Irak ziyareti öncesi konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail ile yaşanan tatbikat krizi konusunda, "Bunun şu anda yapılamayacağını, İsrail dışında katılan ülkelerle yapılması veya ertelenmesi konusunu söyledik. Bu yaklaşım makul karşılandı" dedi.

Esenboğa Havalimanı'nda açıklamalarda bulunan Erdoğan, gazetecilerin İsrail ile yaşanan tatbikat krizi ve ABD'nin PKK kararıyla ilgili sorularını yanıtladı.

Erdoğan, bir gazetecinin "İsrail'le Türkiye arasında tatbikat gerginliği yaşanıyor. Dün de İsrail'in Türkiye'ye Heronları teslim etmeyeceği bilgisi geldi. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "Her siyasi iktidarın kendi ülkesindeki kamuoyunun yaklaşımlarını halkının taleplerini göz önünde bulundurma mecburiyeti vardır. Bakın mecburiyeti vardır, diyorum. Ben halkımın taleplerini bir kenara koyamam halkımın talebi bu istikamettedir. Daha önce verilen eğitim çalışmalarıyla ilgili konuda bile bu hassasiyeti gösterdiler" dedi.

"Bu konuda Silahlı Kuvvetlerimizin de yaptığı açıklamalarla bu konudaki tavrımızı söyledik" diyen Erdoğan, "Fakat tatbikat konusuyla alakalı olarak da bunun şu anda yapılamayacağını bunun İsrail dışındaki katılan ülkelerle yapılması veya ertelenmesi konusunu söyledik. Bu yaklaşım makul karşılandı ve böylece biz eğer yaparsak bunu sadece Türkiye olarak tek başımıza yaparız ama aksi bir halde de bizim için bu bir kıyamet değildir" diye konuştu.

Erdoğan, "Türkiye güçlü bir ülkedir, kendi kararını kendisi verir. Birilerinin tavsiyesi veya birilerinin talimatı ile Türkiye karar vermez, karar almaz" ifadesini kullandı.

Heron teslimatı

Türkiye ile İsrail arasında Heronlarla ilgili ve başka konularda da birçok anlaşma bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Bunun tabii uluslararası hukuk noktasında da bağlayıcılıkları var ama şu ana kadar bana gelmiş resmi bir bilgi yok. Sadece dün aldığım bir bilgi, İsrail radyosu böyle bir şey söyledi noktasında... Ben medya üzerinden bu tür konuları değerlendirmem ama bu konuda resmi bir bilgi bize ulaştığında bizim Dışişleri Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını yapar, hukuk noktasında bu konudaki çalışmaları yaparız. Milli Savunma Bakanlığımız, Silahlı Kuvvetlerimiz biraraya geliriz, çalışmalarımızı yaparız. O zaman da bununla ilgili gerekli açıklama yapılır" dedi.

El Arabiya televizyonunun sorularını yanıtlayan Erdoğan, "halkın vicdanına sözcülük ettiklerini" belirterek, halkın tatbikata İsrail'in katılmasını istemediğini, bu nedenle tatbikatın uluslararası bölümünü ertelediklerini ifade etmişti.

Başbakan Erdoğan, Davos'taki çıkışıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken de, orada "hak dilinin sözcüsü olmaya ve haklıya hakkını vermeye çalıştığını" bildirdi.

"Sarkisyan'ın gelişi sıkıntılı oldu"

Erdoğan, Türkiye-Ermenistan milli futbol maçına ilişkin, "Sayın Sarkisyan'ın Ermenistan'dan buraya gelişinin ne tür sıkıntılar içerisinde olduğunu eğer süreci yakından takip ettiyseniz hepiniz görürsünüz. Kendi içinde Sayın Sarkisyan'ın da sıkıntıları var. İşte dünyada diasporanın dolaştığı ülkelerde ne gibi yaklaşımlar sergilediğini gördünüz, gördük. Aynı şekilde kendi ülkesindeki muhalifleri tarafından ne gibi sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu hep beraber izledik. Ülkemizde de maalesef buna benzer muhalif gruplar var ama bu muhalif gruplara karşı hükümet olarak elimizden gelen tüm tedbirleri aldık ve bu tedbirler alınarak da bu milli maç gerçekten gayet güzel bir hava içerisinde, bir dostluk içerisinde cereyan etti ve bizler de bu maç sebebiyle gerçekten mutluyduk" dedi.

Erdoğan, "Bugün bizim ülkemizde Ermeni vatandaşlarımız var ve bunlarla iç içe herhangi bir sıkıntı yaşamadan, hayatı devam ettiriyoruz, ettireceğiz. Onların herşeyiyle, güvenliği, inancı bizim güvencemiz altında. Bunun sorumluluğu, mesuliyeti içerisindeyiz. Bu konuda da en ufak farklı bir düşünce söz konusu değildir. Zaman zaman bazı istenmeyen olumsuz şeylerin olması Ermeni vatandaşlarımıza karşı bir tavır olarak değerlendirilemez. Yani böyle bir değerlendirmenin içerisine girmek de Türk milletine ve Türkiye'ye haksızlık olur" diye konuştu.

Bursalılara teşekkür

Stadın tıklım tıklım dolu olmasına rağmen bu statta Türk misafirperverliğinin en güzel şekilde ortaya koyan Bursalılara ve Bursa dışından gelen vatandaşlara teşekkür eden Başbakan Erdoğan, "Ev sahipliğini en güzel şekilde ortaya koyan vatandaşlarıma, Bursalı kardeşlerime, Bursa dışından da maçı izlemeye gelenler oldu. Tüm halkıma burada çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu tür zamanlar hakikaten kitle psikolojisinin de gereği olarak çok çok böyle farklı refleksler ortaya koymaya müsait zamanlardır ama ne Bursa halkı ne de Bursa'nın dışından gelen vatandaşım böyle bir oyuna gelmediler ve ne deniyorsa anında buna uydular. FİFA'nın son anda göndermiş olduğu yazı, medyada yer aldığından itibaren bir anda oradaki seyircilerin bu konudaki yaklaşım tarzının da nasıl değiştiğini görmek bizi ayrıca mutlu etti" ifadesini kullandı.

ABD'nin PKK kararı

Erdoğan, PKK'nın üst düzey yöneticilerinin malvarlıklarına ABD'de el konulmasına konusunda da, "Bunlar bizim yıllar yılı konuştuğumuz konular. Terör örgütünün en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi uyuşturucudur. Bunun Amerika ayağının bu şekilde olduğunun Amerikan yönetimi tarafından ortaya konmuş olması önemliydi. Ama bunun Avrupa ayağı var. Avrupa ayağı çok daha farklı, çok daha güçlü. Aslında Avrupalı dostlarımıza biz bunları yıllardır söylüyoruz. 'Bakın' diyoruz 'Burada böyle bir durum var. Bu işin sermaye boyutunu uyuşturucu kaçakçılığı, insan kaçakçılığı buna benzer bir çok gayrimeşru yollar teşkil ediyor. Bunların üzerinde hassasiyetle durmanız lazım'. Hatta bir zamanlar çok ciddi paralar da yakalandı ama bu paralar maalesef farklı yöntemlerle farklı yollarla yine onlara iade edilme durumuna gidildi. Temenni ederiz ki Avrupalı dostlarımız da bu yanlışı görerek gerekli tedbirleri... Bunu dondururlar mı, farklı adımlar mı atarlar, bu adımları da bekleriz" dedi.

Bir gazetecinin, "Irak'taki temaslarınızda PKK ile mücadelenin de gündeme geleceğini söylediniz. Bu çerçevede Mahmur kampı, terör kamplarının kapatılması gündeme gelecek mi?" sorusuna, "Terörle ilgili olarak demokratik açılım sürecimizin en önemli başlığı diye bunu sürekli ifade ediyorum. Tabii ki terör sorununu çözmede, bu sorunu minimize etmede özellikle dağ olayının çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Burada tabii ortak çalışma yapılması gereken, birinci derecede Irak'tır. Özellikle Kuzey Irak'tır" diye konuştu.

"Bu konudaki çalışmalarımızı, zaten üçlü olarak Irak-Türkiye-ABD İçişleri bakanlarımızın bir araya gelmek suretiyle yaptıkları çalışmalar var biliyorsunuz. Bu güvenlik mekanizması zaten işliyor. Bunun başlama süreci 5 Kasım 2007'dir. Bizim ABD seyahatimizde o zaman ABD Başkanı Sayın Bush ile yapılan bir açıklamadır. 'PKK terör örgütü düşmanımızdır, Irak'ın da düşmanıdır, Türkiye'nin de, bizim de düşmanımızdır' diye ilan ettikleri o süreçten itibaren bir ortak çalışma başlamıştır ve burada hedefimiz, bu demokratik açılımla her şeyin çözümüdür" diyen Başbakan, "Bu konuda adımları samimi bir şekilde atacağız" dedi.

Baykal'a telefon edebilir


Erdoğan, bir gazetecinin, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, demokratik açılımla ilgili yapılacak görüşmenin kamerayla kaydedilmesi şartının hatırlatılması üzerine de, "Anamuhalefet partisinin liderine benim yazdığım mektup, bu sorularınızın cevabını zaten kapsamaktadır. Anamuhalefet partisi liderinin talep ettiği kamera konusu, vesaire zaten sizler gereğini yazıp çiziyorsunuz. Ben de çok şeyleri bu arada öğrenmiş oluyorum. Cevabımı verdiğimde zaten bu görüşmeyle ilgili, niteliği de ortada olacak. Belki de kendilerini bir telefonla da arayıp, görüşmemizin nasıl çok daha sağlıklı olabileceği hususunu kendisiyle telefonda bir tezekkür etmeyi de düşünüyorum" ifadesini kullandı.

Başbakan Erdoğan, Baykal ile görüşmenin hangi tarihte yapılacağına ilişkin soruya da "Açıklayacağız" yanıtını verdi.

Konseyde gündeme gelecek konular

"Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan ve ülkemizi tehdit eden PKK terörü de Stratejik İşbirliği Konseyi kapsamında ele alacağımız önemli konu başlıklarından biri olacaktır" diyen Erdoğan, "Terörle mücadelede etkin sonuç alınmasını sağlayacak tedbirleri uygulamaya koyduğumuz süreç çerçevesinde Irak hükümetinin somut ve kuvvetli işbirliğini ve desteğini beklediğimizi Irak'taki temaslarımızda gündeme getireceğiz. Kaldı ki bu güne kadar yaptığımız çalışmalarda bu konuda Irak merkezi hükümeti olumlu yaklaşımını sürekli ortaya koymuştur ve bunu da çok açık net göstermiştir" diye konuştu.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çalışmalarından ayrı olarak kendisinin Irak Başbakanı Nuri el Maliki, Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve yardımcıları Tarık Haşimi, Adil Abdülmehdi ve Meclis Başkanı Ayad el Samarrayi ile ikili görüşmeleri olacağını bildiren Erdoğan, görüşmelerde Irak'taki son durum ve bölgedeki gelişmeleri ele alacaklarını da anlattı.