TÜRKİYE Afrin operasyonunda kararlı, muhtemelen arkasından Menbiç operasyonu gelecek.

Konunun askeri tarafı çok önemli çünkü YPG’nin kontrolünde bulunan Afrin bir kırsal alan değil, bir şehir...

Fırat Kalkanı’ndan daha karmaşık bir tablo vardır: Yedi kasaba ve 365 köyden oluşan Afrin’in vilayet nüfusu 400 bin civarında, yüzde 40’ı Kürt... PKK ve YPG’nin “Rojava” dediği üç kantondan biridir. Öyle ki terör örgütü Afrin’den Türkiye’ye ikide bir “taciz atışı” yapıyor. Örgütün bir Türk-Kürt çatışması görüntüsü yaratmak isteyeceği şüphesizdir.

Olası operasyonun psikolojik yönetimi ve dünyaya tanıtımı askeri ve diplomatik yönleri kadar önemlidir.

ABD TARAFI

Türkiye sınırında ABD’nin YPG kontrolünde bir “Sınır Gücü” kuracağı haberi dedikodu değildi. CENTCOM (Merkez Kuvvetler Komutanlığı) tarafından resmen açıklanmıştı. Türkiye’nin kararlı tepkileri üzerine Pentagon Türkiye’nin Afrin operasyonu konusunda yumuşak açıklamalar yapıyor.

Hatta Dışişleri Bakanı Tillerson “ABD’nin Türkiye’ye bir açıklama borcu var. Suriye’de bir sınır muhafız gücü kurma niyetimiz yok” diye konuştu.

Fakat böyle bir güç oluşturulacak da Türkiye’yi sakinleştirmek için ismi mi ya da yapısı mı değiştirildi, yoksa vaz mı geçiliyor, bilmiyoruz.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, CNN Türk’te Hande Fırat’a “ABD’nin tavrı hakkında şüphelerimiz devam ediyor” diye konuştu, haklıdır. Nitekim dün gece yarısı ABD Dışişleri Bakanlığı “Türkiye böyle bir adım atmamalı” diye açıklama yaparak fevkalade negatif bir tavır aldı. Bu PYD’yi korumaktır!

RUSYA TARAFI

Afrin bağlamında Rusya’nın tavrı daha önemlidir. Çünkü ABD açıklamalarında belirtildiği gibi, Afrin’de ABD yok, Rusya ve Esad güçleri var.

Afrin’de sayısı 100-200 arasında değişen Rus askeri “gözlemci” olarak bulunuyor. Türkiye operasyon yaparsa bunlarla karşı karşıya gelmemeli.

Rusya Suriye’de çok güçlüdür. Putin 6 Aralık’ta “Fırat’ın iki tarafında DAİŞ’in temizlendiğini” söyleyerek “zafer” ilan etmişti.

Ocak başında İdlib’deki Türkiye dostu yerel gruplara Esad güçleri saldırdığında, Türkiye 9 Ocak’ta Rus ve İran büyükelçilerini bakanlığa çağırarak Esad’ın durdurulmasını istemişti.

Dün ise Esad’ın Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat, Türkiye’nin beklenen Afrin operasyonunu kastederek şu açıklamayı yaptı:

“Eğer Türk savaş uçakları bir saldırıya girişirse Suriye hava savunması herhangi bir Türk uçağı hedefini yok etmeye hazırdır.”

ABD tarafında “şüpheli” bir tablo görünürken, Rusya ve Esad tarafı da hiç tekin değildir.

MOSKOVA ‘MÜSAİT’ OLMALI

Dün Genelkurmay Başkanı Org. Akar ve MİT Müsteşarı Fidan Moskova’ya gitti. Afrin operasyonu için Moskova’nın müsait davranması sağlanmalıdır.

Diplomasi, askeri harekât kadar belki daha önemli olmuştur bütün tarih boyunca.

Türkiye Afrin ve Menbiç’e operasyon yapacağını defalarca açıkladı; sahada Türkiye lehine esaslı bir değişiklik olmadan bundan vazgeçmesi zordur.

ABD, Menbiç’ten PYD’yi çıkarma konusunda sözünde durmadığı gibi Moskova hâlâ PKK’yı bile terör örgütü saymıyor, PYD’yi ise Astana’da ve Cenevre’de masaya oturacak “taraf” haline getirmeye çalışıyor.

Bizlere düşen görev Afrin operasyonu ne zaman başlarsa manen desteklemektir. Siyasilere düşen görev operasyonun diplomatik zeminini çok iyi hazırlamak, askerlere düşen görev planlamasını iyi yapmaktır.

Bu akşam CNN Türk’te saat 20.30’da Eğrisi Doğrusu programında akademisyen konuklarımla bu konuları konuşacağız.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/afrin-harekati-40714691