Uluslararası televizyon kanalı CNBC'ye konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bölgede nükleer silah istemediğini yineleyerek, "Ama sadece İran'a odaklanmamalıyız. ABD'ye yaptığım son gezide 'Niçin İsrail'den de söz etmiyoruz, dedim" açıklamasında bulundu.

Uluslararası toplumla İran arasında, nükleer silahlar ve kitle imha silahları konusunda yaşanan ihtilaf hakkındaki bir soru üzerine Türkiye ile İran arasında yüzlerce yıla dayanan dostluk, ortak sınırlar ve paylaşılan ortak değerler bulunduğunu belirten Erdoğan, "Ancak İran'ın nükleer silahları ve kitle imha silahları konusunda yürütülen görüşmelere gelince biz ister İran, ister İsrail ister başka bir ülke olsun bölgemizde nükleer silahlar istemiyoruz" dedi.

Erdoğan, "Sadece İran'a odaklanmamalıyız. ABD'ye yaptığım son gezide 'Niçin İsrail'den de söz etmiyoruz. Onların da nükleer silahları var ve Gazze'deki çatışmalarda fosfor bombaları kullandılar. Gazze'de 1500 kişi öldü, 5000 kişi yaralandı. Kitle imha silahlarıyla ölenler Gazzeliyse göz yummalı, başka bir yerdeyse, bunu da ön plana mı çıkarmalıyız?' dedim. Bizim için Filistinliler de İsrail ve İsrail'in çıkarları kadar önemli. Biz adil, hakkaniyetli, dürüst ve samimi olunması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Almanya seçimleri ve Türkiye

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin AB üyelik sürecine ve Fransa ile Almanya'nın, bu süreçteki etkileri ile İran'ın nükleer programı hakkında ortaya çıkan ihtilafta Türkiye'nin tavrına ilişkin sorulara cevap verdi.

Almanya'daki seçimin galibi Başbakan Angela Merkel'in kurmayı planladığı koalisyon hükümetinin, Türkiye-Almanya ilişkilerinde bir değişikliğe yol açmayacağını ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sürecin daha önce olduğu gibi devam edeceğine inandığını belirtti.

Erdoğan, "Merkel'in yeni koalisyon hükümeti, Türkiye-Almanya ilişkilerinde bir değişikliğe yol açmayacak. Ülkeler ve liderler birbirlerini tanıyor. İlişkiler aynı şekilde yürüyecek. Farklılık olacağını sanmıyorum" diye konuştu.

Almanya'da 3 milyon Türk vatandaşının, 700 bin Alman vatandaşı Türkün bulunduğunu, ayrıca Alman Federal parlamentosunda 5 Türkün yeraldığını hatırlatan Erdoğan, bütün bunların iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinde çok önemli olacağı görüşünü dile getirdi.

Fransa'nın tavrı


Fransa'nın, Türkiye'nin AB üyeliği konusuna yaklaşımıyla ilgili görüşlerini de aktaran Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda daha önce de zorluklar yaşandığını hatırlatarak, Fransa'nın yaklaşımında, özellikle bu ülkedeki seçimden sonra farklılıklar olabileceğine işaret etti.

Türkiye'nin AB ile üyelik sürecine başladığı 1959 yılından beri 50 yıl içinde pek çok ertelemelerin ardından sonunda katılım müzakerelerine başladığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin AB üyelik hedefinden vazgeçmek gibi bir düşüncesinin bulunmadığını belirtti.

AB ülkelerinin ve bu ülkelerin liderlerinin Türkiye'yi almak istememeleri ve katılım müzakerelerini son erdirmek istemelerinin ise ayrı bir konu olduğunu kaydeden Erdoğan, "Eğer böyle bir şey olursa o zaman bu konudaki tavrımızı düşünürüz. Ancak şu an AB üyeliği üzerindeki yolumuza devam ediyoruz" dedi.