“Kadına Yönelik Şiddetin Sonlandırılması: İlerleme Temelinde Değişimi Hızlandırmak"

Kadın hakları alanında en önemli belgeler arasında yer alan Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planının 20. yıl gözden geçirmesi ve yıl dönümü vesilesiyle UN Women tarafından 2014 ve 2015 yılları süresince Pekin Eylem Platformunda yer alan 12 kritik alana yönelik bir dizi küresel tematik etkinlik düzenlenmesinin planlanmış ve farklı küresel toplantılar Dünya’nın çeşitli ülkelerinde gerçekleşmişti.

Bu toplantılardan “kadına yönelik şiddet” konusunda yapılması planlanan etkinliğin ülkemiz ile işbirliğinde yapılması ve yoğun katılımcı ve ilginin olması, konuya dikkat çekmek ve değişimi hızlandırmak için önemli bir aşama olacaktır. Konusunun tematik olarak seçilmesi, Türkiye’nin Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ni (İstanbul Sözleşmesi) ilk imzalayan ülkelerden olması, ilk onaylayan ülke olması ve Sözleşmeye uyum konusunda şiddet alanında önemli gelişmeler kaydetmesi ile de ilgilidir. Toplantının düzenlenmesi sürecinin bir parçası olarak toplantının yapılma nedeni, önemi ve sonuçlarını değerlendirmek isterim.

Toplantı ile öncelikle şimdiye kadar kaydedilen ilerlemelerin gözden geçirilmesi, karşılaşılan zorlukların belirlenmesi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve şiddete müdahale kapsamında dünyanın farklı bölgelerinde uygulanan iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetin sonlandırılmasına ilişkin verilmiş küresel siyasi taahhütlerin yinelenmesi hedeflenmişti.

Toplantının temel gerekçesini vurgulamak ve bilgilerimizi tazaleyecek olursak, Pekin’de 4 – 15 Eylül 1995 tarihleri arasında gerçekleşen BM 4. Kadın Konferansı ve sonucunda kabul edilen Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu ile birlikte kadın haklarına ilişkin çok önemli atılımlar sağlanmıştı. Pekin’den önce gerçekleştirilen 3 kadın konferansının deneyim ve kazanımları üzerine inşa edilen bu 4. Konferans, tüm dünyadan farklı odakları içine alan çok geniş bir katılımla gerçekleştirilmiştir ve “Eylem Platformu” sözleşme düzeyinde bir bağlayıcılığa sahip olmasa da tüm dünya için toplumsal cinsiyet eşitliğini temin etmede en temel yol haritası olarak kabul edilmektedir. Deklarasyonla, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla uluslararası taahhütler tanımlanmış, bütün kalkınma alanlarında toplumsal cinsiyetin ana plan ve programlara yerleştirilmesi teşvik edilmiş ve kadın konusunda 12 kritik alan belirlenmiştir. Deklarasyon ve Eylem Platformu Türkiye’nin de dahil olduğu 189 ülkenin onayıyla kabul edilmiştir. Eylem Platformuyla; hükümetler, uluslararası topluluk ve hükümet dışı kuruluşlarla özel sektörün dahil olduğu sivil toplum aşağıdaki ilgilenilmesi gereken kritik alanlarda stratejik eylemler yapmaya çağrılmaktadır. Eylem Platformu; hükümetleri cinsiyet eşitliğini sağlamak için olabilecek en yüksek düzeyde ulusal mekanizmalar kurmakla yükümlü kılmıştır.

Kritik alanları sıralayacak olursak:

1.     Kadınların sırtında bulunan devamlı ve artan yoksulluk yükü,

2.     Eğitim ve öğretimdeki eşitsizlikler ve yetersizlikler, bunlara ulaşmadaki eşitsizlik,

3.     Sağlık ve bağlantılı hizmetlerdeki eşitsizlikler ve yetersizlikler, bunlara ulaşmadaki eşitsizlik,

4.     Kadına yönelik şiddet,

5.    Silahlı veya diğer türden çatışmaların, yabancı işgali altında yaşayanlar dahil, kadınlar üzerindeki etkileri,

6.     Ekonomik yapılarda ve politikalarda, üretime yönelik her tür faaliyette ve kaynaklara ulaşmada eşitsizlik,

7.     Yetki ve karar almanın bütün düzeylerde paylaşılmasında kadınla erkek arasındaki eşitsizlik,

8.     Kadının ilerlemesini sağlayacak bütün düzeylerdeki mekanizmaların yetersizliği,

9.  Kadının insan haklarına saygı eksikliği, bu hakların yaygınlaştırılması ve korunmasında yetersizlik,

10.   Kadının klişeleştirilmesi ve özellikle medya olmak üzere kadının bütün iletişim sistemlerine katılımında ve ulaşabilirliğinde eşitsizlik,

11.  Doğal kaynakların yönetiminde ve çevrenin korunmasında toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikler,

12.     Kız çocuğuna karşı sürekli ayrımcılık ve kız çocuklarının haklarının ihlali.

23. Özel BM Genel Kurulu Oturumu Sonuçları (Pekin +5)’nın bu bağlamda önemini de vurgulamak gerekiyor. Bu oturum BM Genel Kurulu, Pekin Eylem Platformunun uygulanmasının beş yılını değerlendirmek ve gözden geçirmek amacıyla 2000 yılında düzenlemiştir. Özel oturumda kabul edilmek üzere taslak bir siyasi deklarasyonu ve sonuç dokümanını müzakere etmiştir. “Kadınlar 2000: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Kalkınma ve 21. Yüzyıl İçin Barış” başlıklı özel oturum 5-9 Haziran 2000 tarihleri arasında New York’ta gerçekleşmiş ve üye ülkeler Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformunun uygulanmasına yönelik gelecek eylemler ve girişimler konusunda mutabakata varmışlardır. Oturum şimdiye kadar New York’taki BM Genel Merkezinde gerçekleştirilmiş en geniş katılımlı Genel Kurul özel oturumudur.

Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu’nun 20. Yılında neler yapıldı değinecek olursak;  Her 5 yılda bir Eylem Platformu’nun BM öncülüğünde küresel takibi ve izlemesi yapılmaktadır. Pekin’in 20. yılında da UN Women başta olmak üzere BM birimleri öncülüğünde bir dizi küresel etkinlik gerçekleştirilmişti. İfade etmek gerekir ki, ülkemiz de Pekin Eylem Platformunu ve ilkelerini sahiplenen ülkeler arasında olması sebebiyle birçok yabancı delegasyon tarafından takdir edilmektedir. 2015 yılı Mart ayında New York’ta gerçekleştirilen ve ülkemizin de her sene katılım sağladığı BM Kadının Statüsü Komisyonu 59. Oturumu, 20. yılında Pekin Eylem Platformunun küresel kazanımlarını ve kadın hakları alanına ilişkin devam eden sorunları gündeme almıştır. Oturum kapsamında bir siyasi deklarasyon kabul edilmiştir. Siyasi deklerasyonahttp://www.unwomen.org/en/csw/csw59-2015 sitesinden ulaşılabilir.

“Kadına Yönelik Şiddetin Sonlandırılması: İlerleme Temelinde Değişimi Hızlandırmak" Toplantısı Neyi Gerçekleştirecektir?

Katılımcılar, 2015 sonrası kalkınma gündemini de göz önünde tutarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetin çözümü hususunda kaydedilen ilerlemeye ivme kazandırmak ve mevcut sorunları çözmek adına deneyim paylaşımında bulunacak ve çözüm önerileri geliştireceklerdir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, UN Women ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) iş birliğinde düzenlenen ve küresel çapta gerçekleşen toplantı, dünyanın tüm bölgelerinden Üye Ülkeleri bir araya getirdi; bakanlar, hükümet temsilcileri, belediye başkanları, bölgesel kuruluşlar, BM birimleri ve araştırmacıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları ile akademisyen temsilcilerin katılımı sağlandı. Toplantıda yurtdışından 17 Bakan, 150 civarı katılımcı yer aldı ve üçyüze yakın kişi toplantının açılışına ilgi gösterdi. UN Women İcra Direktörü Sayın Phumzile Mlambo-Ngcuka ile UNFPA İcra Direktörü Dr. Babatunde Osotimehin da toplantıya katılması ve özellikle Phumzile Mlambo-Ngcuka’nın Ülkemizi ilk kez ziyaret edecek olması ayrıca önemliydi. Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:Global endVAW ED and minister website full 675x450.jpg

Toplantıya onur konuğu olarak katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, kadına karşı şiddetin, barbarlığın, zulmün ve baskının adı olduğunu vurgulayarak, her konuşmasında olduğu gibi, kadın konusunda önemli değerlendirmeler yaptı;
Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:kadinsiddet6.jpg

*“Kadına yönelik şiddetin en öncelikli nedeni, insan onuruna ve yaşama hakkına saygı eksikliğidir. Kanunlar şiddete karşı tek ve kesin çözüm değildir” dedi,

*Türkiye'de kadınlara karşı şiddetin sembol ismi haline gelen Özgecan Aslan'a da değindi,

*Türk yargısının da bu konuda üzerine düşeni yapıp, kadınların bir daha mağdur edilmesine hiçbir zaman izin vermeyecek güçlü kararlar alacağına inandığını dile getirdi,

*Kadının güçlendirilmesi için alınan tedbirlere son 13 yıldır öncelik verdiklerini vurguladı,

*“Şiddetle mücadelede ve kadınların korunmasında uluslararası standartların üzerinde bir mücadele verdiğimizi bütün dünya ve özellikle de Birleşmiş Milletler bilmektedir. Ancak bu güçlendirmenin sadece anayasa değiştirerek, yahut kanunlar koyarak olamayacağının da farkındayız” dedi,

*Hedefimiz, kadının karar alma süreçlerindeki etkinliğini artırmak ve iş gücüne katılımı konusunda pozitif bir değişim sağlamaktır" değerlendirmesinde bulundu.

*Kadına yönelik şiddet sürdürülebilir kalkınmanın ve insani gelişimin önünde engel olduğunu, TBMM’de geçen hafta okumuş olduğu hükümet programında ve hükümet çalışmalarında da bu konu özel bir yer aldığını ve özel bir ilgiye mazhar olduğunu söyledi,

*Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadelede Ulusal Eylem Planı’nın 2016’da başlayıp 2019’da sonlanacak olan sürecinde, 5 temel konuda da iyileştirmeler beklediklerini, bu 5 temel konunun “Yasal düzenlemelerin ihtiyaca göre artırılması ve var olan yasaların etkinliğinin artırılması, sosyo-ekonomik şartlar göz önüne alınarak toplumsal farkındalığın ve zihniyet dönüşümünün sağlanması, önleyici ve koruyucu hizmetlerde sonuç odaklı iyileştirmeler yapılarak şiddet mağdurlarının güçlendirilmesi ve topluma intibakının yeniden sağlanması, sosyal hizmetlerin eksiksiz uygulanması ve ihtiyacı tamamen karşılayacak şekilde sunulması, tüm bu hizmetlerin kurum ve kuruluşlar arasında  uyumlu iş birliğiyle hızla ve sorunsuz bir şekilde yerine getirilmesi” olduğunu dile getirmesi en güçlü vurgusu oldu.  

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema Ramazanoğlu ise toplantıda yaptığı konuşmada, dünyanın dört bir yanında kadınların sıkıntılarla baş başa olduğuna dikkati çekerek, kadına yönelik şiddetin, sosyal dokuyu, kadına karşı şiddetin sürdürülebilir kalkınmanın ve insani gelişimin önünde engel teşkil ettiğini, sorunun 2015 sonrası kalkınma gündeminde de ele alınmış olması ve ülkelerin özel ve kamusal alanda kadınlar ve kız çocuklarına yönelik şiddetin tüm biçimlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik taahhütlerini yinelemesinin gelecek için umut verici olduğunu vurguladı ve Türkiye'nin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve mağdurların korunması amacıyla her alanda yasal ve idari tedbirler aldığını belirterek, bu konudaki mücadelenin devam ettiğini söyledi.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:kadinsiddet4.jpg
UN Women Executive Director with Turkish Prime Minister Ahmet Davutoglu and others. Photo: UN Women/Ventura Formicone

UN Women İcra Direktörü Dr. Phumzile Mlambo-Ngcuka: "We must focus on changing attitudes and realizing women’s human rights".

BM Nüfus Fonu İcra Direktörü Dr. Babatunde Osotimehin;  kadına yönelik şiddet her ülkede sürmekte, kadınların onurlarıyla, şiddet görmeden yaşamaları tarafların kararlı, acil ve sürekli çabalarıyla mümkündür”dikkat çeken mesajlarıydı.

Açılış konuşmalarında BM Türkiye Mukim Koordinatörü Sayın Kamal Malhotra, BM Genel Sekreteri Ban-ki Moon tarafından iletilen mesajını da okudu.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:EDVisit_Turkey Prime minister website full 675x450.jpg

Diğer oturumlar konusunda değerlendirme yapacak olursak;

KYŞ ’nin sonlandırılmasına ilişkin küresel trend ve uygulamalar: Pekin Eylem Planının kabulünden bu yana geçen yirmi yılda hangi noktaya geldik? Panelinde; Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk İşleri Komitesi Başkanı Profesör Hüseynova, Prof. Dr. Joy Ngozi Ezeilo, Nijerya Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Nijerya Kadınlara Yardım Kolektifi İcra Direktörü, Suneeta Dhar, JAGORI Direktörü, (Hindistan) panelist olarak konuşma yaptı. Pekin Eylem Planı’nın kabulünden sonra konuşmacıların katılım sağladığı ülkeler olan Azerbaycan, Nijerya ve Hindistan’da kadına yönelik şiddetle mücadele alanında gerçekleşen gelişmelerden ve yapılan düzenlemelerden bahsedildi.

KYŞ’nin Sonlandırılmasına ilişkin Yasa ve Politika Çerçevelerinin Uygulanması panelinde, Alejandra Mora Mora, Kosta Rika Kadın İşleri Bakanı, Feride Acar, GREVIO Başkanı ve CEDAW Komitesi üyesi, Ahlem Belhadj, Tunus Demokrat Kadınlar Örgütü Eski Başkanı konuşma yaparak, ülkelerindeki KYŞ Önlenmesi için  yasalarda yaptıkları değişikliklerden, yasaların etkinliğini artırmaya yönelik uygulamalardan ve ülkelerindeki bu alandaki komite ve gelişmelerden bahsettiler.

Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddetin Önlenmesi paneline Kapsayıcı Toplum Bölümü Politika Dairesi KYŞ ve Kız Çocukları Takım Lideri Ashufta Alam (UK/DFID) moderatörlük yaptı, Lara Fergus,  “Our Watch” Politika ve Değerlendirme Direktörü (Avusturalya), Natsnet Ghebrebrhan,  Raising Voices kuruluşu temsilcisi (Etiyopya), Nguyen Thi Nga, Çalışma Bakanlığı Sosyal Hizmetler Birimi temsilcisi (Vietnam) panelist olarak yer aldı.Kadına yönelik şiddetin sonlanması için “farkındalık”  çalışmalarının tek başına yetersiz kaldığı, Kadına yönelik şiddetin sonlanması için “önleme” faaliyetine daha fazla önem verilmesi gerektiği, Şiddet eylemi meydana gelmeden, şiddeti oluşturan etmenlere yönelik araştırma ve çalışmalara ağırlık ve hız verilmesi gerektiği, “Dünya Sağlık Örgütünün” de konu üzerinde çalışmalar yapmaya başladığı, Kadınların güçlendirilmesi için “farklı ortamlarda uygulanabilme kabiliyetine sahip çoklu stratejiler” geliştirilmesi gerekliliği, Kadına yönelik şiddetin önlenmesi çalışmalarında hükümetlerin desteğinin elzem olduğu vurgulanmıştır. Avustralya’da kamu sektöründen bağımsız olarak özel girişim desteği ile yürütülen ve şiddeti önlemek için ülke genelinde kültürel bir değişimin hedeflendiği “Our Watch” hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Sonrasında, Etiyopya’da yürütülen “SASA” projesinin tanıtımı yapılarak Vietnam’da kadına yönelik şiddetle mücadele alanında ülke düzeyinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi.

Bakanlar Yuvarlak Masa Oturumunda, 17 misafir bakan ülkelerindeki iyi uygulama örneklerini vurguladılar. Bakan Ramazanoğlu, konuşmasında ülkemizdeki iyi uygulama örneklerini vurguladı ve özellikle STK işbirliği hususuna değindi.

Mağdurlar için Kapsamlı Çok Sektörlü Hizmetler panelinde, genel olarak, şiddet mağduru olmuş kadınlara sunulan hizmetler bağlamında yürütülen çalışmalardan elde edilen çıkarımları, iyi uygulama örneklerini ve karşılaşılan sorunları içeren bilgi paylaşılmıştır. Bu kapsamda; Şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarına, “sağlık-psikososyal hizmet- kolluk(polis diye ifade edildi)-adalet” sektörlerinin bütünleşik ve işbirliği içinde hizmet sunulması gerektiği(Çok Sektörlü Yardım ve Hizmetler/Sevk Sistemi/Entegre Hizmetler), Sunulan hizmetlerin asgari standartlara sahip olması gerektiği, bu standartların geliştirilmesi, somutlaşması ve İzlenmesi yükümlülüğü,     Şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarına (özellikle cinsel şiddetin altı çizildi) verilen hizmetlerde “Tek Duraklı Kriz Merkezlerinin” ve “mobilize hizmetlerin” önemi, şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarına hizmet sunarken, gerekli hassasiyetin gösterilerek “damgalanma” tehlikesini en aza indirecek uygulamalar ve müesseseler tesis edilmesi gerektiği, Şiddet uygulayan faillerle, rehabilite edici faaliyetler yürütülmesine ağırlık verilmesi gerekliliği vurgulandı.

KYŞ Verileri ve Belgeler Panelinde, kadına yönelik şiddete ilişkin araştırma düzeyinde yapılan çalışmalara, veri derleme sistemlerine değinilmiştir. Ayrıca Türkiye’de 2008 ve 2014 yıllarında yürütülen “Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması” bilgilendirme yapılmıştır.

Kadına yönelik şiddet ve 2030 Gündemi kalkınma çerçevesi: Zorluklar ve ortaya çıkan sorunlar panelinde, UNFPA Program Direktörü Ramiz Alakabarov açılış konuşması yaptı ve sonrasında Purna Sen, UN Women Politika Bölümü Direktörü moderatörlüğünde yapılan panel gerçekleşti, Endonezya ve Pakistan'ın kadına yönelik şiddetle mücadelede gerçekleştirdiği reformlar anlatıldı, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, kadınların güçlendirilmesi, işbirliği ve koordinasyonun artırılması, politika uygulayıcıların eğitimi, zihniyet dönüşümünün sağlanması vb. çalışmaların önemine değinildi. Aşırılıkçılar tarafından uygulanan şiddetle mücadele edilmesi gerektiği, kadınların sesinin duyulmasını sağlamak gerektiği, şiddeti doğuran nedenlerin bireysel sapkınlıklardan ziyade hukuk, din, ideoloji gibi araçlarla meşrulaştırılmaya çalışılan bir anlayış olduğu, çeşitli kültürel haklar ve kadının insan haklarının çelişen olgular olmadığı, ayrıca şiddetle mücadeleye gençlerin  dahil edilmesi gerekliliği anlatıldı.

KYŞ, Gerekli Hizmetler Paketinin Lansmanı  panelinde ise, KYŞ ile mücadelede kaliteli hizmetlerin ilkeleri anlatılarak, BM birimleri işbirliğinde hazırlanan 4 modülden oluşan (sağlık, adalet ve politika, sosyal hizmetler ve işbirliği)tanıtım lansmanı da yapılmıştır. (UN Women, UNFPA, Sally Moyle- Avusturalya Dışişleri ve Ticaret Departmanı ve Pablo Benavides, İspanya İstanbul Genel Müşaviri)

Kadın cinayetleri / toplumsal cinsiyete dayalı cinayetler paneli, Guyana Sosyal Koruma ve Çalışma Bakanı moderatörlüğünde yapılarak, “Suç” olaylarına ilişkin çalışmalara değinerek, bu çalışmalar sonucunda dünyada kadın cinayetleri olgusu ve istatistikleri hakkında bilgi verdiler, Dünya’da en yüksek kadın cinayetleri oranına sahip bölge olan Latin Amerika’da BM tarafından yürütülen “Latin Amerika’da Kadın Cinayetlerinin İncelenmesi Protokol Modeli” çalışması hakkında bilgi verildi, dünyada en yüksek kadın cinayeti oranına sahip ülke olan Guatemala’da, yasalar nezdinde kadın cinayetlerinin önlenmesine yönelik olarak yapılan hukuki düzenlemeler ve ülke durumu hakkında bilgilendirme yapıldı.

Güvenli Kamusal Alan/ Güvenli Şehirler Girişimi panelinde, diğer konuşmacıların yanısıra,UN Women uzmanı tarafından “Güvenli Kentler ve Güvenli Kamusal Alanlar Programı” tanıtılmıştır. Kadınların sokak ve kamusal alanda yaşadıkları tacizlerin önlemek ve sonlandırmak için Microsoft firması işbirliğiyle, mobil telefonlarının kullanımı konusunda gerçekleştirilen bir çalışmadan bahsedilmesi dikkat çekti. 23 şehrin dahil olduğu "Şampiyon Şehirler" konulu çalışmayı anlatıldı. Güvenli şehirler oluşturulması kapsamında; söz konusu çalışmanın sağladığı katkılardan bahsedildi.Kadınların sokak ve kamusal alanda yaşadıkları tacizlerin önlemek ve sonlandırmak için Microsoft firması işbirliğiyle, mobil telefonlarının kullanımı konusunda gerçekleştirilen bir çalışmadan bahsedilmesi dikkat çekti. 23 şehrin dahil olduğu "Şampiyon Şehirler" konulu çalışmayı anlatıldı. Güvenli şehirler oluşturulması kapsamında; söz konusu çalışmanın sağladığı katkılardan bahsedildi.  

İnsani durum bağlamında KYŞ panelinde, Ugochi Daniels, Şef, (UNFPA İnsani ve Kırılgan Durumlar Birimi) moderatörlüğünde, kadına yönelik şiddetin insan hakları bağlamında ele alındı, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konuşuldu, özellikle çatışma ortamlarında ortaya çıkan kadına yönelik cinsel şiddetin cezasız kaldığına vurgu yapıldı, kadınların çatışma sonrası yeniden yapılandırma ve barış süreçlerine dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekildi ve ülkemizin Suriyeli sığınmacılar konusunda yaptığı çalışmalara değinildi.

Kadına yönelik şiddeti sonlandırmak için genç ve yetişkin erkeklerin sürece dahil edilmesi panelinde, kadına yönelik şiddetle mücadelede erkek katılımının önemi ve gerekliliği vurgulandı. Tacikistan ve Gürcistan’da bu kapsamda yapılan çalışmalardan, özellikle spor vasıtası ile gerçekleştirilen projelerin olumlu etkilerinden söz edildi.

Küresel Program: Mağdur Kadınlar ve Kız Çocukları için Gerekli Hizmetler panelinde, Dünya’nın çeşitli bölgelerinden gelen uzmanlar tarafından şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarına yönelik sunulan hizmetlere ilişkin ileriye dönük yaklaşımlara esas teşkil edecek bilgi paylaşımı gerçekleşti. Bu kapsamda; Şiddet mağduru kadın ve kız çocuklarına sunulan hizmetlerde önceliğin temel hizmetlerin asgari standartlara kavuşması olduğu, hizmet sunumuna “çok sektörlü” niteliğinin kazandırılmasının önemi ve “paydaş sektörlerin yönetişimi”, şiddete maruz kalmış kadın ve kız çocukları için hazırlanmış “gerekli hizmetler paketi” kapsamında şiddetle mücadelede kaliteli hizmetin ilkeleri, bu paketin geliştirme ve iyileştirme duyduğu ihtiyacın uygulamadan sonra ortaya çıkacağı, şiddet mağdurlarının, sosyal hayata entegrasyonunun uzun vadeli bir çaba ve çalışmayı gerektirdiği, sunulan hizmetlerin mali olarak desteklenmesinin, izlenmesinin önemi vurgulandı.

Kadına yönelik Şiddet: Maliyet metodolojileri panelinde, UN Women Asya Pasific Bölgesel Direktör Yardımcısı, Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Programı, (İrlanda Üniveristesi), Kadına yönelik şiddetin maliyetini hesapladıkları çalışmanın sonuçlarını anlattılar, ayrıca böyle bir çalışma yapmak için kullanılacak metodolojiye ilişkin bilgi verdiler. Özellikle muhasebe metodolojisi, şiddetin engellilik, kronik hastalıklar, zihin sağlığı ve üreme sağlığı gibi sonuçlarla doğurduğu uzun süreli etkisi gibi konulara değinildi.

Başarabiliriz Oturumu- Katılımcıların Taahhütlerine İlişkin Konuşmalar, Katılımcılar ülkeleri, kuruluşları ya da şahısları adına kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda taahhütlerini sunmuşlardır. Taahhütler ekrana yansıtılmıştır. Ülkemiz adına ise şu taahhüt iletilmiştir: “Pekin Deklarasyonu ve Eylem Planı ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri gibi uluslararası taahhütler dikkate alınarak; tüm paydaşlarla işbirliğiyle topyekun bir mücadeleyi gerektiren kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve kadın cinayetleriyle mücadele kapsamında; bütüncül, eşgüdümlü ve disiplinler-arası bir yaklaşımla; şiddetin önlenmesi,  şiddet mağdurunun her yönden korunması ve güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması, gerekli yasal altyapının oluşturulması ve güçlendirilmesi yönünde çalışmalar kararlılıkla sürdürülecektir.”

UN Women İcra Direktörü Dr. Phumzile Mlambo-Ngcuka, UNFPA Bölgesel Direktörü Dr. Heimo Laakkoneen , T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Dr. Sema RAMAZANOĞLU’nun yaptığı kapanış konuşmaları ile toplantı sona erdi. Kapanış konuşmalarında da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Ramazanoğlu ve diğer konuşmacılar önümüzdeki süreçte kadına yönelik şiddetle mücadelenin hayata geçebilmesi için bütçe ayrılmasının önemine vurgu yaptılar, kararlılıklarını ifade ettiler, taahhütler sundular. Ayrıca Sayın Bakan, konuşmasında çatışmalardan etkilenen kadınların durumuna da yeniden dikkat çekerek, uluslararası toplumu daha fazla insiyatif almaya davet etmiştir.

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi'nin (UN Women) dünya çapında organize ettiği "Kadına Karşı Şiddetle Mücadele İçin 16 Günlük Aktivizm Kampanyası" ışıklarla turuncu renge bürünen Kız Kulesi'nde düzenlenen kapanış seremonisiyle sona erdi.

"Dünyayı Turucuya Boya" hareketinin kapanış töreni İstanbul’da Kızkulesi’nde yapıldı. UN Women UNFPA adına Bölge Direktörü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Bakan Dr. Sema Ramazanoğlu konuya vurgu yapan konuşmalar gerçekleştirdiler. Sayon Ramazanoğlu ve Sayın Topbaş yaptıkları konuşmada, 16 günlük aktivizm kampanyasının kapanışının, böyle anlamlı bir etkinlikle İstanbul'da gerçekleşiyor oluşunun gurur kaynağı olduğunu geniş kitlelere farkındalık yaratmak üzere duyurulduğunu ifade ettiler.
Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:attachments-26:FullSizeRender.jpg

Konuşmasında, kampanyanın Türkiye'de kamu kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları, iş dünyasını kapsayan geniş bir katılımla desteklendiğini vurgulayan Bakan Ramazanoğlu, Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi kapsamında, 16 gün boyunca "Dünyayı Turuncuya Boya" kampanyasına, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, ASPB Ankara İl Müdürlüğü, Çanakkale'de Truva Atı, İzmir'de Tarihi Saat Kulesi'nin aydınlatılarak destek sağlandığını ifade etti. 2011 yılında İstanbul'da imzaya açılan "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin" ilk olarak Türkiye tarafından onaylandığını ve İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaya başlandığını hatırlattı, Dünyada her türlü şiddetin, özellikle kadına yönelik şiddetin son bulmasına vesile olması dileğiyle kampanyayı sonlandırdıkların ifade etti. Bu sözleşmeyi dönemin Dışişleri Bakanı olan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun imzaladığını hatırlatan Bakan Ramazanoğlu, sözleşme hükümleri gözetilerek hazırlanan ve 8 Mart 2012'de yürürlüğe giren Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun, mevcut yasal alt yapıyı daha da güçlendirerek, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi bir üst seviyeye taşıdığını söyledi.

Toplantının  başından sonuna kadar sunumu, Dünyaca ünlü gazeteci ve sunucu Ghida Fakhry Khane tarafından yapıldı.  Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:attachments-23:IMG_0946.JPG
Kadına yönelik şiddet konusunda, etkinlik kapsamında Avustralya'dan getirilen ışıklı dilek ağacına dilekler asıldı Bakan Ramazanoğlu dilek ağacına astığı kağıda, "The violence against women and girls end" notunu düştü.  Kadir Topbaş da "İstanbul'dan tüm dünyaya, kadınlara ve kız çocuklarına şiddetin son bulduğu, sevgi ve şefkatin hakim olduğu bir gelecek dilerim" yazdı. Konuklar daha sonra Kız Kulesi'nin dışına çıkarak deniz üstündeki su, ışık ve havai fişek gösterisini izledi.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:e26d04886028c8cb2cbb1c875044a836.jpg

UN Women sitesinde yer alan konuya dair haberler ve aktiviteler:

Global pledges ramp up campaign to end violence against women. International meeting co-organised by UN Women closes with 35 stakeholder commitments for bold steps to end violence against women. - See more at: http://eca.unwomen.org/en/news/stories/2015/12/global-pledges-ramp-up-campaign-to-end-vaw#sthash.6XuOrxK0.dpuf

Zero tolerance a must to end violence against women and girls leaders say at global UN conference - See more at: http://www.unwomen.org/en/news/stories/2015/12/zero-tolerance-a-must-to-end-violence-against-women-and-girls-leaders-say-at-global-un-conference#sthash.SKExvjTl.dpuf

This year, to galvanize action to end violence against women and girls around the world, the UNiTE to End Violence against Women Campaign aims to “Orange the world.” During the 16 Days of Activism against Gender-Based Violence, from International Day for the Elimination of Violence against Women on 25 November to Human Rights Day on 10 December, “Orange Events” will take place around the world.Ahead of the global closing ceremony of 16 Days of Activism in Istanbul, the Executive Director met with the Mayor of Istanbul, Kadir Topbaş, who hosted the closing reception of the campaign at the Maiden Tower and supported a city-wide campaign to call for an end to violence against women. Throughout the 16 days of activism, 27 landmarks across Istanbul went orange, including the two Bosphorus bridges, municipal buildings, and prominent landmarks like the Galata Tower, Feriye Palace, Bogazici University and the Maiden Tower. - See more at: http://www.unwomen.org/en/news/stories/2015/12/ed-visits-turkey#sthash.zn4VGC6g.dpuf

Fathers in Turkey foster violence-free families and gender equality ; Emrah Gonuler is one of 20-25 fathers that join weekly sessions in the Istanbul Father Support Association, a ground-breaking fatherhood project in Turkey run by the Mother Child Education Foundation (ACEV), to discuss family issues and dynamics that lead to more equitable and non-violent households. ACEV’s Father Support Programme, which is funded by the United Nations Trust Fund to End Violence against Women, has a simple, yet life-changing aim: to prevent domestic violence against women and girls in Turkey by engaging men in a comprehensive and community-based prevention programme. - See more at: http://www.unwomen.org/en/news/stories/2015/12/fathers-in-turkey-foster-violence-free-families-and-gender-equality#sthash.UT0V746T.dpuf

UNiTE for International Day to End Violence Against UN Women: https://www.youtube.com/watch?v=aTdTHqbvwEw&;feature=youtu.be

Orange the world to end violence against women, Closing 16 Days  participants- Kız Kulesi etkinliği http://eca.unwomen.org/en/news/stories/2015/12/16-days-of-activism-closes-in-istanbul

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:Closing 16 Days  participants website small 400x267.JPG

Macintosh HD:Users:goknur:Desktop:IMG_0922.jpg