“Aksırıyorum, hapşırıyorum, burnum akıyor, gözüm sulanıyor, yorgun, bitkin düştüm ve her yerim ağrıyor. Sanki dayak yemiş gibiyim, canım yataktan çıkmak istemiyor!” Bugünlerde çok sık duyduğumuz cümleler bunlar.

Peki neden? Grip ya da nezleye paçasını kaptıranlar çoğaldı da ondan! Tamam, bir grip salgını durumu yok. Millet gripten, nezleden kırılmıyor. Tamam, her kış olduğu gibi yine bu yıl da makul düzeyde bir nezle-grip yoğunlaşması durumu var. Yine de vaziyetin biraz can sıkıcı olduğu kesin. Peki, ne yapacağız? Kötü haber şu: Maalesef yapılabilecek çok fazla bir şey de yok. Anlı şanlı “modern tıp” hâlâ grip ve nezle virüsleriyle adam gibi mücadele edecek etkin bir ilaç geliştiremedi. Bu yılki grip aşılarının etkinliği ise çok tartışmalı. Grip tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlara gelince... Ben onlara da güvenmiyorum. Kısacası süreci doğal, bildik, geleneksel tedbirlerle yönetmekte fayda var. Detaylar için buyurun...

Aspirinden uzak durun

Ateş, kırıklık, kas-eklem ağrısı gibi sorunlar nezlenin de gribin de ayrılmaz parçaları. Bu sorunlarla karşılaşan herkesin de aklına nedense önce bir aspirin yutmak geliyor. Oysa N-Asetil Sisteinin bu gibi durumlarda nadir de olsa görülebilen “reye sendromu”na yol açma ihtimali var. Bu sendrom ağır karaciğer hasarıyla karakterli. Bu nedenle özellikle çocuk ve gençlerde nezle grip durumunda aspirin kullanımı tavsiye edilmiyor.

C vitamini takviyesi işe yarar

Nezle grip desteği denince aklımıza nedense ve anında C vitamini takviyeleri geliyor. Günde 1-2 gram kadar C vitamini takviyesinin iyileşmeyi hızlandırabileceği inancı bende de var. Takdir edersiniz ki bu miktarı C vitamini zengini meyveler (portakal, mandalina, greyfurt, limon) ile karşılamanız da öyle pek kolay bir iş değil.
Böyle olunca da devreye doğal olarak takviye C vitamini hapları giriyor.
İmkânı olanların bu haplardan faydalanmaları da mümkün. 4-5 gün süreyle, günde 1-2 gram C vitamini desteği işe yarayabiliyor.

Nezle, grip uykusuzluk yapar mı

Son yıllarda ciddi bir grip veya nezle problemi yaşamadım ama bu iki problemle karşılaştığım dönemlerde uyku kalitemin ciddi ölçüde bozulduğunu hatırlıyorum.
Bunda boğaz ağrıları, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırma, öksürme vb sorunların da rolü var.
Eğer uyku sorununuz varsa tavsiyem valeryan ve/veya melissa özleri içeren bitkisel desteklerden faydalanmanız ve yatmadan önce düşük doz bir antihistaminik kullanmanız.
Aşırı akıntı, aksırık, hapşırma söz konusuysa antihistaminik desteğinden yararlanmayı özellikle düşünün.

Antibiyotiklerden uzak durun

İster nezle, ister grip fark etmiyor, antibiyotikler her iki durumda da asla ve kata hiçbir işe yaramıyor.
İşe yaramadıkları gibi bağırsaklarınızdaki bağışıklık desteği probiyotiklerin de canına okuduklarından durumu daha da kötüleştirebiliyor.
Zira probiyotiklerin kaybı bağışıklık gücünü felç ediyor.
Ciddi bir influenza enfeksiyonu yani grip virüsü yoğunlaşmanız yoksa antiviral ilaçları kullanmayı da asla düşünmeyin.
Zira bunların da çok ciddi bazı yan etkileri var, kaş yapayım derken göz çıkarabiliyorlar.

İlaçla 7 günde ilaçsız 1 haftada

İster grip, ister nezle fark etmiyor, eğer risk grubunda yani yaşlı, düşkün bir hasta, bağışıklık yetmezliği olan bir şanssız ya da organ yetmezliğinden mustarip biri değilseniz yapacağınız ilk şey haptan çöpten uzak durmak.
Dinlenmenin en etkili tedavi aracı olduğu da kesin. Bol bol su içmeniz lazım geldiğini de bir kenara not alın. Proteinden zengin (yumurta, yoğurt) beslenmeye çalışın. Geleneksel tavuk suyu çorbayı öğle ve akşam yemeklerinizde eksik etmeyin. Bol sebze ve kararında meyve yiyin. Gün boyu da geleneksel bitki çayları ile bedeninizi takviye etmeye çalışın. Özellikle ıhlamur ve adaçayına yüklenin. Mümkünse adaçayını ılık olarak boğaz gargarası şeklinde de devreye sokun. Adaçayı ile yapılan gargaralar emin olun müthiş işler başarabiliyor.
Eğer biraz daha hızlı toparlanayım diyorsanız bağışıklık desteklerinden de istifade etmeyi düşünün. Özellikle “hızlı etkileme” gücü nedeniyle umclaoba ve N-Asetil Sisteine, sambucus nigra özlerine öncelik verin.

Greyfurta yüklenin

Nedendir bilinmez, griple nezleyle mücadelesinde greyfurt pek akla gelmez. Oysa elimizde greyfurtun ciddi bir bağışıklık desteği olduğunu gösteren güvenilir veriler var. Greyfurt bu özelliğini önemli ölçüde C vitamini zenginliği ile kazanıyor, orta boy bir greyfurt günlük C vitaminin ihtiyacınızın yüzde 60’ından fazlasını karşılayabiliyor.
Şunu da bilelim: Greyfurtun bağışıklık marifetleri sadece C vitamini zenginliğinden de gelmiyor.
Greyfurt A vitamini, potasyum, folik asit ve magnezyumdan da zengin bir meyve. Diğer taraftan bağışıklık sisteminin işlevlerini güçlendiren çinko ve bakır zenginliği de gücünü arttırıyor.
Benim tavsiyem greyfurttan sadece hastalandığınız dönemler değil, prensip olarak kış boyu daha sık faydalanmanız. Mesela her gün kahvaltıya yarım veya bir adet greyfurt ile başlamanız.

Kimlerin riski daha fazla

Kanser kemoterapisi görenler, organ nakli nedeniyle bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullananlar, ilaca düşkün yaşlı insanlar, akciğer, karaciğer, kalp ve/veya böbrek yetmezliği olan hastalar, şeker ayarı bozuk diyabetliler hem nezle
veya gribe yakalanma bakımından hem de bu hastalıkları daha az geçirme riski yönünden ciddi dezavantajı olan kişiler.
Bunların korunurken de tedavi söz konusu olduğunda da daha dikkatli olmaları şart.

Hamilelikte grip daha mı tehlikeli?

Hamilelik bağışıklık sisteminin güçsüz düştüğü ve hassas olduğu dönemlerden biri.
Bu nedenle hamile bir anne adayının gribe-nezleye yakalanma ihtimali beklenenden daha fazla.
Bu nedenle de hamilelerin grip veya nezleye yakalanmaları durumunda dikkatli olmaları, doktorlarından yardım istemek konusunda ihmalci davranmamaları lazım.

Bağışıklık çorbası

Bir tarif

k 1 adet tavuk göğsü
k 1 adet soğan
k 1 çay bardağı bulgur
k 4 adet mantar
k 1 çay kaşığı zerdeçal
k 1 çay kaşığı toz zencefil
k 1 çorba kaşığı buğday nişastası
k 1 çorba kaşığı limon suyu
Üzeri için:
1 küçük kase soya filizi, 1 çay kaşığı pul biber

Tavuk göğsünü soğanla beraber 10 dakika haşlayın. Soğanı içinden alıp tavuk göğsünü elinizle didin, bir kenara alın. Haşladığınız tavuk suyuna bulgur, mantar, tavuk eti, zerdeçal ve zencefili ekleyip 10 dakika pişirin. Diğer tarafta buğday nişastasını limon ile açın, tencereyi ocaktan almaya yakın ilave edip bir iki taşım daha kaynattıktan sonra altını kapatın. Servis tabağına aldığınız çorbanın üzerine soya filizi ve pul biber ekleyerek servis yapın.
◊ Dyt. Nilüfer BAYRAM

YARIN

◊ Nezleye, gribe dur diyen önlemler neler?
◊ “Ev işi” nezle-grip çözümleri
◊ Hangi bağışıklık destekleri tercih edilmeli?

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/nezle-ve-griple-savas-plani-40706882