Hipertansiyon yaygın bir sorun. Ellisini aşan pek çok yetişkin için mühim bir sağlık tehdidi. Sorun yaygın ve önemli olunca sorular da –doğal olarak- çoğalıyor. İşte onlardan üçü ve kısa yanıtları...

1- TANSİYON İLAÇLARININ ETKİSİ ZAMANLA AZALIR MI?

Kullandığınız ilaç ya da ilaçlarla her şey yolunda giderken günün birinde kan basıncınız sürekli olarak yeniden yükselme eğilimine girerse lütfen hemen size yıllardır sadakatle hizmet eden ilaçlarınızı suçlamayınız. Biliniz ki başka bir neden, yeni ve farklı bir sorun var: Kilo mu aldınız? Tuzu mu abarttınız? Uykunuz mu bozuldu? Depresyonda olabilir misiniz? Ek bir sağlık sorunu, mesela bir böbrek problemi devreye girmiş olabilir mi? Tabii ki yanıtları ve çözümü yine doktorunuza bırakmalısınız.

2- TANSİYON HAPLARI İKTİDARSIZLIK YAPAR MI?

Erkekleri tansiyonu dengeleyen ilaçlardan uzak tutan en mühim sorulardan biridir bu. Yanıtım şu: Antihipertansif ilaçların bazılarında maalesef kısmi ya da tam, geçici ya da sürekli bir iktidarsızlık sorunu oluşabiliyor. İyi haberse şu: Sorun kesinlikle geri dönüşlü! Siz ilacı kestiğinizde problem kendiliğinden çözülüyor, iktidar (!) yeniden geri dönüyor.

3- EN GÜVENLİ TANSİYON ÖLÇÜMÜ NASIL YAPILIR?

Evde kullanılan tansiyon ölçer cihazların çoğu genelde güvenli. Yeter ki siz ölçümü uygun şartlarda yapın ve alet üreticisinin “kullanım talimatı”na riayet edin. Uygun ölçüm şartlarının ilk 10’u şunlar...

- Sabah uyandıktan hemen sonra yapılan ölçümler genelde biraz yüksek çıkabilir. Bir- iki saat sonraki ölçümler daha güvenlidir.

- İdrar kesesi dolu ve idrar boşaltma sıkıntısı içindeyken yapılan ölçümler yüksek çıkabilir.

- Sakin ve dinlenirken yapılan ölçümler daha güvenlidir. Yarım saat dinlendikten sonra ölçüm yapın.

- Endişeli, telaşlı, panik halinde ya da öfkeli iken yapılan ölçümlerin de beklenenden yüksek çıkabileceği aklınızda olsun.

- Bazı ağrı kesicilerin (ibuprofen, metenamil asit) kullanımı kan basıncında 10 mmHg kadar bir artışa yol açabilir.- Günde 2 kez ölçüm yapacaksanız sabah ve akşam saatlerini tercih edin. Sabah ölçümlerinin akşam ölçümlerinden biraz daha yüksek çıkabileceğini de bir kenara not edin.

- Soğuk ortamda yapılan ölçümlerin de beklenenden yüksek çıkabileceğini bilin.

- Elektronik bir alet kullanıyorsanız pilinin zayıflayıp zayıflamadığını dikkatle izleyin.

- Ölçümü daima oturur durumda, kolunuzu kalp hizasında tutarak yapın.

- Ölçüm esnasında konuşmayın, sigara içmeyin, bir şey yemeyin.

B12 SEVİYEMİZ NE OLMALI?

B12 seviyelerinin ölçümünü yapan laboratuvarlar nedense ve ısrarla alt sınır olarak 200 pg/ml değerini kabul ediyor. Peki doğrusu ne? Yeni ve güvenli araştırmalar dikkate alınırsa “optimal” yani “güvenli” alt sınır 500 olmalı. B12’nin mitokondrilerde yapması gereken işi yapabilmeleri, bedenin hiçbir hücresinin B12 eksikliği sorunu yaşamaması için B12 seviyeleri 500-700 pg/ml aralığında tutulmalı. Bu homosistein yükselmesine engel olarak metilasyon döngüsünün doğru dürüst çalışabilmesine destek olmak için de bana göre vazgeçilmez bir zorunluluk.

B12 AZALINCA NELER OLUYOR?

- Makrositer anemi adı verilen bir tür “kansızlık” devreye giriyor.

- Unutkanlık ve/veya konsantrasyon güçlüğü başlıyor.

- El, özellikle de ayaklrda “yanma, batma, uyuşma, üşüme, karıncalanma”, bazen de “kramp” atakları ile seyreden “periferik nöropati” adı verilen bir sinir tahribatı görülebiliyor.

- Kronik bir yorgunluk, bitkinlik ve isteksizlik hali gelişiyor. Bu tablo bazen depresyon ile bile karıştırılabiliyor.

- Metilasyon döngüsü bozuluyor, kanda homosistein artışı başlıyor, bu da damar ve sinir sistemini tehdit ediyor.

SAĞLIKLI MI DEĞİL Mİ?

ABD Başkanı’nın özel doktoru Ronny Jackson’un açıklamalarına bakılırsa D. Trump adeta “iri” bir “turp” kadar sağlam! Dr. Jackson basın açıklamasını “Kaygı duyacağım hiçbir şey yok” cümlesi ile tamamlamış, bir muhabirin “Bu kadar çok kızarmış tavuk ve diyet kola tüketen birinin, üstelik egzersiz de yapmamasına rağmen nasıl sağlıklı olabildiği ve kalabildiği” sorusuna “Bu genetik bir şey, başkanın müthiş genleri var!” yanıtını vermiş. Peki Dr. Jackson haklı mı? Genler her şeye muktedir mi? Bana göre değil! İşte nedeni;

Genlere güvenerek her gün hamburger yiyip kolalı şekerli içecekler içmek akıl işi değil. Zira en sağlam genetik mirasın bile sağlığımız üzerinde % 30 kadar etkisi var. Üstelik o miras yaşam tarzımızdan yani “yiyip içtiklerimiz, aktivite/egzersiz düzeyimiz, stres ve uyku seviyemiz” ile mevcut biyolojik durumumuzdan, örneğin “kilomuz”dan ciddi ölçüde etkileniyor. Bu durumda kötü beslenen, yürümemekte ısrar eden, hareketsiz, aktivitesi sınırlı ve de aşırı kilolu ABD Başkanı’nın “sağlam olduğunu” söylemek ve bunun için genetik mirası şahit göstermek de pek inandırıcı görünmüyor.

KARNESİNDE NELER VAR...

- Boy: 1.90 metre

- Kilo: 108.4 kg

- Bel çevresi: Bilinmiyor (kanımca 110 cm’nin üzerinde)

- Vücut kitle indeksi: 29.9

- Kilo karnesi: Aşırı kilolu, obezite sınırında

- Kan basıncı: 122/74 mmHg

- T. Kolesterol: 223 (Rosuvastatin içeren bir kolesterol ilacı ile)

- LDL kolesterol: 140 mg/dl

- Kan şekeri: 89 mg/dl

- Montreal bilişsel test: Akıl sağlığı yönünden geçer not aldı

TRUMP’IN EN ÖNEMLİ RİSKİ MUHTEMEL BİR KALP KRİZİ

Ünlü Scripps kliniğinin tanınmış kardiyoloğu Dr. Eric Topol ve Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi Önleyici Kardiyoloji Bölümü Başkanı Dr. David Maron’un ortak fikri başkan Trump’ı bekleyen en mühim sağlık tehdidinin “muhtemel bir kalp krizi” olduğu şeklinde. Bana göre başkanın bel çevresini büyüten “abdominal obezite” yani karın içinde aşırı yağ birikimi muhtemel bir kalp krizi ve/veya Alzheimer hastalığı için de çok mühim bir tehdit...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/hipertansiyon-icin-3-muhim-soru-40717574