Türkiye'nin IMF'ye olan yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu, geri ödeme planı içinde 2013 yılında sona eriyor. Bu arada Türkiye, daha önce IMF ile yapılan geri ödeme anlaşması çerçevesinde, bu yıl herhangi bir borç geri ödemesi yapmadı.


IMF İLE ŞİMDİYE KADAR 19 STAND-BY ANLAŞMASI YAPILDI

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile şimdiye kadar 19 defa stand-by anlaşması yapan Türkiye, bunlardan sadece son iki stand-by'ı başarıyla tamamlayabildi.

Son iki stand-by anlaşmasında dikkati çeken bir başka nokta ise her iki anlaşmanın da, herhangi bir ekonomik kriz nedeniyle gerçekleştirilmemiş olması.

Türkiye'nin IMF ile ilişkilere başlaması ile birlikte, ilk stand-by anlaşmasının yapıldığı tarih ise 1 Ocak 1961... Bu ilk stand-by anlaşması bir yıl sürüyor ve 31 Aralık 1961'de sona eriyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinin başlaması da IMF ile stand-by düzenlemelerinin başladığı döneme rastlıyor. 30 Mart 1962'de IMF ile yeni bir düzenlemeye giden Türkiye'nin bu anlaşması bir yıldan da az sürdü ve 31 Aralık 1962'de bitti. 15 Şubat 1963'te üçüncü stand-by'a giden Türkiye'nin söz konusu anlaşması ise yaklaşık dokuz ay sürdü. Dördüncü stand-by, 15 Şubat 1964 tarihinde başlarken, bu anlaşma da 31 Aralık 1964'de bitti.

Türkiye, 1961 yılından, 1970 yılına kadar her yıl, IMF ile bir stand-by gerçekleştirdi. Anlaşmalar genellikle bir yıl dolmadan sona erdi. 1970'ten, 1978'e kadar IMF'ye sekiz yıllık bir ara veren ve bu süre içinde stand-by anlaşması yapmayan Türkiye, 1978 yılından 1980 yılına kadar IMF ile yeniden birer yıllık stand-by anlaşmaları imzaladı.

Türkiye, 18 Haziran 1980'de ilk kez IMF ile en uzun stand-by anlaşmasını yaptı ve bu anlaşma 17 Haziran 1983'te sona erdi. 1983 yılında yeni bir stand-by düzenlemesine giden Türkiye'nin bu anlaşmasının süresi bir yıl sürdü.

STAND-BY'A 10 YIL ARA

Türkiye, 1984'ten 1994'e kadar IMF ile stand-by düzenlemesine gitmedi. 8 Temmuz 1994'te yapılan stand-by ise 26 Eylül 1995'te sona erdi. 1999'a kadar stand-by düzenlemesine gitmeyen Türkiye, 1999-2002 döneminde 17. stand-by düzenlemelerini gerçekleştirdi.

En son 18. stand-by düzenlemesine 4 Şubat 2002'de başlayan Türkiye, 4 Şubat 2005'te bu anlaşmanın sona ereceği tarihten önce Ocak 2005'te 19. stand-by'a gitti.

47 YILLIK SÜREÇTE 50 MİLYAR DOLAR

Türkiye'nin, IMF ile 47 yıl içinde gerçekleştirdiği stand-by anlaşmaları genelde, bitmesi gereken zamandan önce başarılamadan sona erdi.

47 yıllık stand-by döneminde, genellikle krizlerin ardından mecburi olarak bu düzenlemeye giden Türkiye, bu süreçte IMF'den 50 milyar doların üstünde kaynak sağladı.

Türkiye'nin, 2010 yılı genel finansman programıyla gerçekleştirilmesi planlanan borç servisi ve finansman durumuna göre, 2010 yılında, 149,6 milyar lira anapara ve 50,7 milyar lira faiz olmak üzere toplam 200,3 milyar lira tutarında borç servisi gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Borç servisinin 182,6 milyar lirasının iç borç, 17,7 milyar lirasının da dış borç servisi olarak yapılması bekleniyor.

STAND-BY NEDİR?

Stand-by düzenlemesi, en sık kullanılan IMF mekanizmalardan biri olarak kabul ediliyor. Genellikle 1-3 yıllık bir süreyi kapsayan Stand-by düzenlemelerinde, IMF kaynaklarının kullanımı belirli şartlara bağlanıyor. Kredi kullanan ülke, IMF İcra Direktörleri Kurulu;na sunduğu Niyet Mektubunda, ödemeler dengesi problemlerini makul bir süre içerisinde düzeltmeyi amaçlayan politikaları uygulayacağını taahhüt eder. Böylelikle, IMF kaynaklarını kullanan ülkelerin, ekonomilerindeki yapısal sorunları çözerek borçlarını ödeme kapasitelerini artırmalarının temin edilmesi amaçlanmaktadır.

Stand-by düzenlemeleri sadece gelişmekte olan ülkelerin kullandığı bir mekanizma olmayıp, birçok sanayileşmiş ülke de bu mekanizma ile Fon kaynaklarından yararlanabiliyor. Stand-by düzenlemeleri kapsamında kullanılan kaynakların vadesi, 2 yıl 3 ayı geri ödemesiz dönem olmak üzere toplam 4 yıl olarak belirleniyor. Bu vade, üye ülkenin talebi ve İcra Direktörleri Kurulu;nun onayı ile 3 yıl 3 ayı geri ödemesiz dönem olmak üzere toplam 5 yıla uzatılabilmektedir. IMF'nin Stand-by düzenlemeleri kapsamında kullanılan kaynaklara ilişkin faiz oranı, kullanılan kaynağın üye ülke kotasına oranına göre değişiyor.