Financial Times, “Türkiye’de Yatırım Yapmak” başlığı ile yayımladığı geniş dosyada “Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hala yabancıları, dış çapalar olmadan istikrarı koruyabileceği konusunda ikna etmesi gerekiyor” dedi.

 

FT, AKP’nin “Kürt Açılımı”na dikkat çekerek, “Ancak bu reformlara çok ihtiyaç duyulsa da siyasi gerginlikleri tetikledi. Paradoksal olarak krizin en kötüsü geride kalırken bazı riskler artabilir” yorumunu da yaptı.

Şirketlerin AKP’nin komşulara yönelik dış politikasından yararlandığını vurgulayan gazete, “Her zaman olduğu gibi bütün bu faaliyetler için en büyük riskler siyasidir” görüşünü de dile getirdiği analizinde “İç politika ise, gergin olmayı sürdürüyor. AKP’nin 2007 ve 2008 yıllarında ordu ve yargı ile büyük çatışmaları, daha düşük düzeydeki bir gümbürtüye dönüşmüştü. Ancak gerginlikler, son günlerde, askerlerin, AKP’nin itibarını sarsmaya yönelik projelerinin olduğunu öne süren imzasız mektuplar ve hükümetin izin verdiği, laik yargıç ve savcıların dinlenmesine ilişkin tartışmaların ardından önemli ölçüde artı” diye yazdı.

Türkiye’de “Kürt Açılımı” gibi reformların, çok ihtiyaç duyulsa da siyasi gerginlikleri tetiklediği belirtilirken, bunun ekonomik faaliyetler açıdan oluşturduğu riske dikkat çekildi. Financial Times gazetesi, “Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, (AKP) hala yabancıları, dış çapalar olmadan istikrarı koruyabileceği konusunda ikna etmesi gerekir” görüşünü savundu. Gazete, Türkiye’deki yatırımlara ilişkin geniş dosyasında AKP’nin “Kürt Açılımı”na da dikkat çekilerek, “Ancak bu reformlara çok ihtiyaç duyulsa da siyasi gerginlikleri tetikledi. Paradoksal olarak krizin en kötüsü geride kalırken bazı riskler artabilir” yorumunu da yaptı.

Ekonomi gazetesi Financial Times, “Türkiye’de Yatırım Yapmak” başlığı ile Türkiye ile ilgili geniş bir dosya yayımladı. Bankacılık sektöründen enerji, ilaç sanayi, turizm ve Türkiye-Irak ilişkilerine kadar birçok konunun incelendiği dosyada Türkiye’nin genel ekonomik durumu da değerlendiriliyor.

50 yıldan sonra IMF’nin denetiminden çıkmanın, Türkiye’nin için bir gurur kaynağını oluşturduğu kaydeden gazete, küresel krizin, birçok ülkeyi IMF’nin kucağına ittiği bir dönemde Türkiye’nin ekonomik yönetimde yeni bir bağımsızlığı ortaya koyma şansına kavuştuğu vurgulandı.

Daha önce gerçekleştirilen reformlar sayesinde Türkiye’nin krize sağlam bir bankacılık sistemi ve güçlü kamu maliyesi ile girdiğini, istikrarlı bir para birimi, gerileyen enflasyon ve adeta rekor düzeydeki tahvil oranlarının sayesinde Merkez Bankası’nın bir yılda faizleri 10 puan indirebildiğini belirten gazete, derecelendirme kuruluşlarının, Türkiye’nin notunu yükseltebileceklerinin işaretini verdiklerine de dikkat çekti.

“AKP DIŞ ÇAPALAR OLMADAN İSTİKRARI KORUYABİLECEĞİNE İNANDIRMALI”

İngiliz gazetesi, “Ancak Sayın Erdoğan’ın Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hala yabancıları, dış çapalar olmadan istikrarı koruyabileceği konusunda ikna etmeli” dedi ve 2007 yılına kadar Türkiye’ye büyük miktarda sermayenin büyük ölçüde, yatırımcıların İMF denetimine güvendikleri için aktığını yazdı. Gazete şöyle devam etti:

“Şimdi Sayın Erdoğan, IMF’nin mali politikasını dikte etmesine izin vermeme konusunda kararlı ve AB’ye katılım olasılığı o kadar uzak ki artık yatırımcıların ilgisini çekmiyor. Bunun yerine AKP, Kürtlerin ve diğer azınlıkların haklarını genişletmeye yönelik reformlar için bastırıyor. Ancak bu reformlara çok ihtiyaç duyulsa da siyasi gerginlikleri tetikledi. Paradoksal olarak krizin en kötüsü geride kalırken bazı riskler artabilir.”

“DETAY YOKLUĞU ORTA VADELİ PLANIN İNANDIRICILIĞINI AZALTIYOR”

Financial Times, Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’na da işaret ederken bütçe açığını 2011 yılı sonu itibariyle bu yıldaki yüzde 6.6’ten yüzde 4’e indirmeyi hedeflediğine dikkat çektiği analizinde “Ancak ekonomistler, daha yüksek vergi gelirlere dayanılması ve mali kuralların nasıl formüle edileceğine veya harcamaların nasıl kontrol edileceğine ilişkin detaylı bilgi olmaması, planın inandırıcılığını azaltıyor” yorumunu yaptı.

Hazine’nin, 2010 yılında iç borcunun tümüne yakın bir bölümünü çevirme beklentisine işaret edilirken Morgan Stanley analisti Tevfik Aksoy’nun rekor düzeydeki düşük faiz oranlarının tahvil piyasasındaki heyecanı azalttığını, Mart-Eylül döneminde yurt dışı yerleşiklerden sadece 1.3 milyar dolarlık bir girişin olduğunu belirttiğini aktarıldı.

“2010’DA BEKLENEN BÜYÜME İŞSİZLİĞİ AZALTMAK İÇİN YETERSİZ”

Barclays Capital ekonomisti Christian Keller’in İMF anlaşması yokluğu nedeniyle özel sektör kredilerde daha yavaş bir toparlanmanın yaşanabileceği değerlendirmesine de yer veren Financial Times, ekonomistlerin GSYH’nın bu yıl yüzde 5.5 civarında kücülmesini, gelecek yılda ise, İMF desteği olmazsa yüzde 3.5 büyümesini beklediklerine de dikkat çekti. Gazete, 2010 için beklenen büyümenin ise, Türk standartlarına göre düşük bir toparlama olduğunu, iki haneli işsizliğini azaltmak için yetersiz kalacağını da vurguladı.

ZİRAAT BANKASI’NIN ÖZELLEŞTİRME PLANI

Hükümetin kamu gelirlerini artırma ihtiyacının bazı reformları geciktirdiği gibi, uzun bir sürede gündemde olan elekrik dağıtım ağları gibi bazı özelleştirme planlarını yeniden gündeme getirmesine ve karlı santraları satma planlarını yapmasına yol açtığı kaydedilen analizde Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın da Ziraat Bankası’nın özelleştirilmesine ilişkin çalışmalarının başlatılması planının işaretini verdiği de kaydedildi.

Financial Times, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in, kriz ile zayıflayan grupların rekabet edebilme ihtiyacına işaret ederek “yeniden yapılanma dalgası”nın olacağı tahminini de yansıttığı analizinde son dönemde İngiliz Bridgepoint gibi bazı yabancı şirketlerin alımlarına da dikkat çekti. Gazete şöyle devam etti:

“EN BÜYÜK RİSKLER SİYASİ”

“Her zaman olduğu gibi bütün bu faaliyetler için en büyük riskler siyasidir. Halen şirketler, bölgesel istikrarı pekiştirmek amacıyla komşular ile daha yakın ticari ilişkileri teşvik eden AKP’nin, hiper aktif dış politikasından yararlanıyor.

İç politika ise, gergin olmayı sürdürüyor. AKP’nin 2007 ve 2008 yıllarında ordu ve yargı ile büyük çatışmalar, daha düşük düzeydeki bir gümbürtüye dönüşmüştü. Ancak gerginlikler son günlerde, askerlerin, AKP’nin itibarını sarsmaya yönelik projelerinin olduğunu öne süren imzasız mektuplar ve hükümetin izin verdiği, laik yargıç ve savcıların dinlenmesi olaylarına ilişkin tartışmaların ardından önemli ölçüde artı.”

Doğan grubuna getirilen “rekor” vergi cezasını da “Siyasi gerginliklerin şirket dünyasına sıçramaya başladığının bir işareti” olarak değerlendiren gazete, Goldman Sachs’tan Ahmet Akarlı’nın “Türkiye’nin modernizasyon sürecinin, çok oynak ve birbiriyle yarışan çıkar grupları arasında yoğun güç mücadelelerine eğilimli olması bekleniyor” sözlerine de dikkat çekti.

ANKA