OBEZİTE tehdidinin en fazla olduğu ülkelerden biriyiz. Büyüme hızı dikkate alındığında da Avrupa’da ilk üçe gireriz. Konu kadınlar olduğunda ise durum daha da vahim.

Fazla kilolu ya da şişman kadınlarımızın oranı yüzde 50’den fazla. Yani her iki kadından biri ya fazla kilolu ya da obez.  Bu rakam da Avrupa ülkeleri arasında saptanan en yüksek değer. Kadınlarımızı tehdit eden sağlık sorunu sadece obezite ile de sınırlı değil.

Türk kadınları ‘kalp krizinden ölümler’ dikkate alındığında da Avrupa birincisi. Kısacası obezite sorunu alarm veriyor. Bir an önce bir şeyler yapmamız lazım. Lütfen bir çözüm yolu arayalım. Ulusal OBEZİTE PLANI’mızı bir an evvel devreye sokalım.

Dönere lahmacuna yıkmayın: Asıl suçlu onlar

NEDEN BÖYLE OLDU?

Biz ilk mesajı 2004’te Hürriyet’te “Dikkat obezite geliyor” uyarısıyla verdik. Yaklaşık 15 yıl geçti, bir arpa boyu yol bile alamadık. Problem daha da büyüdü, sadece yetişkinler için değil, çocuk ve ergenler için de bir numaralı sağlık tehdidi haline geldi. İşin uzmanları ise Bizans’ın son günlerinde papazların ‘meleklerin dişi mi, erkek mi olduğunu’ tartıştıkları gibi bir tavır içindeler. “BİZİ YEDİKLERİMİZ Mİ, YOKSA YAPTIKLARIMIZ MI ŞİŞMANLATIYOR” sorusuna cevap arıyorlar.

Dönere lahmacuna yıkmayın: Asıl suçlu onlar

Hamburger ve pizza patlamalarını görmezden gelip bu suçu ‘Türkiye’nin milli ‘fastfood’ları dürüm, lahmacun, döner gibi yüksek karbonhidratlı‘ besinlere bağlamaya çalışıyorlar. Konu nişasta bazlı şekere, gırtlağına kadar şeker yüklü gazlı, kolalı içeceklere, kantinlerde kaçak satılan cips, gofret ve bisküvilere geldiğinde ise ciddi bir tepki vermiyorlar. Oysa problemin çözümü net ve açık: Çocuklar ve halkımızı beslenme ve aktivite bilinci konusunda daha çok bilgilendireceğiz, geleneksel mutfağımıza sahip çıkıp adına ‘Batı tipi beslenme’ denen rezalete boyun eğmeyeceğiz.

AKRİLAMİD TEHLİKESİ

- AKRİLAMİD, gıdalara yüksek ısı uyguladığınız veya yaktığınızda ortaya çıkabilen önemli kanserojenlerden biri. Yanmış ekmekler, bisküviler, kömürleşmiş her türlü gıda zaten bol miktarda akrilamid ihtiva ediyor. Akrilamid tehdidinin yüksek ısıda hazırlanan toz kahveler ve çok yüksek ısılarla pişirilen kahve içeceklerinde de fazla miktarda bulunabileceğini gösteren bulgular ve bu yönde gelişen ciddi bazı endişeler var. Bu endişeler nedeniyle de Amerika’da Los Angeles mahkemelerinden biri bazı kahve zincirlerinin ürünlerine ‘kanser uyarısı koymaları’ gerektiğine hükmetti. Karar itiraza açık. Ancak mahkemenin kararında “kahvenin kavrulma sürecinde oluşan bazı kimyasal bileşiklerin (akrilamid) insan sağlığını tehdit edebileceğine” yönelik endişelerin net ve açık olarak ortadan kaldırılması gerektiğine hükmedildi. Netice şu: Kahve tüketiminde dikkatli olmak, özellikle toz kahveler ve yüksek ısıda hazırlanan kahve içeceklerinden biraz uzak durmakta fayda var. Türk kahvesine gelince: Günde bir fincan Türk kahvesi şekersizse eğer bana göre diğerlerinden daha güvenlidir.