Spor Toto Süper Ligi’nde geri sayım başladı:Son 10 maç. Bursaspor evinde puan kaybederek şampiyonluk şansınıazalttı. Trabzonspor İstanbul'da Beşiktaş'ı, Fenerbahçe Ankara'da Gençlerbirliğini yenerek Şampiyonlar Ligi katılımı için büyük avantaj yakaladı. İki maç da uzun süre konuşulacak türdendi.

Beşiktaş – Trabzonspor

Trabzonspor bu sene ligimizin en renkli takımı. Deplasmanlarda, Avni Aker’e oranla daha fazla kazanıp daha fazla gole imza atan bir takım oldu. Pazar günü de İstanbul’da Beşiktaş’ı 10 kişi kalmalarına ve 1- 0 geriye düşmelerine rağmen mağlup etmeyi başardılar. Tebrikler Trabzon, tebrikler Şenol Güneş.

Beşiktaş’ın tamamiyle tüm dikkatini kupaya verdiği aşikar. Ligde geri kalan maçlardan kazabildiklerini kazanıp puan tablosunda çıkabildikleri en üst basamağına çıkmaları taraftarlarının haklı beklentisi olarak görünüyor. Farklı skor ile bitmesi beklenen maçı, kaybetmeleri inanılır gibi değil. Kaldı ki henüz kazanılmış bir kupa yok. Önlerinde Antep gibi zorlu bir takım var; Galatasaray’ı eleyen, ligde kendilerinden 8 puan önde olan... Finale çıkmaları halinde ise muhtemelen 3 büyüklerin belalısı İstanbulspor. İki hafta önce Fener maçında Ferrari, Trabzon’a karşı da Sivok gördükleri “gereksiz” kırmızı kartlarla takımlarının iki derbiyi üst üste kaybetmesinde başrol oynadılar! Çarsı’ya hak vermemek elde değil; ayıp oluyor…

Şeref tribününe gelince; slogan belli, slogan hep aynı: Futbolda şiddete hayır! Şeref tribününde sanki “Dediğimi yap, yaptığımı yapma!” manzarası. Anlayana…

Gençlerbirliği - Fenerbahçe

Orta alan mücadelesi şeklinde geçen ilk yirmi dakikada Fener dört duran topun ikisini gole çevirdi. Ne olduğunu anlamadan… Kalesinde tehlike yaşamadan hakem hatalarıyla 2 – 0 geriye düştü Gençlerbirliği. Birinci golde Niang’ın pozisyonu ofsayttı. Penaltının da ağır bir karar olduğunu düşünüyorum. Biz Amerika’dan gördük, malesef hakemler 40 metreden göremedi. İlk yarının geri kalanındaki sağ kanat ağırlıklı Gençlerbirliği atakları harika iki golle sonuçlandı. Özellikle Hurşit’un attığı“Zidanevari gol” görülmeye değerdi. Santos’un koruduğu sol kanada Dia yeteri kadar yardım etmeyince, 22’nci ve 27’nci dakikalar arasında bu koridoru iyi kullanan rakip her atağı pozisyona çevirmeyi başardı. İlk yarı futbol şansı Fener’in yanındaydı; rakibin şutları direkten döndü, az adamla yakalanılan iki kontrayı son anda Özer kesti. Soyunma odalarına beraberlikle gidildi.

İkinci yarı maç Fener’e döndü. Alex klasiği bir ara pasıyla Niang, geçen sene Sivas’a attığı golün kopyasıyla Santos üst üste alınan 8’nci galibiyeti getirdi. Aykut Kocaman bekleneni veremeyen Dia’yiCristian iledeğiştirerek, Topuz’u daha verimli olduğu sağ kanada aldı. Volkan kritik anlardaki kurtarışlarıyla da galibiyette pay sahibi oldu. Özer’in top kayıplarına çare bulmak lazım, aldığı topların birçoğunu ya çalım sevdasına kaptırıyor ya da zor paslar deneyip rakibe atıyor.

SergioRamos, Real’in Şampiyolar Ligi’nde Ajax’a karşı oynanan 5. Grup Maçı’nın son dakikalarında kazanılan faul atışında zaman geçirmiş ve cezalı duruma düşüp zaten bir üst turu garantiledikleri son maçta oynamamıştı. Dün de aynı hareketi Fenerbahçe tekrarladı. Ancak Konya’yı bu kadar küçümsememek lazım.

Yoğun kar yağişıyla bembeyaz olan zeminde ikinci yarıya turuncu topla başlamak gerekirdi. Nitekim televizyondan topu takip edebilmek çok zor, hele uzak çekimlerde imkansızdı. Hakemler verdikleri hatalı kararlarla polemik konusu oldular. Maçın hemen ardından hem Beşiktaş hem de Trabzonspor başkanları isyan bayraklarını çekti. Futbol Federasyonu, hakemler ve Aziz Yıldırım ağır bir dille suçlanıyorlar. Federasyon’un bu kulüp ya da şahıslara ceza vermesi muhtemel. Ortamı gerip kalan haftalarda futbolcu ve hakemleri etkilemek isteyecekleri belli. Görünen o ki, 10’dan geriye sayacağımız bu işin yarısında Trabzon ya da Bursa kazanırsa Aziz Yıldırım, Fener kazanırsa diğerleri kıyameti kopartacaklar. “Sükut” şimdi, alınacak puanlar kadar değerli. Gereksiz cezalar kulübe zarar getirir.