Soğuk bir Şubat gününde kapı çaldı. Gelen PTT’den bir memurdu. Bize bir kağıt uzattı. Kağıtta yazan Ankara’dan ninemin bizi aradığı dolayısı ile saat 17’de PTT’de olmamız gerektiğiydi. Ankara’dan küçüklüğümün geçtiği Kayseri’ye telefonla ulaşmaya çalışmıştı rahmetli ninem. Çünkü küçük kardeşimin doğmasını bekliyorduk. Fakat aramak öyle kolay değildi o zamanlar. Herkesin evinde telefon da yoktu. PTT’den PTT’yi ararsınız, konuşmak istediğiniz kişi hakkında kayıt yaptırır ve randevu alırsınız. Daha sonra ayarlamalar rast gelirse karşıdaki ile görüşürsünüz.

80’lerin başında Amerika, Rusya uzaya çoktan çıkmış, nükleer teknoloji o kadar hızlı ilerlemiş ki artık olağan bir duraklama ve özümsenme dönemine girmiş, dünya bilimde ilerlemiş fakat Türkiye askeri yönetimden hala kurtulamamış, resmen “geri kalmış” bir ülke olmuştu. Halkı genç, yöneticileri yaşlı ve öngörüsüz.

Seçimlerle Turgut Özal dönemine girdi bu ülke. Çok vakti olmadı başbakan olarak belki ama yapılmamış o kadar çok şey vardı ki memlekette, dokunduğu her konu icraata dönüştü. Ülke yurt dışında da tanınmaya başladı. Kendine has Türkçesi ve sempatisi ile yurtiçinde, yine sadece kendine has İngilizcesi ile de yurtdışında çok çalıştı çabaladı. “Anayasa bir kere delmekle zara görmez” ve “Benim memurum işini bilir” sözleri her ne kadar eleştirildiyse de, Türkiye’nin bugün geldiği noktada payı çok büyüktür. Açtığı ufuk, günümüz hükümetine yön vermektedir.

Turgut Özal sonrasında, koalisyonlar ve kaoslarla ilerledi bu ülke. Kimisi demagoji yaptı sadece, kimisi bana anayasa fırlattılar deyip kameralar karşısında ağladı. Kimisi çok başarılı bir bilim adamıyken, babasının mirasıyla siyasette oyuncak oldu, kimi “püskevit”sizliğine ağladı vatandaşın. Seks kasetleri, skandallar, ihtilal girişimleri derken memleket çok yara aldı.

Ülke şu anda yaralarını sarmaya çalışıyor. Üretiyor, destek görüyor. Aksayan çok yer var fakat artık insanlar biraz olsun önlerini görebiliyorlar. Yapılan araştırmada Türkler’in %62’si hayatlarından memnun görünüyor. Rakam ne kadar iyi bir yaklaşımı gösteriyor bilemiyorum ama iktidar partisinin %50 oy aldığı bir memlekette memnuniyet %62 çıkıyorsa, durum partiye oy vermeyenlerin de mevcut vaziyetten memnun olduğunu göstermez mi? Bu bir başarı değil midir?

Uydularımızı gönderiyoruz, teknoloji üretiyoruz. Nano teknolojide Dünya’da ilkler başarıyor, tıp alanında hatırı sayılır ülkeler arasında yer alıyoruz. Yani ilerliyoruz, gelişiyoruz. Durumun devam etmesi için hükümet olarak AK Parti’nin dirayetli duruş sergilemesi ve kararlılıkla yola devam etmesi gerekir. Halk olarak ise bize düşen, doğruyu haklıyı ayırt edip hakkını vermek, eski karanlık günlere dönmemek için gerekli mücadeleyi vermektir.

O gün ninemle konuşup konuşmadığımızı hatırlayamıyorum fakat, dün 85 yaşındaki dedem cep telefonundan aradı. “Hayırsız. O kadar cep telefonu aldım bir kere aramıyorsun. Bana internetten uçak bileti al da geleyim oralara.” diyor.

Nereden nereye?

Ömer Akan