Başbakan Yardımcısı Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla Kalkınma Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, Yeni Orta Vadeli Programı (2018-2020) açıkladı.

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın yanı sıra kamu kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin katılımıyla Kalkınma Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, Yeni Orta Vadeli Programı (2018-2020) açıkladı.

Orta Vadeli Program açıklandı ile ilgili görsel sonucu

Başbakan Yardımcısı Şimşek, 2017 yılına ilişkin göstergelerin yıl genelinde yüzde 5,5 seviyesinde büyüme oranının yakalanabileceğine işaret ettiğini belirterek, "Yeni Orta Vadeli Program (2018-2020) döneminde uygulayacağımız reformlar sayesinde yüzde 5,5 düzeyinde daha dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcılığını artırdığımız bir büyüme patikası hedefliyoruz." dedi.

Bu yıla ilişkin göstergelerin, 2017 genelinde yüzde 5,5 seviyesinde büyüme oranının yakalanabileceğine işaret ettiğini anlatan Şimşek, "Yeni Orta Vadeli Program (2018-2020) döneminde uygulayacağımız reformlar sayesinde yüzde 5,5 düzeyinde daha dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcılığını artırdığımız bir büyüme patikası hedefliyoruz." ifadesini kullandı. 

Şimşek, bu yıl sonunda enflasyonun yüzde 9,5 olacağının öngörüldüğünü dile getirerek, ileriki dönemde enflasyonun hedefle uyumlu patikaya gelene kadar para politikasında sıkı duruşun sürdürülmesinin beklendiğini vurguladı. 

Program döneminde enflasyonun kademeli iyileşerek yüzde 5 seviyesine gerilemesini hedeflediklerinin altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:

"2019 itibarıyla işsizlik oranının yeniden tek haneye düşmesini ve 2020 yılında yüzde 9,6 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz ki bu, güçlü iş gücüne katılım oranı ve çalışma çağı nüfusundaki artışa rağmen sağlanacaktır. 2018-2020 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program sonunda, kişi başı milli gelirimizin 13 bin doları aşacağını tahmin ediyoruz. Bu seviye, bugün itibarıyla Dünya Bankası tanımına göre, üst gelir grubuna çıkmak için belirlenen eşik değerin üzerindedir."   

Şimşek: Ülkemizin ticareti için olumlu bir sinyal

Küresel ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunan Şimşek, 2002-2007 döneminde yüzde 4,8 olan küresel büyümenin kriz sonrasında yavaşlayarak yüzde 3,3'e gerilediğini söyledi. 

Şimşek, bu yıl küresel büyümenin yüzde 3,5 civarında olmasının beklendiğini dile getirerek, büyümenin OVP döneminde ortalama yüzde 3,7 dolayında olmasının öngörüldüğünü ifade etti. 

Göstergelerin, büyümenin bir miktar daha hızlanabileceğine işaret ettiğini belirten Şimşek, "Küresel İmalat Sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi son 75 ayın en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Bu güçlenme küresel üretim ve talebe ilişkin olumlu bir gösterge. Uzun süredir talep koşulları zayıf seyreden en önemli ticaret ortağımız Avro Bölgesi'nde iktisadi faaliyetin bu yıl güçlendiğini, güçlenmeye devam edeceğini görüyoruz. Bu, ülkemizin ticareti için olumlu bir sinyal." diye konuştu.

Şimşek: Gelişmekte olan ülkelere net sermaye akışı pozitife dönebilir

Net sermaye girişleri hakkında da bilgi veren Şimşek, 2010-2013 döneminde gelişmekte olan ülkelere 1,3 trilyon dolar net sermaye girişi gerçekleştiğini, takip eden 4 yılda 1,5 trilyon dolar net sermaye çıkışı yaşandığını hatırlattı.

Şimşek, Çin hariç olmak üzere değerlendirildiğinde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışının son 2 yıldır pozitif seyretmeye başladığını belirterek, "Özellikle 2017 yılında bu trend daha da güçlendi. Çin hariç gelişmekte olan ülkelere 138 milyar dolar net sermaye girişi olması bekleniyor. 2018 yılına dair beklentiler gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışının Çin dahil pozitife dönmesi yönündedir. Bu, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için olumlu bir durum." dedi.   

Şimşek: Cari açığı tekrar indireceğiz

Şimşek, ülkenin cari açık oranının sürdürülebilir düzeyde olduğunu belirterek, "2010 yılı sonunda yüzde 9'lara ulaşan açığın milli gelire oranı, enerji fiyatlarındaki düşüş ve hükümetimizin aldığı tedbirlerle önemli ölçüde iyileşti. Önümüzdeki dönemde daha dengeli büyüme kompozisyonuyla cari açığı sürdürülebilir seviyede tutmak öncelikli amaçlarımızdan bir tanesidir. Cari açık geçen yıl yüzde 4'ün altına düşmüştü. Program dönemi sonunda çok yüksek büyümeye rağmen yüzde 4'ün altına tekrar indirmeyi hedefliyoruz." dedi. 

Enflasyonla mücadelede katedilen mesafeye de dikkati çeken Şimşek, öncelikli hedeflerinin, sürdürülebilir büyüme için kalıcı fiyat istikrarının sağlanması olduğunu dile getirdi. 

Şimşek: Kalıcı düşük seviyelerin yakalanması önceliklerimiz arasındadır

Şimşek, uyguladıkları politikalarla enflasyonda kayda değer düşüş sağlandığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Son 14 yılda ortalama yüzde 9 olan enflasyon, ondan önceki 14 yılda yani 1989-2002 döneminde yüzde 70 düzeyinde artmıştır. Yakın dönemde çifti haneli düzeyleri görmüş olsa da OVP döneminde fiyat istikrarına odaklı para politikasının yanı sıra yapısal alanlarda atılacak eşgüdümlü adımlarla enflayonda kalıcı düşük seviyelerin yakalanması önceliklerimiz arasındadır."

"Türkiye ortalama yüzde 5,6 büyümüştür"

Şimşek, yeni OVP'nin temel amacının, makro ekonomik istikrarın sürdürülmesi, beşeri sermaye ve işgücü kalitesinin arttırılması, iş ve yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi, yüksek katma değerli üretimin yaygınlaştırılması, kamuda kurumsal kalitenin arttırılması yoluyla büyümenin hızlandırılması, istihdamın arttırılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede enflasyonun düşürülmesi, mali disiplinin sürdürülmesi ve cari dengenin iyileştirilmesinin önem arz ettiğine dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

"Türkiye ekonomisi 2016'da karşılaştığı iç ve dış olumsuzluklara rağmen yüzde 3,2 oranında büyümüştür. Aldığımız tedbirlerin etkisiyle 2016'nın son çeyreğinden itibaren ekonomide hızlı bir toparlanma gerçekleşti. 2017'ye ilişkin göstergeler yıl genelinde yüzde 5,5 büyüme oranının yakalanabileceğine işaret etmektedir. Program döneminde de uygulayacağımız reformlar sayesinde yüzde 5,5 düzeyinde daha dengeli, sürdürülebilir ve kapsayıcılığını arttırdığımız bir büyüme politikası hedefliyoruz. Son 14 yılda küresel krize ve birçok iç ve dış şoka, jeopolitik gerginliklere rağmen Türkiye ortalama yüzde 5,6 büyümüştür." 

Söz konusu hedeflerin son derece gerçekçi olduğuna işaret eden Şimşek, "Nihai hedefimiz tabi ki ülkemizin refah seviyesini daha da yükselterek ekonomimizi üst gelir seviyesine taşımaktır. Program dönemi sonunda kişibaşı milli gelirimizin 13 bin doları aşacağını tahmin ediyoruz. Bu seviye bugün itibarıyla Dünya Bankası tanımına göre üst gelir grubuna çıkmak için belirlenen eşik değerin üzerindedir." diye konuştu.

 "Yıl sonu enflasyon yüzde 9,5"

Şimşek, geçen yıl ekonomideki ivme kaybının da etkisiyle işsizlik oranında tedrici bir artış söz konusu olduğunu belirterek, istihdamı arttırmaya yönelik alınan tedbirler ve ekonomik büyümedeki hızlanma sonucunda işsizlik oranında yılbaşından itibaren kademeli bir iyileşme sağlandığını ifade etti. Program dönemi boyunca bu eğilimin devam edeceğini öngördüklerinin altını çizen Şimşek, "2019 itibarıyla işsizlik oranının yeniden tek haneye düşmesini ve 2020 yılında yüzde 9,6 oranında gerçekleşmesini öngörüyoruz ki bu, güçlü iş gücüne katılım oranı ve çalışma çağı nüfusundaki artışa rağmen sağlanacaktır." ifadelerini kullandı.

Bu yılın sonunda enflasyonun yüzde 9,5 olacağını öngördüklerini kaydeden Şimşek, şöyle devam etti:

"Önümüzdeki dönemde enflasyon hedefle uyumlu patikaya gelene kadar para politikasında sıkı duruşun sürdürülmesi beklenmektedir. Yeni Orta Vadeli Program (2018-2020) döneminde enflasyonun kademeli olarak iyileşerek yüzde 5 seviyesine gerilemesini hedefliyoruz. 2016'da milli gelire oranla yüzde 3,8'e kadar gerileyen cari işlemler açığının 2017'de altın ve enerji dengesindeki bozulma nedeniyle bir miktar artmasını bekliyoruz. Diğer yandan program döneminde uygulayacağımız politikalar sayesinde cari açığın, gayri safi yurtiçi hasılaya oranla kademeli olarak düşerek 2020'de yüzde 3,9 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Cari işlemler açığının finansmanını iyileştirmeye yönelik çabalarımız devam etmekte. Özellikle yatırım ortamının iyileştirilmesi bu konuda temel önceliğimizdir."  

"BES'in kapsamı genişletilecek"

Şimşek, kamu gelirlerinin artırılması için gelir, vergi, usul, katma değer ve emlak vergilerine yönelik mevzuat güncellemesi olacağına da değinerek, mahalli idarelerin öz gelirlerinin artırılacağını kaydetti.

Verimsiz kullanılan veya atıl kamu varlıklarının değerlendirilmesi amacıyla tarımsal amaca ayrılan hazineye ait tarım arazilerinin uygun koşullarda satışının sağlanacağına işaret eden Şimşek, "Hazine taşınmazlarının lehtar ve kiracılara doğrudan satışı kolaylaştırılacak. Tescil harici alanlar hazine adına tescil edilerek ekonomiye kazandırılacak. Atıl durumdaki tahsisli taşınmazlar kiralanacak. Kamu mali sisteminin kurumsal yapısı da daha da güçlendirilecek." dedi.

Şimşek, sistemik risklerin sınırlandırılası amacıyla ticari bir alacağın ödenmemesine bağlı kayıpların tazmini için alacak sigortasının yaygınlaşacağına değinerek, "Finansal sistemin derinleştirilmesi ve yurt içi tasarrufların artırılması için altına dayalı tahvil, kira sertifikası ihracı gerçekleştirilecek. Emlak ve Kalkınma bankaları yeniden yapılandırılacak. Bireysel Emelilik Sistemi (BES) gözden geçirilerek kapsamı genişletilecek. Faizsiz finans sistemi daha da geliştirilecek. Kur riskini azaltmak ve yönetmek için makro ihtiyati düzenlemeler yapılacak. Cari dengede sürdürülebilirlik için ihracatı artıracağız. Bu amaçla uluslararası doğrudan yatırım stratejisi hazırlanacak. E-ihracat uygulamaya geçirilecek. İhracatçıya tek noktadan ihracat kolaylığı sağlanacak. Turizmde dönüşüm sağlamak amacıyla turizm stratejimiz yenilenecek. Enerjide ithalatta dışa bağımlılığı azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarının payı daha da artırılacak. Finansman imkanlarının iyileştirilmesi amacıyla Eximbank'ın ödenmiş sermayesi artırılacak." ifadesini kullandı.

"Okul öncesi eğitim yaygınlaştırılacak"

Doğu-batı koridorundaki demiryolu yatırımlarının hızlandırılacağının altını çizen Şimşek, kuzey-güney koridorunda ulaşımla ilgili darboğazların da giderileceğini ifade etti.

Şimşek, gümrüklerde tek pencere sisteminin daha da yaygınlaştırılacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Eğitim kalitesinin artılması için önemli adımlar atıyoruz ve atacağız. Her şeyden önce fırsat eşitliğinin artırılması için okul öncesi eğitim yaygınlaştırılacak. İlköğretimde tekli eğitime geçilecek. Eğitimde özel sektörün payının arttırılması yönünde ilave tedbirler alınacak. Öğretmenlerimizin niteliklerinin daha da arttırılması için öğretmen akademisi kurulacak. Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi için bu konularda müfredat geliştirilecek bu okulların eğitimdeki payı daha da artırılacak. Araştırma üniversiteleri ihtisaslaşma programı uygulanacak. Okul bazlı bütçe yönetimi geliştirilecek. Dijital ve teknolojik dönüşüme uyum sağlanacak. İş ve iş gücü arasındaki beceri uyumunun artırılması amacıyla istihdam hizmetleri kişiye özel bir yaklaşımla verilecek ve eğitim-istihdam veritabanı kurulacak. Özel politika gerektiren grupların istihdamını artırmak için kadınların iş hayatına katılımının artırılması amacıyla bakım hizmetlerini daha güçlü bir şekilde destekleyeceğiz. Toplum yararına çalışma programını daha etkin hale getireceğiz. Engelliler için sosyal ve fiziki şartları iyileştirmeye devam edeceğiz. Kayıt dışıyla mücadeleye güçlü bir şekilde devam ederek bunu azaltacağız."

"Kamuda yeni kurum kurulması sınırlandırılacak"

KOBİ'lerin finansmana erişimin etkin hale getirilmesi amacıyla girişim sermayesi, bireysel katılım sermayesi ve kitle fonlaması gibi yenilikçi finansman imkanları ve teknolojik girişimcilik destek modellerinin daha da geliştirileceğini vurgulayan Şimşek, KOBİ'lerin finansman erişimini kolaylaştırmak üzere banka teminat mektubu yerine, kefalet sigortası kullanılabilmesine imkan sağlayacak düzenlemeleri yapacaklarını, bölgelesel girişim sermayesi uygulmalarına başlayacaklarını açıkladı. Şimşek, şunları kaydetti:

"Kamuda kurumsal kalitenin artırılmasına yönelik yeniden yapılanma ve koordinasyon için önümüzdeki 3 yıllık süreçte, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi uygulama esasları ve yol haritası hazırlanacak. Kurumlararası görev, yetki ve sorumluluk paylaşımı daha da netleştirilecek. Kamuda yeni kurum kurulması sınırlandırılacak, mevcut kurumlar ihtiyaç doğrultusunda yeniden yapılandırılacak. Kamu sermayeli kuruluşlar için yönetişim kanunu çıkartılacak. Büyükşehir Belediye Kanunu yeniden düzenlenecek, büyükşehir belediyelerinde personelin uzmanlaşma düzeyini yükseltecek bir program hazırlanacak. Kalkınma Ajansları başta olmak üzere bölge kalkınma idarelerinin rol ve yetkileri güçlendirilecek, yönetim, denetim ve mali yapıları daha da iyileştirilecek."

Şimşek, kamuda insan kaynağı kalitesinin artırılması için merkez ve taşra teşkilatı ilişkisinin güçlendirileceğine işaret ederek, "Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, pratik eğitimler veren, kamuya personel yetiştiren kamu personeli yetiştirme merkezi olarak yeniden yapılandırlacak." dedi. Şimşek, vatandaşlara sunulan hizmetlerin hız ve kalitesi ölçülerek performans değerlendirmesi yapılacağını ve sonuçların kamuoyuyla paylaşaılacağını da dile getirdi.

Bütçelerin, kamu hizmet programlarının performasını gösteren daha sade, anlaşılabilir ve vatandaş tarafından değerlendirilebilir belgelere dönüştürüleceğini belirten Şimşek, "Adalet ve güvenlik hizmetlerinin etkinliğinin arttırılması amacıyla yargılama sürelerinin kısaltılması için ilave tedbirler alınacak. Güvenlik güçlerinin teknik kabiliyet ve kapasitesi arttırılacak." diyerek sözlerini tamamladı.

Yeni Orta Vadeli Program

Yeni Orta Vadeli Program'a (2018-2020) göre, bu yıl sonunda ihracatın 156,5 milyar dolar, 2018'de 169 milyar dolar, 2019'da 182 milyar dolar, 2020'de 195 milyar dolar; ithalatın 2017'de 222 milyar dolar, 2018'de 237 milyar dolar, 2019'da 253 milyar dolar, 2020'de 272 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. 

AA