Amerikalı yetkililerin, Yabancı Yolsuzluk Uygulamaları Yasası’nın yürürlük kapsamını genişletmesinin ardından, başka ülkelerde rüşvet ve yolsuzluğa karışan çokuluslu şirketlere baskı arttı. Yasa, büyük şirketlerin başka ülkelerde karıştığı rüşvet olaylarını inceleme altına alıyor. Yabancı güvenlik daireleriyle yakın eşgüdüm içinde yürütülen bu soruşturmalar, hem Amerikan, hem de yabancı kökenli büyük uluslararası şirketleri kapsıyor. Son iki yıldır yasayı uygulamakla yükümlü kurumlar Adalet Bakanlığı ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, yabancı yetkililerle işbirliği içinde sekiz çokuluslu şirkete karşı harekete geçti. Adalet Bakanlığı’na göre bu rakam, daha önce bu yasa kapsamında açılan davaların tümünün toplamından fazla.

2016’dan önce bu kapsamda açılmış yalnızca iki dava vardı. Ancak son yıllarda daha çok ülkenin yabancı rüşvet karşıtı yasaları yürürlüğe koyması ve uluslararası yetkililer arasında işbirliğinin artmasıyla davaların sayısı da arttı.

Kongre, Yabancı Yolsuzluk Uygulamaları Yasası’nı 1977 yılında Amerikalı şirketlerin yabancı yetkililere, iş bağlamak için milyonlarca dolar rüşvet verdiğinin ortaya çıkmasının ardından kabul etmişti. Yasada daha sonra yeni düzenlemeler yapıldı ve Adalet Bakanlığı ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na, Amerika’da şubesi bulunan ya da borsalarında işlem yapan yabancı şirketlerle ilgili olarak harekete geçme konusunda geniş yetki tanındı.

Başkan Donald Trump göreve gelmeden önce "korkunç bir yasa" sözleriyle eleştirdiği yasanın Amerikan şirketlerinin yurtdışında rekabet etmesini zorlaştırdığını söylüyordu. Bundan dolayı daTrump yönetiminin yasayı geri plana atacağı sanılıyordu.

Ancak öyle olmadı. Yasanın uygulaması geçen yılın ilk yarısında yavaşlarken son altı ayında hız kazandı. Toplam 11 şirket, geçen yıl yolsuzluk suçlamaları yüzünden yaklaşık 2 milyar dolar ceza ödedi.

Yabancı yolsuzluklarla ilgili sınır ötesi soruşturmalar ve yargılamalar yeni değil. Ancak çok sayıda ülkenin artan baskılar nedeniyle benzer yasalar çıkarılmasıyla sayı son yıllarda arttı. İngiltere 2010, Brezilya 2014, Hollanda 2015, Fransa ve Meksika da 2017’de benzer yasaları yürürlüğe koydu.

Adalet Bakanlığı’ndan adını vermeyen bir yetkili, bakanlığın ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun rüşvetle mücadele konusunda yabancı ülkelere büyük baskı yaptığını ve bunun başarıyla sonuçlandığını söyledi.

Böylece geçen yıl dört büyük çokuluslu şirkete dava açıldı. Altı ülkede açılan davalarda çok sayıda ülke de işbirliği yaptı.

Ocak ayında İngiliz Rolls Royce grubu Amerikalı, İngiliz ve Brezilyalı yetkililere ondan fazla ülkede gizli bilgi karşılığında rüşvet verdikleri gerekçesiyle 800 milyon dolar ceza ödedi.

Eylül ayında merkezi Stockholm'daki telekomünikasyon firması Telia Company AB; Özbekistan’ın eski cumhurbaşkanının kızı Gulnara Kerimova’ya haksız şekilde karlı ihaleler kazanmak için rüşvet verdiği gerekçesiyle Amerikalı, İsveçli ve Hollandalı yetkililere 965 dolarlık rekor ceza ödemeye mahkum edildi.

Kasım ayında Hollandalı petrol şirketi SBM Offshore N.V. Hollandalı, Brezilyalı ve Amerikalı yetkililere Angola, Brezilya, Ekvador Ginesi, Irak ve Kazakistan’da yasa dışı ödeme yaptığı gerekçesiyle 475 milyon dolar ceza ödedi.

Aralık’ta merkezi Singapur'daki Keppel Offshore and Marine şirketi Singapurlu, Amerikalı ve Brezilyalı yetkililere rüşvet suçlamaları nedeniyle 422 milyon dolar ceza ödemek zorunda kaldı.

Davaların her birinde farklı ülkelerden yetkililer işbirliği içinde çalıştı.

Yetkililere göre son beş yılda yabancıların yolsuzluk soruşturmaları için kanıt ve bilgi talebi yüzde 147 oranında; Amerika’nın benzer talebi de yüzde 75 oranında arttı.

Yolsuzlukla mücadeleyle ilgili uluslararası eğilim, çok uluslu şirketler için risk getirdi. Şirketler hakkında birçok ülkede farklı dava açılabildiği gibi, ağır para cezalarına da çarptırılıyorlar.