Boston'lı yatırımcı Robert Hildreth neredeyse 20 yıldır kendi eyaletindeki göçmenlere hizmet veren grupları destekliyor. Geçen yıl federallerin New Bedford, Mass.’teki giyecek fabrikasına baskın yapmasından ve işçilerin kendilerine yardım etmeye çalışan toplumsal organizasyonların binlerce kilometre uzağındaki Texas’taki gözaltı merkezlerine transfer edilmeye başlanılmasından sonra Hildreth çabucak mütevazi teklifini ortaya attı.

57 yaşındaki multimilyoner bir röportaj sırasında kendi sözlerini anımsayarak“Avukatlara eğer birileri için kefalet parasına ihtiyacınız olursa, bundan haberim olsun dedim. Yaptığım şeyin böyle büyük sonuçlar doğurabileceği hakkında hiçbir fikrim yoktu” dedi.

Birkaç hafta içerisinde, Hildreth gözaltındaki 40 göçmenin kefalet ücretlerini ödedi ve ulusal kefalet yardımı programı adında bir kampanya başlatarak bu fona kendi cebinden 116.800 dolar destek verdi. Göçmen avukatları bu fonun 600 işçinin tutuklandığı 25 Ağustosta Laurel, Miss.’deki tesislere yapılan baskın gibi, hükümetin işyerlerine yaptığı baskınların artışına karşı stratejik bir tepki olduğunu söylüyorlar.

Ulusal Göçmen Kefalet Yardımı Fonu şimdiden 300.000 dolar bağış topladı ve 6 işyeri baskınında göz altına alınmış 90 işçinin kefaletle serbest bırakılmasını sağladı. Bunların arasında Haziran ayında Annapolis’teki boyama şirketine yapılan baskında tutuklanan 46 işçiden 10 tanesi de mevcut.

Missisipi baskınından günler önce, federallerin bölgedeki yoğunluğu baskın hakkında sinyaller vermeye başlamışken, kefalet yardımı fonu temsilcileri bölgedeki göçmen avukatlarıyla kontakt halindeydi. Fonun hesabında göz altına alınan göçmenlerin kefalet ücretini ödemek üzere en azından 150.000 dolar var ve bu rakam artırılmaya çalışılıyor.

Ulusal Avukatlar Birliğinin Ulusal Göçmen Projesi yardımcı direktörü ve kefalet yardımı fonunun yönetici komite üyesi Paromita Shah, “Bu tamda fon için bizim hayal ettiğimiz şeydi. Bunun yapılan baskınları sona erdireceğini sanmıyorum fakat fonun bir çok insan için çok şeyi değiştireceği hakkında iyimserim” dedi.

Ülkedeki 8 milyon kayıt dışı göçmen göz önünde bulundurulduğunda, tutuklanan göçmenlerin oranı küçük bir yüzdeye denk gelebilir fakat son aylarda yapılan tutuklamaların sayısında oldukça keskin bir yükseliş yaşandı.

Suç işleyen zanlıların hükümet tarafından sağlanan bir avukat’a sahip olma hakları bulunuyorken, kayıt dışı göçmenlerin, avukat ücretini kendileri karşılayamadıkları takdirde böyle bir hakları bulunmuyor. Ve ailelerinden çok uzaktaki göz altı tesislerine nakil edildiklerinde ise bir avukat bulmaları daha da zorlaşıyor. Kendilerine öğüt verecek bir avukatları olmadan, sınır dışı edilme ile ilgili geçerli bir savunmaları olup olamayacağını bilmeyen kayıt dışı göçmenler çoğunlukla sınır dışı edilmeye kolaylıkla razı oluyorlar.