Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Kıbrıs sorununu çözebilmek için Yunanistan'ı zorlamaya devam edeceklerini" söyledi.

Davutoğlu, İspanya'nın El Pais gazetesinde yayımlanan demecinde, Kıbrıs ile ilgili bir soru üzerine, "Güney Kıbrıs ile tek sorunun limanlar olarak gözüktüğünü, ancak bunun doğru olmadığını" belirtti.

AB'nin 2004 yılında Güney Kıbrıs'ı üye yaparak, komşularıyla ve içte meselelerini çözmeyen bir ülkenin Birliğe kabul edilemeyeceği kuralını ihlal ettiğini kaydeden Davutoğlu, "2004 yılında Kıbrıslı Türkler (dönemin BM Genel Sekreteri) Kofi Annan'ın barış planını kabul etti. Kıbrıslı Rumlar ise reddetti ve buna rağmen AB'ye kabul edildiler. Neden AB onlara 'Barış planını kabul edin' demedi? Kıbrıs sorununu çözebilmek için Yunanistan'ı zorlamaya devam edeceğiz" dedi.

Yunanistan'daki genel seçimlerde sosyalistlerin olası başarısına ilişkin bir soru üzerine Davutoğlu, "Yunanistan ile mükemmel ilişkilerimiz var. 10 yıl önceki ortamda bu düşünülemezdi. Zorluklar yaşasak da ilişkilerin iyi şekilde devam edeceğine eminiz" ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin AB'ye üye olmasının 2015 yılına kadar uzaması halinde "bunun hem Türkiye, hem de AB için çok geç olabileceğini" vurguladi.

{jumi [google/code.html]}

Lizbon Antlaşması'nı henüz onaylamayan Çek Cumhuriyeti'nin bir sorun çıkarmayacağına inandığını belirten Davutoğlu, "Lizbon Antlaşması, AB'nin daha fazla etkili olması için yapıldı. 2005 yılında AB, Türkiye ile müzakere sürecini başlattığında şart koymadı. Antlaşmalar, yerine getirilmek içindir" diye konuştu.

Davutoğlu, "Türkiye'nin nükleer silaha sahip bir İran'ı kabul edip etmeyeceğine" dair bir soruyu şöyle yanıtladı:

"Nükleer enerji tüm ülkelerin hakkıdır. İran, barışçıl kullanım için buna sahip olabilir ve bunu Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile anlaşma içinde yapmalı. Türkiye, nükleersiz bir bölge istiyor ve İran bomba üretmek amacında olmadığını söylüyor. Bir anlaşmazlık anında ilk çözüm diplomasi olmalıdır, eğer başarılı olunmazsa daha fazla diplomasi ve bu da başarılmazsa yine daha fazla diplomasi olmalıdır. Askeri müdahale olmamalıdır, yaptırım da olmamalıdır. Cezaların bir araç olamayacağını söylemiyorum, ama halka ve komşulara da zarar verirler."

AA