Türk öğrenciler içinde, Amerika’da yaşanan en büyük sıkıntıyı Work and Travel (W&T) programıyla Amerika’ya gelen öğrencilerin yaşadığını düşünüyorum.

Her yaz Amerika’daki Türklerin, Türk derneklerinin ortak paydası olan W&T, üniversite öğrencilerinin İngilizcelerini geliştirmek ve bir yandan da para kazanmak için katıldıkları bir program. Türk öğrenciler, bu programa çok fazla ilgi gösterirken, bu işi yapan aracı kurumlar gereken özeni göstermediği için, henüz 20-25 yaş arasındaki gençler için bu 3 aylık Amerikan rüyası, tam bir kabusa dönüşüyor.

Yetkililer, daha önceki yıllarda yaptıklarda açıklamalarda, basına yansıyan W&T haberlerinin gerçeği yansıtmadığını söylerken, birebir yaşananları görüp de yazan bizler için de aynı sözleri sarfedebileceklerini sanmıyorum. Her gün bir W&T öğrencisinin, işine son verildiğini, yaşadığı yerden atıldığını, ortada kaldığını duyuyoruz. Kimse bu öğrencilerin dolandırıldığını ve burada kötü günler geçirmelerine neden olunduğu gerçeğini inkar edemez.  Bunu inkara devam edenler yüzünden, her yıl binlerce genç mağdur duruma düşmeye mahkum ediliyor…

Bu konuda New York Başkonsolosluğu başta olmak üzere Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) bazı çalışmalar yapıyor. Ancak mağdur olan öğrenci sayısı o kadar fazla ki, bir yerde onların da yaz aylarında tüm mesaileri bu işe harcanmış oluyor. Yine de öğrencilerin muatap alabileceği en yetkili merci durumundalar.

Nedir bu program, ne faydası var

W&T Programı, 4 yıllık üniversitelerin hazırlık, 1, 2, 3 ve 4. sınıf; yüksek lisans hazırlık ve 1 ve 2. sınıf öğrencilerine yönelik olan bir programdır. Amaç, Amerika’da çalışarak, İngilizce öğrenmek. Faydası ise tartışmaya açık. Son yıllarda faydadan çok zarar verdiği acı bir gerçek.

W&T programına katılan öğrenciler, aracı kurumlara para ödüyorlar;  çalışacakları yer, havaalanında onları karşılayacakları kişi ayarlanıyor. Tabi bunlar sadece öğrenciye söylenenler. Öğrenci, Amerika’ya geldiğinde ne alanda bir karşılayan oluyor, ne de verilen şirket isminin öğrenciden haberi. Bu kişiler en şanssızları. Bazıları da geliyor, işe başlıyor ancak ne sebeple oluyorsa oluyor, o işyerinde çok fazla kalamıyor. Daha sonra gittikleri yerdeki Türklerin işyerlerinde çalışmaya başlıyorlar. Bence bu da çok büyük bir sıkıntı. Sen buraya dil öğrenmeye geliyorsun, 3 ay boyunca Türklerle çalışıyorsun, İngilizceyi öğrenmeden gidiyorsun, çektiğin sıkıntı da cabası. Bunlar bilinen gerçekler. Anlayamadığım tüm bunlara rağmen, hala Amerika’ya gelmek istemeleri. Tamam, şanslarını denemek istiyorlar, ama işlerini sağlama almıyorlar. Aracı kurumunu iyi seçeceksin, çalışacağının söylendiği şirketle irtibata geçeceksin, araştıracaksın. Günümüzde bütün bunlara ulaşmak bu kadar kolayken, gençlerimiz neden araştırmıyor, neden kendilerini maceraya atıyorlar... Gençler yaptı bir hata, aileler neden gözleri kapalı çocuklarını gönderiyorlar. Gerçekten anlayamıyorum.

Burada bir odada 10 kişi kalıp, kişi başı 500 dolar kira ödeyenden tutun da, eski Türk filmlerinde otogarda inip, şaşkın şaşkın etrafa bakan karakterler gibi, Times Meydanı’nda ellerinde bavullarıyla oturup ağlayan çocuklar var. Neden bu şirketler denetim altına alınmıyor, neden geleceği için bir şeyler yapmak isteyen gençlerin bu sıkıntıları yaşamasına göz yumuluyor? Son yıllarda artan olaylardan dolayı, Türkiye’de bu işi yapan birkaç şirket kapatıldı. Ama görüyoruz ki denetimler yeterli değil.

2010 yılında Amerika’nın Wisconsin eyaletinde nehirde akıntıya kapılarak ölen W&T öğrencisi Sercan Başpınar’ın ardından geçtiğimiz hafta Utah’ta henüz 21 yaşında iki genç öğrenci daha boğularak öldü: Betül Eryıldırım ve Merve Tokel. Ölümün ne zaman nerede bizi yakalayacağı tabi ki belli olmaz ancak ölenler W&T öğrencisi olunca yine akıllarda soru işaretleri oluşuyor. Bu iş ne kadar doğru yapılıyor, ne kadar denetleniyor, ne kadar güvenli…

Kişisel görüşüm, W&T ile Amerika’ya gelme işinin çok ince elenip sık dokunması şeklinde. Çünkü bu işte sıkıntı yaşayanların sayısı, azımsanacak gibi değil. Her geçen gün, yeni bir olay duyuluyor. Çok başarılı bir program olsa, yaşanan sıkıntılar binde bir olsa, görmezden gelinebilir. Ama durum gerçekten çok ciddi. Gençlerin hayalleri üstünden para kazanan vicdansız insanlar var ve bu insanlar önlem alınmazsa daha fazla kişinin canını yakacak. Yaşanan olumsuzlukların Amerika’ya gelen öğrenci sayısına etkileri de olmamış değil. İstatistiklere göre 2009-2010 yıllarında Amerika’ya gelen Türk öğrenci sayısı 12 bin 397 iken, bu sayı 2010-2011 yıllarında 12 bin 184’e düşmüş. Bakalım bu yılki değerler bize ne gösterecek, merakla bekliyoruz.

Belki çok can sıkıcı, çok karamsar bir yazı oldu ancak bu konu üstü kapatılacak bir konu değil. Sadece ‘yapılsın, edilsin’ demekle de bir adım öteye gidilemeyeceğinin de her birimiz farkındayız. Ancak bir nebze de olsa bu yazıyı okuyanlarda bir soru işareti oluşturabildiysem ne mutlu bana…