/ Erdal İZGİ /

 

Ne zaman et fiyatları fırlarsa…

 

“ Tencereler kıymaya hasret” feryadı artarsa…

 

Üretici “hayvanımız yok” isyanıyla bağırırsa…

 

Akla gelen ilk formüldür;

 

Canlı hayvan ithalatı.

 

            ***

 

Hayvanın cinsi, ülkesi önemli değil.

 

Hemen karar çıkarılır, bağlantılar kurulur.

 

Gemilerle, denizaşırı ülkelerden danalar gelir…

 

Kesilir, fiyatlar biraz aşağı çeker.

 

Herkes bilir ki, günübirlik çözümdür.

 

Zaten etin ne rengi, ne tadı…

 

Gözümüze, damağımıza uymaz.

 

O dönemler…

 

Balık-tavuk rağbet görür.

 

Piyasanın dengesi böyle kendiliğinden oturur.

 

Yerli ırk besi hayvanları genelde unutulur.

 

 

        ***

 

 

Ama…

 

2018 farklı bir yıl olacak.

 

Yeni yıl; Buzağı yılı.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba resmen ilan etti.

 

Damızlık birlikleri, kooperatifler, et satış odaları beğendi, öneriye sahip çıktı.

 

 

        ***

 

 

Buzağı yılında şunlar yapılacak:

 

Memlekette her yıl 4,5 milyon buzağı doğuyor.

 

Ölüm oranı yüzde 15.

 

Yani 750 bini yok oluyor.

 

Ölüm oranı yüzde 15 den 5’e düşürülürse…

 

500 bin buzağı yaşayacak.

 

Buzağıların ölüm nedeni, ithal hayvanlarla gelen şap hastalığı.

 

Bunun önlenmesine çalışılacak.

 

Yıllık buzağı kaybımız, 30 dan fazla ülkenin hayvan varlığından yüksek.

 

 

       ***

 

Aynı zamanda tıp doktoru olan Bakan Fakıbaba diyor ki:

 

 

“ Biz eğer doğumdan sonra ölen 750 bin buzağıdan 500 binini kurtaramazsak yazık bize… Koca ülkeye yakışmıyor. 80 milyonun vebali var… “Nasıl olacak?” diyorlar.  Anne, bebek ölüm oranları nasıl düştüyse, buzağı ölümleri de düşecek. Biz bunu başarırız. Vatandaş “et ithalatı ne zaman duracak” diye soruyor. Bu ölümleri durdurduğumuz zaman duracak”

 

       ***

 

Buzağı yılı 2018’in bitiminde bakacağız.

 

Sonuç ne olacak?

 

İthalata devam mı, tamam mı?

 

         ***************