BUNCA şehidimiz varken...

- Kesilecek her ahkâm...

- Sokulacak her laf...

- Girişilecek her dalaşma...

- Söylenecek her beylik söz...

- Yapılacak her polemik...

- Ortaya konacak her bilmiş analiz...

*

Fazlasıyla gereksiz, fazlasıyla ruhsuz, fazlasıyla buz gibi, fazlasıyla merhametsiz, fazlasıyla duygusuz, fazlasıyla vurdumduymaz...

Velhasıl...

Fazlasıyla gayriinsani...

Geldi bana.

*

Ne yapayım yani?

*

Bunca şehit varken...

Sanki başka mesele kalmamış gibi “Genç kaynana şehvet uyandırır” tarzı abuk sabuk fetvalar veren Diyanet mensubunu mu yazayım?

*

Bunca şehit varken...

“Kadınların çalışması dinimize göre uygun değildir, kadın evinde oturacak” diye yazılar yazan kaba softa ham yobazı mı yazayım?

*

Bunca şehit varken...

“Kadın sporculara sponsor olmak günahtır” şeklinde yaklaşımlar sergilediği iddia edilen Çaykur’un Genel Müdürü’nü mü yazayım?

*

Kısacası...

Bunca şehit varken...

Hiçbir şey olmamış gibi mi yapayım?

*

Yok.

Hayır.

İçim elvermiyor hiçbir şey olmamış gibi yapmaya.

*

İşte bu yüzden bugün sadece...

Kahraman şehitlerimizi anmakla yetineceğim.

*

- Hepsi için içim yanarak...

- Hepsine derin bir minnet duyarak...

- Hepsinin ailesinin acısına ortak olmaya çalışarak...

Kahraman şehitlerimizi anıyorum.

Minnetle, şükranla, rahmetle!

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/bunca-sehidimiz-varken-40738825