alt“1922’den beri Amerika’da yayınlanan Reader’s Digest Magazin dergisinin 1950 yılına denk gelen bir sayısında, -Yabancı Gözüyle Türk Ordusu- başlığıyla, Türk ordusu özellikle Rusya ile ilişkileri çerçevesinde ele alınmış. Konuya giriş cümlesinde ilginç bir tespit yapılmış. Bir ülkenin kudretinin Ruslara karşı dayanacak askeri gücüyle değerlendirilmesi, aradan geçen 60 seneden sonra ne oranda belirleyici olduğu halen önemini bir anlamda koruyor fakat başka faktörlerle birlikte koruyor.  Her ne kadar, ülke olarak mevcut halimizin yansıttığı karmaşadan ve sorunlarımızdan, sürekli çatışan iç dinamiklerden, istikrarsız  halimizden memnun değilsek de, Türkiye gibi güçlü orduya sahip bir güç temsilinin bölgede caydırıcılığı, Kafkasya-Ortadoğu arasında güçlü istikrar bölgesi oluşturması, bu istikrara dayanarak ülkelerarası diplomatik gücü ve enerji koridorlarındaki rolü birbiriyle bağlantılı yeni role işaret ediyor. Elbette, bu değerlendirmelerin zaman içinde ne kadar gerçekleneceği ile yerine oturacak pek çok şey var…”

Amerikalılar bir memleketin askeri kudretini, ordularının Ruslara karşı ne kadar müddet dayanabileceği oranda  ölçüyorlar.

Bu bakımda, İtalya ve Fransa orduları da dahil olarak, en iyi durumda görülen memleket Türkiye’dir. Oysa Türkiye’nin nüfusu yirmi, Fransa ve İtalya’nın ki ise kırk milyonun üstündedir.

Tarihte birbirleriyle en çok savaşmış olan iki millet, Türkler ve Ruslardır.

Bir zamanlar Türkler büyük bir imparatorluk iken dahi, sayıları Rusların çok altında idi. Fakat öyle devirler olmuştur ki, Türkler izin vermedikleri müddetçe Ruslar, Karadeniz’de balık avlayamamışlardır ve bu devreler içinde Rus elçileri, kıyafetleri Padişah’ın huzuruna çıkmaya müsait olmadığı için iade edilmişlerdir. Demek ki Türkler ile Ruslar arasındaki mücadele sadece nüfus meselesi değildir.

Amerikalılar, 2.Dünya Harbi içinde, gerek Ruslara karşı vakarla benliklerini müdafaa etmiş ve nereden gelirse gelsin bütün saldırılara karşı koyacaklarını ilan etmiş olan Türkleri ve ordularını takdir etmektedirler. Türkler bugün rahat rahat iki milyon asker çıkarmaktadır. Türkler, otuz yıla yakın bir süredir barış içinde ve sükunetle yaşamaktadırlar. Bu sebeple ordularını gençleştirmişlerdir. Atalarından gelen özellikler bakımından savaşçı, cesur ve mukavemetli olan Türkler, özellikle Ruslardan geldiği takdirde, canlarını dişlerine takıp savaşacaklarına dair genel bir kanaat oluşturmuşlardır. Amerikalılar Türk ordusunu malzeme bakımından çok geniş imkanlarla donatmaktadır. Türkler aynı zamanda İngilizlerle de yakın dostluk sürdürüyorlar.

Ruslar, en nazik bölgeleri olan Kafkasya’ya sınır olan bu savaşçı ve gün geçtikçe askeri kuvveti artan komşusunun durumunu dikkatle izlemeye mecburdurlar.

Dr. Göknur Akçadağ
akcadag@turkishny.com