Coca-Cola Güney Avrasya Üst Yöneticisi (CEO) Selçuk Erden, 2009 yılı cirolarının 100 milyar dolara yaklaştığını belirtti.

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Kulübü'nün düzenlediği ''Risk Yönetimi'' konulu panelde konuşan Erden, ekonomik krizin etkilerinin 2 yıl daha süreceğini, kriz döneminde kötümser olunmaması ve pozitif yaklaşımlar sergilenmesi gerektiğini kaydetti.

2009'un kriz içinde geçtiğini, önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde ekonomik krizin finansal ve ekonomik boyutlarının nasıl yansıdığının görüleceğini ifade eden Erden, şunları söyledi:

''Benim bölgemde krizden en çok fazla etkilenen ülke Kazakistan oldu. Kazakistan Orta Asya'nın yıldızıydı. Muazzam bir petrol kaynağı var. Ancak halen krizin etkisinden çıkamadılar. Türkiye, bu tip süreçleri yaşadı. Belirli bir tecrübemiz var. Güçlü bir direnç de oluşturduk. 2001 krizinden sonra ne kadar rekabetçi potansiyelimizi artırırsak o kadar kuvvetli olacağımızı gördük. Türk şirketlerinin yaptığı ihracatlara bakarsak 2002'den bu yana 4 misli artmış durumda. İhracat 100 milyar dolarları bulmuş düzeyde. Daha önce sınırlı ülkelere yapılan ticaret Orta Asya'ya, Afrika'ya, Pasifik'e ve daha önce adını bile duymadığımız ülkelere yapılmaya başlandı.''

Kriz var diye kabuğa çekilmemek gerektiğini, bunun insanları ve kurumları güçlendirme fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erden, sıkıntılı dönemin bir iki yıl daha sürmeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:

''Kötümser olmamak lazım. Pozitif bakmak lazım. Nasıl kendimizi ve kurumumuzu geliştirebiliriz diye bakmamız lazım. 123 yıllık firma olan Coca-Cola 200'den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.

Bu yıl ki ciromuz 100 milyar dolara yaklaştı. Bunun yüzde 75'i Amerika dışındaki ülkelerde gerçekleşti. Coca-Cola dünyada en çok bilinen ikinci kelime. Birinci kelime ise 'okey'. Dünyada en çok bilinen şekil, karanlıkta ellediğiniz vakit, bu budur diyeceğiniz yumurtaymış.

En çok bilinen ikinci şekil bize ait. Coca-Colanın şişesi. En çok bilinen ikinci şekilde şişemiz. Bunlar kolay olmuyor. 100 sene ayakta kalmakta kolay olmuyor. Küreselleşme ile birlikte yerelleşmede artıyor. Yerel lezzetler, kültürler ve geleneklere uyum sağlamak zorundayız. Uyum sağlayınca o ülkede başarılı olabiliyoruz. Yerel olmak için bu kültürleri anlamak gerekiyor.''

AA