BÜLENT Arınç şöyle buyurmuş:

“80 milyonluk kitlede 80 kişi hariç herkes Fetullah Gülen’e sempati duymuş olabilir.”

 

*

Yani demek istiyor ki Bülent Arınç:

“Koca bir millet kandırıldı... Ben kandırılmışım çok mu?”

*

Yani demek istiyor ki Bülent Arınç:

“Benim suçum varsa... 80 milyon da suçludur.”

*

Peki ne çıkar bundan?

Ne çıkacak?

Bal gibi bir kırsal kurnazlığı çıkar.

*

Bütün kırsal kurnazları gibi Bülent Arınç da...

Sorumluluğu alabildiğine herkese yayarak aradan sıyrılmaya çalışıyor.

*

Peki neden böyle yapıyor Bülent Arınç?

Çünkü böyle yapmazsa...

“Abilerim, ablalarım... Vallahi siz hakikati gördünüz ama ben göremedim” falan diye alttan almak zorunda kalacak.

İşte bunu yapmak istemiyor Bülent Arınç.

*

Bunu yapmak istemediği için de...

Ömrünün hiçbir döneminde Fetullah Gülen’e zerre sempati beslemeyenlerin sayısını ufalttıkça ufaltıyor Bülent Arınç.

Hatta yok durumuna getirmek istiyor.

Hakikat o kadar gizliydi ki... Hiçbirimiz göremedik” noktasına taşımak istiyor olayı.

*

Oysa Bülent Arınç, bu konuda çok daha samimi, çok daha doğru, çok daha mükemmel bir açıklama yapmıştı 15 Temmuz’un hemen ardından...

“Ne kadar da ahmak bir insanmışım, bunların gerçek yüzünü göremedim” anlamına gelen sözler söylemişti.

*

Demek ki Bülent Arınç...

“Ne kadar da ahmak bir insanmışım” cümlesinin ağırlığını daha fazla yüklenmek istemedi.

Bu yüzden...

“80 milyonda sadece 80 kişi ahmak değildi” noktasına geldi.

Ama yok öyle yağma!

Çünkü...

Herkesin ahmaklığı kendine.

KARA CUMA
ALIŞVERİŞİ yükseltmek için icat edilen “Kara Cuma” olayına...

“Müslümanların güzelim cumasını karalıyorlar abi” diye tepki koyanlar var.

*

“Kara Cuma” değil de “Kara Pazar” olsaydı bu işin adı...

Hiçbir Hıristiyan, “Hıristiyanların güzelim pazarını karalıyorlar abi” demeyecekti.

*

Bir düşünün, neden acaba?

REZA’NIN ÖTMESİNE UMUT BAĞLAYANLARA BİR SESLENİŞ
- REZA ötsün...

- Türkiye batsın...

- Tayyip Erdoğan zora kalsın...

- Ve bize bir umut doğsun...

Diye bekleşen bütün muhaliflere sesleniyorum:

Sevgili muhalifler!

Yapmayın, etmeyin!

Kodesten yırtmak için her şeyini satmaya razı bu sahtekârın olası satışından medet ummayın.

Bütün zorluklara rağmen aslanlar gibi yürüttüğünüz mücadelenizi, Reza denilen bu sahtekârın itiraflarına bağlayarak kirletmeyin.

Sevgili muhalifler!

Reza’nın kurduğu düzenden bugün iktidarda bulunanlara bir hayır gelmedi, gelmezdi de.

Reza’nın yıkacağı düzenden de size bir hayır gelmez, gelmeyecektir.

Sevgili muhalifler!

Mertçe, delikanlıca yürüttüğünüz bir mücadeleyi, Reza denilen sahtekârla sakatlamayın.

Unutmayın ki:

Bileğinizin hakkıyla kazanacağınız bir zafer, Reza sayesinde elde edeceğiniz binlerce zaferden daha tatlıdır.

Sevgili muhalifler!

Yapmayın, etmeyin!

Bu millete bir büyük umut olmak varken, Reza’ya umut diye sarılmak...

Delikanlıyı bozar.

Delikanlıya yakışmaz.

Sevgili muhalifler!

Ayrıca bu yol, öyle etkili bir yol da değildir, bilesiniz!

FETÖ’cülerin 17/25 Aralık’ından size bir şey düştü mü ki...

Reza’nın itiraflarından da bir şey düşsün!

Boş hayale kapılmayın.

ÜMİT ÖZDAĞ’IN CEVABI

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özdağ, sosyal medyada Suriyeli mülteciler arasında obezite ve şişmanlığın arttığına dair bilgiler paylaşmıştı.

Ben de kendisini eleştirmiştim. Ümit Özdağ, o eleştiriye bir cevap gönderdi.

Aynen yayınlıyorum.

*

- Sayın Ahmet Hakan, Suriyeli sığınmacılar konusu üzerinde en fazla duran siyasetçilerden biri olarak temel yaklaşımım başından beri “Allah Suriyeli komşularımızın başına gelen felaketten bütün milletleri korusun” şeklinde olmuştur.

- Suriye’de içsavaşı kışkırtmayı değil aksine barış için mücadele etmemiz gerektiğini savunuyorum. Suriyelilere çadır kentler değil, Suriye’de geri dönebilecekleri bir vatan vermeye çalışmalıyız.

- Sizin değindiğiniz tweet, bir dizi devlet rakamının yan yana konmasından ibarettir.

Ve tek tweet değildir. Hepsini birlikte değerlendirdiğiniz takdirde bir resmin değişik boyutları ortaya çıkmaktadır.

- İyi bir Türkiye’nin oluşmasının şartlarının başında Suriye’nin iyi olması gelmektedir.

İYİ Parti iktidarı, gerçekçi ve milli bir dış politika ile Suriye’de barışın ana dinamiklerini oluşturacaktır. Saygılarımla.

TELEFON PAROLANIZ YÜZÜNÜZ OLURSA
ŞİFREYDİ, parmak iziydi falan artık hikâye...

Bugün Türkiye’de satışa sunulan iPhone X’lerde yeni bir özellik var:

Artık şifreniz yüzünüz!

İşittiğime göre bu yeni özellikle ilgili olarak en merak edilen soru şuymuş:

“Ya ben uyurken eşim, kimlerle mesajlaştığımı merak edip telefonumu yüzüme doğru tutarsa... Ne olacak?”

Endişeye mahal yok.

Yüz parolasının geçerli olması için gözlerin açık olması şart!

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/80-kisi-haric-alayimiz-fetocu-muydu-yani-40657464