H. Nazan Işık - New York

Tribeca Film Festivali bu yıl 36 ülkeden kimi belgesel, kimi kurmaca 85 uzun metrajlı ve 46 kısa metrajlı film göstererek film severlere bir ziyafet daha verdi.  Her seyirciye, her zevke, her ihtiyaca seslenecek film vardı festivalde:  Komedi, drama, hiciv, spor, müzik, korku, deneysel, fantazi….

Seyirciyi düşünmeye, eğer ilgisini çekiyorsa o konu kakkında daha çok öğrenmeye motive edecek kadar ilginç, eğlendirici, güçlü, göz açıcı olan belgesellerden bazılarından bahsetmekte yarar var.

GARAPA (2008): 

                                                                                                       Tribeca Film Festival

“Birleşmiş Milletler’in verilerine göre bugün dünyada 910 milyon insan kronik açlık problemi ile yaşamaktadır.  “Garapa” devamlı açlıkla yüzyüze olmanın nasıl olduğuna dair bir belgeseldir” diyen yönetmen José Padilha, Brazilya’da üç fakir aileyi takip ederek onların günlük yaşamlarını dile getirir.

“Tropa de Elite / Elite Squad” filmiyle 2008 Berlin Film Festivali’nde “Golden Bear” ödülünü olan José Padilha “Çocukların hemen hemen ana besin maddesi olan Garapa, şekerli sudan başka birşey değil.  Şekerli su demek yüksek kalori demek, yüksek kaloride enerji demek” diyerek devam eder  “ama, garapanın besin değeri de ayrı bir sorun”

Müzik yerine sadece varolan sesi kaydetmeyi, zoom mercek yerine sadece bir mercek ve siyah&beyaz film kullanmayı sevdiğini söyleyen yönetmen “Sosyal konuyu işleyen birtek film soruna hiçbir çözüm getirmez ama, birkaç film iyi yönde değişiklik yaratır” der.

MUSTANG – Journey of Transformation (2009) 

                                                                                                         Tribeca Film Festival

Yönetmen Will Parrinello, kısa metrajlı belgesel filmi “Mustang” ile 15inci asırdaki Tibet kültürünü, Tibet’in kutsal yerlerini restore ederek kurtarmaya yönelik  çabaları filme almış.

Aktör Richard Gere’in seslendirdiği filmde Tibet ile Nepal arasında yer alan“Himalayan Kingdom of Mustang”ın siyasi açıdan Nepal’in parçası olmasına rağmen coğrafi ve kültürel açıdan Tibetli olduğuna ve tarihi geçmişini anlatarak kültürünün 18 inci asırdan itibaren kaybolmaya başladığa, özellikle 1950 lerde Çin’in Tibet’i işgali ile dahada zedelendiğine değinilmiş.  Kültürü devam ettirmek amacıyla, manastırların ve dolayısıyla sanat eserlerinin restore edilmesine yönelik yardımlar belgelenmiş  Dalai Lama, Mustang Kralı, ve yetkili sanat restoratörü Luigi Fieni’de filmde konuşanlar arasında.

YODOK STORIES (2008)

                                                                Tribeca Film Festival

Yodok,  Kuzey Kore’deki toplama kamplarının bulunduğu yerlerden birinin adı.  Bugün 200.000 den fazla kadın, erkek ve çocuğun bu kamplarda tutuklu oldukları, çeşitli işkencelere ve ölüm cezalarına hedef oldukları söyleniyor.  Çok az kişi bu kamplardan sağ çıkmayı becermiş,

Polanyalı yönetmen Andrzej Fidyk “Yodok Stories” belgeseli ile Kuzey Kore’ den Güney Kore’ye kaçan 36 yaşındaki müzikal tiyatro yönetmeni Jung Sung San ile birleşerek kamplarda uygulanan işlemler bir musikal ile anlatır.  Müzikalde dokuz eski kamp üyesinin hikayeleri, tecrübeleri, acıları önce mülakatlarla seyirciye verilir ve sonra da sahnede dile getirilir.

Hiçbir zaman müzikali baştan sona görmeyiz ama,parça parça hikayeleri dinleyip onların sahneye konuşunu görmek, oyunun tamamını görmekten daha ilginç.

FIXER; The Taking of Ajmal Naqshbandi (2008)

                                                                                                   Tribeca Film Festival

Yönetmen Ian Olds, Afganistan’ da “fixer”lar (yabancı gazetecilere yardım eden, tercumanlık yapan, gerekli insanlarla tanıştıran, röportajları ayarlayan yerel, bir nevi gazeteciler) hakkında bir film yapmak için Afganistan’ a gider.  Amerikan gazetecisi Chistian Parenti ile en iyi fixer diye bilinen Ajmal Naqshbandi’yi takip eder, onları filme alır.  Altı ay sonra beklenmedik bir olay olur.  Ajmal ve yeni müşterisi,Italyan gazeteci Daniele Mastrogiacomo ve şoför Taliban tarafından kaçırılırlar.  Taliban onların serbest bırakılmasına karşılık isteklerde bulunur.  Cevap alamayınca şoförü öldürürler.  Yabancı

hükümetler, özellikle Italyan Hükümeti görüşmelere, pazarlığa başlar.  Mastrogiacomo, beş Taliban mahkumuna değiş tokuş olarak serbest bırakılır.  Ama Ajmal tutuklu kalır.  Taliban, Ajmal’a karşılık gene pazarlığa başlar, ama sonuçta Ajmal’de başı kesilerek öldürülür.  Bu sonuç Afgan halkı arasında “Bir yabancının hayatı bir Afgan’ ın hayatından daha mı önemli” sorusunun yükselmesine sebep olur.

Yönetmene festivale  “en iyi belgesel film yönetmeni” ödülünü kazandıran “FIXER: The Taking of Ajmal Naqshbandi”  görülmesi gereken bir film.

RACING DREAMS (2009)

                                                                                                          Tribeca Film festival

Marshall Curry’ nin filmi “Rasing Dreams” birbirinden geldikleri sosyal sınıf, ekonomik sınıf ve davranış açısından çok farklı 12-13 yaşındaki üç çocuğun paylaştığı ortak rüya:  Annabeth Barnes, Josh Hobson, ve Brandon Warren go kart sürücüsü ve amaçları World Karting Association (WKA)’ ın ulusal şampiyonluğunu kazanmak. ve NASCAR yarışcısı olmak.

Güzel ve cazip Annabeth “ Daytona 500 ‘ı kazanan ilk kız olmak “ istiyor.  Ve aynı zamanda kendisinin geliştiğinin ve etrafındaki oğlanların da farkında.  Josh rüyasına daha fokus olan, mikrofon karşısında nasıl mülakat vereceğini, NASCAR pro’larının yarış sitillerini çalışan ve nasıl para yükselteceğine ağırlık veren bir çocuk.  Brandon’ un durumu biraz daha farklı.  Büyük annesi ve büyük babası tarafından yetiştirilen, .öbürleri kadar parası olmayan iyi yarışcı….Bu gerçek Brandon’ın rüyasına erişmesini ne kadar etkiler?

Film Festivalde “En Íyi Uzun metrajlı belgesel Film Ödülü”  ve “Íkinci derece Heineken Seyirci Ödülü” kazanarak büyük ilgi gördü. 

Bunlar Festivalde gösterilen belgesellerden sadece birkaç tanesi.  Bazı filmler HBO, PBS tarafından gösterilmek üzere anlaşmalara vardılar bile.

 

 

H. Nazan Işık
hnazaisik@turkishny.com