Bilindiği gibi bir süre önce Türk - Amerikan Toplumu liderlerinden Ali Çınar, yapılacak seçimlerde Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Bu açıklama kimse için sürpriz olmadığı gibi, tartışmalı bir yanı da bulunmuyor. Yıllardır gözlemim altında olan ABD Türkleri ve ilgili konuları çerçevesinden baktığımda, Amerika toplumu nezdinde temsil gücü olan az sayıda dernek olduğunu, az sayıda derneğin değer üretebilen seviyede olduğunudur.
Özellikle son iki yıldır daha etkili çalışmalar yürüten dernekler Amerikalılara görünürlük sağlama yolunda mesafe almış durumdalar. Türk dernekleri açısından gerek ABD gerekse Avrupa’da yanılgıya düşülen nokta, “küçük olsun benim derneğim olsun, ben yöneteyim” türünden çok sayıda dernek, vakıf, hemşehri dernekleri vs açmış olmalarıdır. Oysa etkin gücü, güçlü lideri ve güçlü kadrosu olmayan bir derneğin veya federasyonun Türk toplumu adına nasıl temsil gücü oluşturacağı da tartışmalı hale gelmektedir.
Yıllardır ABD’deki Türk toplumu için özveri ile yoğun çaba içinde olan Ali Çınar’ın TADF Başkanı olması için pek çok neden bulunuyor;

*Seçkin eğitim ve iş hayatının yanı sıra, Amerika'daki Türk Toplumu'nun ilk ve en köklü çatı kurulusu olan Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu bünyesinde yıllar içinde birçok farklı görevde bulunmuş olması,
*Çok sayıda dernek ve değerli toplum üyelerinin güven duyacağı bir insan olması,
*Kişisel olarak ve yer aldığı dernekler içinde yıllardır yaptığı hizmetleri, TADF içinde yürüterek taçlandırabilecek,
* TADF’nin yıllardır ihtiyacı olan güçlü, temsil gücü yüksek, aktif, farklılık yaratan, birleştirici, vasatlıktan uzak kadro ile çalışan, Türk toplumu adına layıkıyla faaliyetler yürütebilecek,
*Amerika'daki Türk toplumunu hedef alan sosyal ve eğitimsel çalışmaları gerçekleştirebilecek,
*Amerikan medyası ile olan ilişkilerin geliştirilmesi, derneklerin birçok etkinlik ve çalışmasına öncülük ve destek sağlayabilecek,
*Kurumlara, üniversitelere, akademisyenlere, iş adamlarına ve öğrencilere yönelik bilgilendirme toplantıları panelleri organizasyonları düzenleyebilecek,
*Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nun maddi konularda eleştiri almayacak çerçevede güven duyulacak bir kurum haline getirebilecek,
*Federasyon'un markalaşması sağlayabilecek,
*Farklılık yaratacak projeler ve etkinlikler yapabilecek,
*Güçlü, genç, dinamik, işten kaçmayan, “benden olan anlayışından uzak”, Dış Türkler ve ABD’deki Türklerin sorunlarını bilerek çözüm üretmeyi sağlayabilecek,
*Türkiye’de Hükümet ve ilgili bakanlıklarda sorun çözücü arabuluculuk sağlayacak,
*Amerika’da ve Türkiye’deki STK’lar ile uyumlu ve üretken bağlar kurabilecek,
*Türk Amerika Dostluk Grubunu artırma yolunda etkin çalışmalar yürütecek, Washington DC’de etkin olabilecek,
* Türk toplumunu temsil eden kişiler, kendi zihinlerinde sabitlenmiş, ilk verilen - gösterilene göre koşullanmış bir anlayışı yansıtan değil, Amerika toplumuyla bütünleşen kendini yenileyebilen dinamiklerle hareket edebilecek bir yaklaşım ve ekiple çalışmalıdır. Bu yaklaşımı sergileyecek,
*"Türk'ün Türk’e propagandasının önüne geçecek” çalışmaları yürütüp planlayabilecek, bir kişi olarak Ali Çınar’ın TADF Başkanı olduğu takdirde, farklı bir Federasyon yapısını aktif hale getireceğini ve farklılık ortaya çıkacağını düşünmekteyim.

Ali Çınar veya seçilecek kişiden bu görevleri yerine getirmesi beklenirken, Türk toplumunun yetişmiş bilgili, saygın isimlerinin de görevden, sorumluluktan kaçmayarak destek vermesi ve “nasılsa birileri bir yerde bir şeyler yapıyor” veya tam tersi yaklaşımla “nasılsa yapılan doğru dürüst bir şey yok!.” yaklaşımın terk edilmesinin de vakti çoktan geçmiştir. Sorumluluktan kaçan iyi eğitimli, Amerika toplumuyla bütünleşebilen başarılı Türklerin oturdukları yerden sadece sitem etme yaklaşımı da bu vesileyle eleştirmeden geçemeyeceğim.
Aslında, Ali Çınar yıllardır yukarıda sıraladığım bütün rolleri yerine getirmekte yoğun çaba göstermiş, önemli başarılara imza atmıştır. Bu olması gereken, olmasını dilediğimiz nitelikler ve çalışmalar Ali Çınar ismi ile bütünleşmiştir. Hatta hatırlatmak gerekir ki, Türk toplumunun yıllardır vaktinin büyük kısmını Türk toplumunu iyi temsil için harcayan Ali Çınar’a vefa borcu bulunmaktadır. Değerli arkadaşımıza başarılar diliyor, bir akademisyen, aktivist ve resmi görevlerim paralelliğinde yapabileceklerimle şahsi desteğimi hatırlatmak istiyorum.
Göknur AKÇADAĞ-TurkishNY.com




