Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şimdi İstanbul'da Atatürk Kültür Merkezinin olduğu yeri yıkıyoruz ve oraya daha büyüğünü, çok çok farklı çok çok modern bir mimariyle, 2019'un sonuna kadar orada biz bir opera binasını İstanbul'umuza kazandırmış olacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki 3. Turizm Şurası'nda, Türkiye'yi bugünlere getiren turizm politikasının artık tıkandığını belirtti.

Türkiyeyi Bugünlere Getiren Turizm Politikası Artık Tıkandı ile ilgili görsel sonucu

Turizm politikasında yeni vizyona, bakış açılarına, yaklaşımlara ihtiyaç bulunduğunun aşikar olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023 hedefleri çerçevesinde, turizm sektörü için de çıta belirlendiğini ifade etti.

Erdoğan, 3. Turizm Şurası'nda ortaya konulacak görüşlerin, yapılacak tartışmaların, geliştirilecek önerilerin büyüyen ve güçlenen Türkiye'nin çok önemli bir unsuru olan turizm sektöründeki hedeflere ulaşmada katkı sağlaması temennisinde bulunarak, Türkiye'nin turizmde zengin arşive sahip olduğunu vurguladı.

Turizm gelirleri

Turizmi hassas bir sektör olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Küresel, bölgesel ve ülkelerle ilgili tüm gelişmeler turizm sektörünü derinden etkilemektedir. Bu gerçeği Türkiye olarak biz son yıllarda çok yakından bizzat yaşamış bir ülkeyiz. Suriye ve Irak merkezli olarak bölgemizde yaşanan gelişmelerle ülkemizdeki terör eylemleri ve darbe girişimi turizmimize çok ciddi bir darbe vurmuştur. 2015'te 40 milyona yaklaşan turist sayımız geçtiğimiz yıl 25 milyona kadar gerilemiştir. Bu yılın ilk sekiz ayında 22 milyon rakamını yakalayarak, dokuz aylık rakamın da 26 milyona çıkması, bizler için ayrıca umut vesilesidir. Demek ki olumlu istikamette gelişiyoruz. Artık sektörün yaşadığı kötü dönemi geride bırakmaya başladık. Bu tablo aynı zamanda Türkiye'nin turizm alanında da kendi kendine yetebilen, aldığı yaraları tedavi edebilen, hemen ayağa kalkıp hedeflerine yürümeyi sürdürebilen güçlü bir ülke olduğuna işaret etmektedir."

Erdoğan, turizm gelirleri konusunda katedilmesi gereken çok mesafe olduğunu belirterek, "Turizmde gelen tüm turist sayısına paralel geliri elde edemiyoruz." diye konuştu. Bununla ilgili konunun da şurada müzakere edilmesinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Turizm gelirlerimizin turist sayısındaki artışa paralel yükselmemesinde sertleşen rekabet şartlarının yanında yaşanan olumsuzlukları telafi etmek için uygulanan düşük fiyat politikasının da etkisi olduğu açıktır. İnşallah diğer alanlarda olduğu gibi turizmde de en kötüsünü artık geride bıraktık. Ekonomiye ve istihdama katkısıyla ülkemiz için vazgeçilmez bir sektör olan turizmde artık yükseliş dönemidir. Devletimiz tüm imkanlarıyla sektörün yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir. Türkiye'nin potansiyeli öyle büyüktür ki ihracatta olduğu gibi turizmde de kaybettiğimiz pazarların katbekat büyükleri hemen bir el uzatımı mesafede bizi beklemektedir."

Adana kebabı, Damal bebeği...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'nin bir açık hava müzesi olmasıyla övünmek elbette hakkımızdır. Ama asıl olan bu zenginliği hakkıyla değerlendirebilmektir. Son yıllarda Anadolu'daki şehirlerimizde bu doğrultuda atılan bazı ümit verici adımlar var. Örneğin, Gaziantep gastronomi alanında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına katılmıştır. Şanlıurfa'nın müzik alanında yaptığı başvuru kabul edilmiştir. Bu da önemli bir gelişme. Pek çok şehrimiz kendileriyle özdeşleşmiş ürünlerine sahip çıkarak coğrafi işaretlerini almaya başlamışlardır. Sahip olduğumuz Malatya kayısısından Adana kebabına, Damal bebeğinden Isparta halısına kadar gerçekten çok zengin güzelliklere önce sahip çıkıp tescillemeli ardından da tüm insanlığın hizmetine sunmalıyız."

"Karşımıza çıkan engeller dikkate alacağımız tecrübedir"

Erdoğan, bu amaçla yapılan çalışmalar sonucunda ülke genelinde tabiat turizmi faaliyetlerine uygun 2 binin üzerinde alan belirlendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Anadolu'nun dört bir yanında değerlendirilmeyi bekleyen bunlar gibi nice tarihi, kültürel, doğal kıymetlerimiz var. İstanbul gibi mücevher değerinde bir şehrin potansiyelini dahi tam olarak kullanabilmiş değiliz. İstanbul ülkemize gelen turist sayısını tek başına ağırlayabilecek bir potansiyele sahip bir şehrimizdir. Bunun yanında İzmir'den Bursa'ya, Hatay'dan Erzurum'a, Konya'ya, Edirne'ye kadar hakkıyla değerlendiremediğimiz nice şehrimiz var. İnşallah turizm politikamızı bu yönde geliştireceğiz. Son dönemde karşımıza çıkan veya çıkartılan engeller bizim için geleceğimizi inşa ederken dikkate alacağımız birer tecrübedir. Turistlerin beklentileri ile elimizdeki imkanları en ideal şekilde bir araya getirdiğimizde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunun olmadığına, olmayacağına inanıyorum."

"Müşterisiz iş motorsuz otomobile benzer." ifadesini kullanan Erdoğan, "Görüntü tamam ama sizi hiçbir yere götüremez. Turizmde de yapmamız gereken elimizdeki üründen önce müşterinin haberdar olmasını sağlamak sonra da bunu en güzel şekilde sunmaktır. Son çeyrek asırdaki tecrübelerimiz, turizmde altyapıdan insan kaynağına kadar her alanda, gerektiğinde sunduğumuz imkanları katlayacak güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Yeter ki şöyle bismillah deyip bir doğrulalım, harekete geçelim, çalışmaya başlayalım. İnanın bana gerisi kolayca gelecektir." değerlendirmesinde bulundu.

"Yalanların en büyük panzehiri hakikatlerdir"

Türkiye'ye yönelik seyahat uyarılarının giderek ciddiyetini kaybettiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Ülkemizi ziyaret eden insanlar burada gördükleri manzara ile kendi devletlerinin uyarılarını, medya kuruluşlarının yayınlarını yan yana getirdiğinde gerçeği çabucak kavrayıveriyorlar. Tabii bu durum bizim hem kurumsal düzeydeki tanıtım çalışmalarımızı hem de fert fert üzerimize düşen sorumlulukları ortadan kaldırmıyor. Hep söylediğim gibi, yalanların en büyük panzehiri hakikatlerdir, onun için biz hakikatleri haykırmaya devam edeceğiz. Biz tüm dünyaya hakikatleri ifade etmenin, göstermenin, anlatmanın gayreti içinde olacağız. Ülkemiz dışında yaşayan ve sayıları 6 milyonu aşan vatandaşımızın her birini gönüllü turizm elçimiz olarak kabul ediyorum. Buna, ülkemizi ziyaretlerinde duyduğu memnuniyetle fahri vatandaşlarımız haline gelen dostlarımızı da eklediğimizde karşımıza devasa bir tanıtım ordusu çıkıyor."

''AKM'nin yerine opera binasını İstanbul'a kazandıracağız''

Turizm Şurasında bu konuların enine boyuna tartışılacağını ve bu vesileyle bir de müjde vermek istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Burası malum Ankara’daki bizim yarı opera binası diyebileceğimiz bir kongre merkezimiz, 2 bin kişilik. Şimdi İstanbul'da Atatürk Kültür Merkezinin olduğu yeri yıkıyoruz ve oraya daha büyüğünü, çok farklı, çok modern bir mimariyle, inşallah pazartesi günü İstanbul'da lansmanını yapacağım ve bu lansmanını yapmak suretiyle de 2019'un sonuna kadar inşallah orada biz bir opera binasını İstanbul'umuza kazandırmış olacağız. Gerçekten proje çok çok güzel ve muhteva itibarıyla bugünkü mevcut projeyle mukayese edilemeyecek derecede zengin, birçok ihtiyaca cevap verecek çok amaçlı ve İstanbul’daki bizim turizm faaliyetlerinde de hakikaten Türkiye'nin bu alandaki gücünü ortaya koyabilecek bir imkan, bir zemin hazırlıyoruz. 2019 sonuna kadar da inşallah onu bitirecek, belki de 2019 seçiminden önceye yetiştireceğiz. İstanbul'umuza, ülkemize şimdiden hayırlı olsun diyoruz."

Erdoğan, başarılı geçmesini temenni ettiği şuranın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, şura için özel hazırlatılan pulu imzaladı. Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a resim dalında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen Selahattin Kara'nın bir eserini takdim etti.

AA