşan bir ülke olarak, akrabalık ilişkilerinin güçlü olduğu bir ülke olarak bizler üzerimize ne düşüyorsa bunun yapmaya hazır olduğumuzu her zaman her yerde söyledik. Bugün yanımda 9 bakanımla geldim, milletvekili arkadaşlarım var, bürokrat, teknokrat ve 50 kadar iş adamıyla geldik. Arkadaşlarımız birbirleriyle görüşmelerini yapıyorlar.''

-''MİLYONU AŞKIN İNSANINI KAYBETTİ''-

Başbakan Erdoğan, ilk defa bir model üstünde olduklarını belirterek, şöyle devam etti:

''44 mutabakat muhtırası bugün imzalanacak. Eğitim, sağlık, tarım, enerji, alt ve üst yapı gibi pek çok anlaşma imzalanacak. Ve bütün bunlarla birlikte şüphesiz ki Irak'ın kalkınması çok daha hızlanacaktır. Bütün bunların görüşüldüğü süreç anlamlı bir döneme rastladı. Irak'ta yapılacak seçimde aday olan partilerin, ön koalisyon çalışmaları bitmiş olacak. 16 Ocak'ta da seçimler yapılacak. Tabi biz bu genel seçimlerin Irak için hayırlı olmasını temennisinde bulunuyoruz. Irak'ın birliğine, beraberliğine, vesile olmasını temenni ediyoruz. Irak'ın kendi içindeki birlik ve beraberliği bizim için çok önemlidir. Siz güç kazandıkça biz buna seviniriz. Birliğiniz, beraberliğiniz arttığı sürece biz buna seviniriz. Irak özellikle son 8 yıl içerisinde çok büyük kan kaybetti. Milyonu aşkın insanını kaybetti.''

-''IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE SAYGI DUYULMALI''-

Yakın bir komşusu olarak Türkiye'nin, Irak'a her şeyiyle her türlü desteği vermeye hazır olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan,  şunları söyledi:

''El ele omuz omuza vereceğiz inşallah bu süreçte Irak'ın yeniden ayağa kalkmasını sağlayacağız. Ben bugünkü anlaşmayı aynı zamanda bunun ön adımı olarak görüyorum. Kerkük konusuna değinmek istiyorum. Kerkük konusundaki samimi gayretlerinizi biliyorum. Ve Kerkük bir özel statüye kavuşturulmalıdır diye düşünüyorum. Ve Kerkük tüm Iraklıların olmalıdır. Kerkük bir etnik unsura teslim edilemez, edilmemelidir. Bir mezhebi unsura da teslim edilmemelidir. Ki aksi takdirde Irak'ın geneli için orası bir sıkıntı kaynağı olacaktır.

Bunu kardeş bir ülkenin Başbakanı olarak hatırlatmayı kendime görev telakki ediyorum. Bu seçimlerde isteriz ki etnik unsurların mezhebi unsurların birbiriyle kaynaşabildiği bir süreç ve demokratik bir ortam olsun. Zor gibi görülüyor ama bunun başarılması lazım. Etnik, mezhebi çatışmaların olmadığı bir Irak... Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı, milli birliğine saygı duyulmalıdır.

Bunun yanında tabi ki terör noktasında bizim de bir sıkıntımız var ve bu konuda da merkezi yönetimin bize bugün kadar vermiş olduğu desteğe ayrıca teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bundan sonraki süreçte de dayanışmamız devam edecektir. Bu arada atacağımız bu ciddi adımlarla birlikte inşallah, gerek Musul'da gerekse Basra da açtığımız başkonsoloslukların, henüz resmi açılışını yapmadık ama buna ilave olarak Erbil'de de bir başkonsolosluk açmanın adımlarını, altyapısını oluşturuyoruz. Bunlar, aramızdaki bağları güçlendirirken, atacağımız adımları da çok daha kolaylaştıracaktır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kerkük'te bütün Irak halkının hakkı vardır, Kerkük Iraklılarındır, Irak'ın olmalıdır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, ''Eğer bunu sadece Kerkük'te yaşayanlara bırakacak olursanız, yarın bir başka sorunla karşı karşıya kalırsanız, içeride çok daha büyük bedellerle karşı karşıya kalırsınız'' diye konuştu.

Erdoğan'ın, Irak Ulusal Meclis Başkanı Ayad El Samarrayi tarafından kabul edilmesinin ardından, Irak Ulusal Meclisindeki bazı komisyonların başkanları ile bazı parlamenterler söz aldı.

Başbakan Erdoğan'ın Irak ziyaretinin önemli bir ziyaret olduğuna dikkat çekilirken, ziyaretin başta iki ülke ilişkilerinin gelişmesine katkı sağlayacağı belirtildi. Bazı parlamenterler konuşmalarında su sorununa, bazıları da Kerkük ve terör sorunlarına değindi. Hadi Amari adlı parlamenter, Başbakan Erdoğan'a ''Filistin ve Gazze konusundaki tavrınızdan dolayı teşekkür ederiz cesur tavrınızın kalbimizde, gönlümüzde her zaman etkisi var. Bu arada meclisinizden geçen sınır ötesi harekata izin veren tezkereyi yadırgıyoruz. Bu sorunun TSK tarafından değil sağlam ilişkilerle çözüleceğine inanıyoruz'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Irak'lı parlamenterlerin değerlendirmelerinin ardından tekrar söz aldı ve parlamenterlerin gündeme getirdiği sorunlara yanıt verdi.

Su konusunda Irak'ın güneyinin bir sıkıntısı olduğunu anımsatan Başbakan Erdoğan, son 2 yılda Türkiye'nin fedakarlık yaparak, saniyede 500 metreküp suyun akışına izin verdiğini söyledi.

Bu konuda Irak, Türkiye ve Suriye'nin 3'lü heyet oluşturduğunu kaydeden Erdoğan, Türkiye'den saniyede 517 ile 622 metreküp, ortalama olarak da 550 metreküp suyun Irak'a verildiğini dile getirdi.

Atatürk Barajı'ndaki su seviyesinin yüzde 10 seviyelerine düştüğünü hatırlatan Erdoğan, verilen sözü tutmak için Türkiye'nin su konusunda fedakarlık yaptığını söyledi.

Erdoğan şunları söyledi:

''Gelirken uçakta şunu gördük: Dicle maşallah iyi akıyor. Basra'da, Dicle ve Fırat'ın birleştiği yer 60 km. Eğer burada tedbirler iyi alınırsa aslında Güney Irak'ın birçok sorununu çözmek mümkün. Açık kanaatlerle suların aktığını gördük. Bunların kapalı sisteme geçilmesi... Çünkü suyun üçte biri buharlaşma ile gidiyor. Bir insanın yıllık su ihtiyacı 10 bin metreküptür. Türkiye'nin şu andaki mevcut durumu bin 700 civarındadır. Bütün imkanlarımız devreye giriğinde 3 bin metreküpe ulaşacak'' diye konuştu.

-KERKÜK SİZİN İÇ SORUNUNUZDUR-

Konuşmasında, ''demokratik açılım'' konusunda atılan adımlara da değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bu bizim ülkemizdeki Kürt kökenli kardeşlerimize, vatandaşlarımıza yönelik attığımız bir adım değildir, birinci derecede terör soruna karşı attığımız bir adımdır. Bütün etnik unsurların sorunları var, Kürt kardeşlerimizin, Laz'ın, Arnavut'un, hepsinin sorunları var. Şimdi Irak'ta Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin, Sünnilerin, Şiilerin sorunları yok mu? Diğer grupların sorunu yok mu? Genel olarak söylüyorum: Bunların hepsi sorun alanlarıdır. Bu sorun alanlarına karşı, demokratik açılımla bunları en aza indirmenin gayreti içindeyiz.

Bir kardeşiniz olarak şunları söylemek durumundayım: Kerkük sizin iç sorununuzdur. Kerkük'ün sorunları, Irak'ın sorunlarını çözdüğünüz gibi onu da bugüne kadar çözseydiniz, samimiyetle söylemek durumundayım, öyle sorunlar olur ki kardeşler devreye girer ve oradaki o sorunların çözümünde size yardımcı olur. Biz size ortak bir tespiti söyledik. Dedik ki 'Kerkük'te bütün Irak halkının hakkı vardır, Kerkük Iraklılarındır, Irak'ın olmalıdır. Eğer bunu sadece Kerkük'te yaşayanlara bırakacak olursanız, yarın bir başka sorunla karşı karşıya kalırsanız. İçeride çok daha büyük bedellerle karşı karşıya kalırsınız'. Biz bunu bugünden görür gibiyiz. Biz Irak vatandaşı değiliz ama Irak'ı yaşıyoruz. Çünkü sizlerle ortak tarihi paylaştık paylaşıyoruz. Bunu bir kardeşlik düşüncesi olarak söylüyorum.''

TSK'ya sınır ötesi harekata izin veren tezkereye de değinen Erdoğan, Irak merkezi yönetimiyle mutabık kalarak bugüne kadar bu adımları attıklarını ifade etti.

ABD'de, 2007 yılında ''PKK terör örgütü ABD'nin, Türkiye'nin, Irak'ın düşmanıdır'' diye ilan ettiklerini anımsatan Başbakan Erdoğan, ''Hiçbir zaman TSK, harekatlarında bir sivil nokta vurmamıştır. Terör örgütünün yerleşkesi durumunda olan noktalara saldırıda bulunmuştur ama düşünün ki Irak'tan eğer benim ülkeme geçiş yapıyor da terör örgütü benim ülkemde köyleri basıyorsa buna sizin anlayış göstermemeniz lazım ve ''Bu tezkerenin geçmesini kınıyoruz' ifadesini doğrusu ben de kınıyorum. Teröre karşı ortak mücadele vermemiz lazım. Eğer terörün kökünü kazıyamazsak yarın terör bugün onu savunanları vurur. 'Benim teröristim iyi, seninki kötü' mantığı olmaz. Terörün dini, ırkı, vatanı da olmaz. Kaldı ki zaten sizler terörle, teröristle baş başa çok yaşadınız. Kaldı ki Irak adeta terör örgütlerinin, teröristlerin antrenman sahasına dönmüştür. Hala da burayı tam terk etmiş değillerdir. Bunları göreceğiz, ortak tedbir alacağız, temizleyeceğiz. Siz de biz de huzur bulacağız. Biz ne Irak'ın ne de Irak halkının mağduriyetine asla göz yummayız, müsaade etmeyiz.''

AA

Fotoğraflar: AA