Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Haluk Selvi, Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin ABD'nin bölgedeki stratejik ortaklarını bir araya getirdiğini savundu. Protokollerin ''iyi niyetler üzerine inşa edilmesi'' gerektiğini kaydeden Selvi, ''ancak uluslararası ilişkilerde bu iyi niyetlerin ne kadar sonuç vereceğini zamanın göstereceğini'' söyledi.

Selvi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, imzalanan protokollerde beklentilerin farklı olmakla beraber, esas amacın iki tarafın kazanması ilkesine dayandığını belirtti. Protokollerin önemini anlayabilmek için iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihine bakmanın yeterli olacağını ifade eden Selvi, protokollerin imzalanmasıyla ABD'nin istediğinin olduğunu savundu.

Doç. Dr. Selvi, İsviçre, ABD, Rusya ve Fransa'nın dışişleri bakanlarının yanı sıra AB yetkililerinin katılımıyla imzalanan protokollerin iki ülkenin meclisinden geçmesi durumunda olabilecekleri şöyle sıraladı:

''Eğer protokoller başarıyla uygulanabilirse, 1993 yılından beri kapalı olan Türkiye-Ermenistan sınırı ve donmuş olan ilişkiler çözülecek, sınırlar açılacak ve her iki ülke diplomatik temsilci atayacak. Türkiye ile Ermenistan, ilişkilerinde eşitliğe, egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve sınırların dokunulmazlığına saygılı olacak. Her iki ülke terörün her türüne karşı işbirliği içerisinde olacak, iyi komşuluk ilişkilerini başlatarak birbirlerinin aleyhine çalışmayacak. Her iki ülkenin diplomatik ve uzmanlar seviyesinde temsilcilerinin katılacağı iki ülke sorunlarını ele alacak bir komisyon kurulacak.''

Protokollerle Türkiye'nin, yıllardır baskı konusu olan ''Ermenistan sınırlarının açılmasına'' ilişkin Avrupa ve ABD'nin taleplerini yerine getirerek, elindeki en büyük siyasi baskı unsurunu kaybetmiş olacağını savunan Selvi, buna karşılık Ermenistan'ın sınırlarını kabul etmesini ve bir tarih komisyonunun kurulmasını sağlamış olduğunu belirtti.

Selvi, şunları söyledi:

''Bu haliyle Ermenistan'ın isteği, sınırların açılmasıyla peşin kabul görürken Türkiye, Ermenileri hayali toprak taleplerinden vazgeçirip sonucunun nasıl olacağı belli olmayan ve Ermenilerin hiç de razı olmayacakları komisyon çalışmalarına bel bağlıyor. Üstelik bu komisyonun çalışmalarının tam olarak neyi ele alacağı da protokollerde belirlenmemiştir, çalışma süresi ve sonucun ne zaman alınacağı da belirsizdir.''
Bütün olumsuzluklara rağmen protokollerden elde edilecek sonuçların, hem taraflar, hem de katılımcılar açısından önemli bir milat olacağını ifade eden Selvi, ''Donmuş olan uluslararası sorunları çözüme götürmek konusunda istekli olan Türk Hükümeti (Kıbrıs'ta olduğu gibi) bu konudaki samimiyetini Azerbaycan'ı yalnız bırakma pahasına, belki de Kafkasya'daki problemleri de çözmek umuduyla göstermiştir. Ermenistan ise Taşnakların ve diaspora Ermenilerinin baskısı altında aynı yükü hissetmektedir'' diye konuştu.

ABD'deki en büyük Ermeni lobisi Amerikan Ermeni Ulusal Komitesinin,(ANCA) yaptığı açıklamayla, ABD Başkanı Barack Obama'nın kendilerini aldattığını ve sözlerinde durmadığını iddia ederek, protokollerdeki Amerika baskısına dikkat çektiğini de hatırlattı.
Selvi, şunları kaydetti:

''ABD, İran ile yakın ilişkiler içerisindeki Ermenistan'ı Türkiye'ye yönlendirirken bölgede stratejik ortaklarını bir araya getirmiştir. Kurulması planlanan işbirliği ile Avrupa ülkeleri Kafkasya'daki enerji kaynaklarını daha ekonomik kullanabilecek, topraklarındaki Ermeni lobilerinin baskılarını hafifletmiş olacaklardır. Bütün bu sonuçlar göz önüne alındığında protokollerin iyi niyetler üzerine inşa edilmesi gerektiği görülmektedir. Ancak uluslararası ilişkilerde bu iyi niyetler ne kadar sonuç verir, bunu zaman gösterecektir.''

AA