Katrina kasırgasından sonra New Orleans’ı yeniden inşa etmekte olan birçok illegal göçmen Gustav kasırgası vurmasına rağmen bulundukları yerleri terk etmiyorlar çünkü otobüs ve trenleri düzenleyen acil durum yetkilileri tarafından tutuklanacaklarından endişe ediyorlar. Kasırgadan yanındaki 7 kişi ile birlikte sağ salim çıkan 21 yaşındaki Honduras’lı illegal göçmen Carlos Mendoza, “Katrina kasırgası sırasında insanların öldüğünü biliyoruz, fakat burada kalmaktan başka bir seçeneğimiz yok” dedi. Günlük işçilerin toplandığı sokak köşesine yakın olan bir daireye sığınıyorlar.

Mendoza, “Birçoğumuz, sanırım yüzde ellimiz, korktuğumuz için burada kaldık” dedi. Yetkililer bölge sakinlerini trenlerle ve otobüslerle tahliye etmeyi teklif ettiler ve illegal göçmenleri tespit etmeyeceklerine dair söz verdiler. Fakat tutuklanma ve sınır dışı edilme korkusu Mendoza ve kayıtlı olmayan onun gibi birçok kişiyi bu bedava yolculuğu kabul etme konusunda şüpheye düşürdü.

Göçmen hakları grupları şehrin yaklaşık 30.000 kadar illegal göçmene ev sahipliği yaptığını tahmin ediyorlar. Bunlardan ne kadarının şehirde kaldığını kimse bilmiyor. New Orleans’taki Latin kökenli nüfus Amerika’daki diğer büyük şehirlerle karşılaştırıldığında küçük kalıyor. Ama bu nüfus Katrina kasırgası şehri harap etmeden önce neredeyse yok gibiydi. Oluşan inşaat piyasası özellikle Meksika ve Orta Amerika’dan günlük işçi olarak çalışan binlerce illegal göçmeni bölgeye çekti. İşler Katrina kasırgasının hemen sonrasında olduğu gibi bol değil. Ama iş bulmanın kolay olduğu zamanlarda bile kazandıkları para göçmenlerin kasırgadan kaçmak için bir araba almalarına ya da kasırgadan kendi imkânlarıyla uzaklaşabilmelerine yetecek miktarda değildi.

Hükümetin illegal göçmenlere yaptığı baskılar günlük işçileri seyahat etme konusunda çekingen kılıyor. Gündelik İş Organizasyon Ağı yöneticisi Pablo Alvarado, “Kayıt dışı işçiler için etrafta dolaşmak çok zor bir hale geldi” dedi.

Şehir bazı adımları kolaylaştırmak adına çaba gösterdi; tahliye anonsları İspanyolca yapıldı ve şehrin 311 servisinde İspanyolca konuşan operatörler var. Şehir sözcüsü James Ross, “İngilizce yaptığımız her eylemi, İspanyolca da yapmaya çalıştık” dedi. New Orleans İşçi Merkezi’nde gündelik iş düzenleyicisi olarak çalışan Jacinta Gonzalez, “Fakat mesaj son yıllardaki göçmen baskınları hakkında tecrübeleri olan bazı Latin kökenli topluluklara ulaşmadı” dedi.

Gonzales, “Buna 311 servisinde karşılaşılan zorlukları da ekleyin. Birçok işçi hatta bağlandıktan sonra İspanyolca bilen bir operatör için 30 dakika kadar telefonda tutulduklarından şikayet ediyor” dedi.

Gonzales, “Ve illegal göçmenler tahliye edilmek için kayıt olmaları gerektiğini öğrendiklerinde, işler daha da savunulmaz hale geldi” dedi. Tahliye planı tahliye edilen insanların bileklerine gerektiğinde bilgilerin bilgisayara geçilebilmesi için kimliklerinin yazılı olacağı bileklikler takılmasını içeriyordu.