Krizi parmağının ucunda döndüren Bloomberg'in CEO'su Peter Grauer, müşterilerini yeniden kazanmak için yollara düştü.

Dubai'den ayağının tozuyla İstanbul'a gelen Bloomberg'in CEO'su Peter Grauer, Türkiye'nin krizden çıkışta avantajlı olduğunu söyledi.

Küresel finans piyasalarını parmağının ucunda döndüren finansal enformasyon devi Bloomberg'ün tepesindeki adam olan CEO Peter Grauer, 2006 sonundan bu yana aldığı önlemlere rağmen kriz yüzünden müşteri kaybına uğrayınca yeni bir strateji geliştirdi. Ayağının tozuyla bu hafta Dubai'den Türkiye'ye gelen Grauer, müşterilerini yeniden kazanmak için kapı kapı geziyor.

Hizmet verdikleri finans sektörü krizle beraber çökünce Bloomberg ürünlerinin satışlarında da düşüşler başlamış. Bu, hisse senetlerine yüzde 3'lük bir kayıp şeklinde yansıyınca da Grauer hemen duruma el koyup şirket için bir çıkış stratejisi belirlemiş. Kriz yüzünden kaybettikleri müşterilerini yeniden kazanmaya karar verdiklerini söyleyen Grauer ve ekibi ilk olarak müşterilerin önünde daha fazla zaman geçirmeye karar vermiş. Grauer, şirketin başkanı da dahil olmak üzere satış temsilcilerine kadar Bloomberg'ü temsil eden herkesi müşterilerle birebir iletişim kurmaya teşvik etmiş. Şimdi CEO, Başkan ya da satışçı demeden herkes müşterilerle yuvarlak masa toplantıları yapıyor, öğle yemeklerinde bir araya gelerek kriz yüzünden kaybettikleri müşterilerini yeniden tavlamaya çalışıyor. Grauer de müşterilerini yeniden kazanmak için kriz sonrası yurtdışı seyahatlerini sıklaştırmış, adeta gezgin gibi ülke ülke dolaşmaya başlamış. Grauer şu ana kadar dünya çapında 500 müşterisi ile masa başında birebir toplantı yapmış. Son olarak Dubai'deki müşterilerine konuk olan Grauer, ayağının tozuyla İstanbul'a da geldi. Birçok ünlü finansçının şu aralar IMF toplantılarını takip etmek için geldiği İstanbul'a sadece müşterileri ile görüşmek için geldiğini söyleyen Grauer, Türkiye'de de 40'a yakın müşterisi ile birebir görüşmeyi planlıyor.

Krizle beraber müşterilerini birbir kaybetmeye başlayan Bloomberg, maliyet kesintileri ve işten çıkarmalara gitmek zorunda kalmış. Ancak şimdi yeniden işe alım planlarının olduğunu söyleyen Grauer işgücünü yüzde 10 artırmayı planlıyor. 1000 kişiye daha istihdam sağlayacaklarını belirten Grauer, bu sene 10 bin olan çalışan sayılarını seneye 11 bine kadar çıkaracak.

{jumi [google/code.html]}

PİYASALARA BAKMAYIN BÜYÜME UZUN ZAMAN ALIR

Grauer'in ekonomideki iyileşme ve gevşek para politikalarından çıkış konusunda görüşleri ise kendi deyimiyle "oldukça muhafazakâr". "64 yaşındayım, şu ana kadar 8-10 kriz gördüm ama bu kadar sertini hiç yaşamamıştım" diyen Grauer, merkez bankalarının henüz para musluğunu kapamaması gerektiğini, gevşek para politikasından çıkış içinse çok erken olduğunu söyledi. Grauer'e göre küresel büyüme de bundan sonra oldukça yavaş olup uzun zaman alacak. Bu süreçte sadece bazı ülkelerin daha hızlı bir büyüme kaydedeceğini belirten Grauer, "Japonya'nın 1990'ların sonunda yaşadığı tarzda bir stagflasyon ve deflasyon süreci yaşanmayacak, ancak büyüme oldukça uzun zaman alacak" şeklinde konuştu. Grauer, hisse senetleri piyasalarında son dönemde yaşanan boğalaşma sinyallerinin yanıltıcı olduğunu da belirtti. Mart ayından bu yana piyasalarda gerek ikinci çeyrek şirket bilançoları gerekse hükümetlerin teşvik planları ve hurda indirimleri gibi özel programların etkisiyle ralli süreci yaşanıyor. Grauer bu ralli sürecinin "yanlış bir güvenlik algılaması" yarattığını, bunun ekonominin hemen iyileştiği anlamına gelmediğini söyledi. Küresel krizin bu denli derinleşmesinin en büyük sebebi olarak gösterilen türev piyasalara ilişkin son dönemde yapılmaya çalışılan regülasyonları da değerlendiren Grauer, "Türev piyasalar opaktır ve risk nerdedir göremezsiniz. Şimdiki kriz sona erdiği zaman türev piyasalara regülasyonlarla biraz daha şeffaflık gelmeye başlayacak" dedi. Ancak Grauer, yine de türev piyasalarda riskin kalmayacağını düşünmenin "safça" olacağını, ilerleyen zamanlarda da bazı balonlar ve varlık kalemlerinde aşırı değerlenmeler görülebileceğini belirtti. "Son 9 yıl boyunca her krizden sonra toplamda 3-4 yeni balonla karşılaştık. İnternet balonu, emlak balonu ve son olarak kredi balonu." diyen Grauer son dönemde özellikle emtia piyasalarında yaşanan yükselişleri balon olarak değerlendirmediğini, özellikle hisse senetleri piyasalarının oldukça likit durumda olduğunu söyledi.

TÜRKİYE KRİZDEN BİR ÇOĞUNA GÖRE RAHAT ÇIKACAK

Grauer, iyileşme sürecinin başladığı bir dönemde krizi fırsata dönüştürmek adına da gözünü gelişmekte olan piyasalara çevirdi. Kriz yüzünden kendisi de müşteri kaybına uğrayan Bloomberg'ün şimdi iyileşme sürecinde ön plana çıkan piyasalarda 5 yıllık bir plan geliştirdi. Türkiye de dahil olmak üzere Hindistan'dan Çin'e Rusya'dan Ortadoğu'ya kadar bir çok ülkede piyasa payını artırmak için kolları sıvayan Grauer'e göre Türkiye krizden en hızlı çıkan ekonomilerden biri olacak. "Bu krizden çıkmak için oldukça iyi hazırlanmış durumdasınız. Türk bankaları ABD'deki bankalar gibi karmaşık yatırımların içine girmedi ve portföylerini nasıl çeşitlendirmeleri gerektiğini ABD'li bankalardan daha iyi bildi" diyen Grauer "Geçmişte yaşadığı tecrübeler sayesinde Türkiye birçok ülkeden çok daha rahat çıkacak" şeklinde konuştu. Türkiye'nin 10 yılda bir yaşadığı kriz tecrübeleri sayesinde krizi iyi yönettiğini söyleyen Grauer'e göre daha önce kriz tecrübesi yaşamış olan Brezilya, Güney Kore, Singapur ve Tayvan gibi isimler de iyileşmede birçok ekonomiye fark atacak. Ancak hiçbir ekonominin büyüme hızı 2007 öncesindeki gibi olamayacak, daha mütevazı bir büyüme sürecine alışılacak.

Büyüme yavaş ve uzun olacak strateji değiştirmek için erken

- Hisse senetleri piyasasındaki yükselişler "yanlış bir güvenlik algılaması" yaratıyor, ekonomi piyasalar kadar hızlı iyileşmeyecek.

- Küresel ekonomi oldukça uzun bir sürede ve çok yavaş toparlanacak ama Japonya'daki "L tipi" örneği gibi de olmayacak.

- Gevşek para politikalarından çıkılması için çok erken, merkezler musluğu kapamamalı.

- En hızlı büyüyen Çİn, Hindistan ve Brezilya olacak ama 2003-2006'daki büyüme hızları hiç görülemeyecek.

- Artık "muhafazakâr tüketim" dönemi başlayacak.

- Doların yerine yeni bir alternatif para birimi geçemeyecek.