CUMHURBAŞKANI Erdoğan dün şunları söyledi:

 

*

- Amerika’da Sayın Trump, bakıyorsunuz Müslümanlara “terörist” ifadesini kullanıyor.

- Myanmar’da bazı Budistler terör yaparak Müslümanları öldürdüler.

- Peki Budistlerle ilgili aynı şeyi söyleyebiliyorlar mı?

- Yok. Niye? Onlar yoga yapıyor.

- Böyle bir saçmalık olabilir mi?

*

Mantık olarak çok haklı Cumhurbaşkanı Erdoğan...

- Budistler terör yaptığında... Nasıl “Budist terör” denmiyorsa...

- Müslümanlar terör yaptığında da... “İslami terör” denmemeli.

*

Fakat şöyle bir durum da yok değil hani...

*

Kendilerinin “Budist” olduklarını söyleyen ve “Budizm”i dünyaya hâkim kılmak için kutsal savaş açtıklarını bildiren bazı adamlar, Batı ülkelerinin başkentlerinin en kalabalık meydanlarında yoga yaptıktan hemen sonra kendilerini patlatsalar ve çoluk çocuk demeden masum insanları katletseler...

Başta Trump olmak üzere...

Bütün dünya...

“Yetti artık bu Budist terörü” diye öyle bir ayağa kalkarlar ki...

Bütün Budistler, “Gerçek Budizm bu değil, bizim dinimiz barış dinidir, bu teröristler bizi temsil etmiyor” diye haykırmak zorunda kalırlar.

*

Olaya biraz da buradan bakmakta fayda var yani.

YAZAR MEDENİYET FALAN

DÜN bu ülkede Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyet tasavvurumuz üzerine sözler söyledi. Bizim medeniyetimizin Batı medeniyetinden daha üstün olduğunu anlattı.

*

Aynı gün yazar İhsan Eliaçık, Kayseri’de kitap fuarından kovuldu.

BELEDİYE BAŞKANLARINI İSTİFAYA ZORLAMANIN AKP’YE VERDİĞİ ÜÇ ZARAR

BİRİNCİ ZARAR OTORİTE SARSINTISI

Üç belediye başkanı... “Şak” diye emredilip “tak” diye yapmayınca... Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otoritesinin mutlaklığına dair yaygın ve kesin algı, inceden sarsılmış oldu... Bu saatten sonra istifa etseler bile bu böyle...

*

İKİNCİ ZARAR GÜVEN BUNALIMI

Reis’e tam destek verdikleri halde... Davalarından asla taviz vermedikleri halde... Belediye başkanlarının başına bu işin gelmesi... Parti kademelerinde görev alan herkesi, “hiçbirimizin güvencesi yok” noktasına getirdi.

*

ÜÇÜNCÜ ZARAR MAĞDURLAR ÇIKARMASI

Belediye başkanlarının doğru dürüst bir gerekçe ortaya konulmadan, görev sürelerinin bitmesine bile izin verilmeden istifaya zorlanmaları... “Mağdur belediye başkanları” diye bir olgunun doğmasına yol açtı.

AK PARTİ’DEN VE CHP’DEN YEREL SEÇİM KULİS BİLGİLERİ

- Tayyip Erdoğan’ın Kadir Topbaş’ın yerine İstanbul için düşündüğü isim: Binali Yıldırım...

*

- Tayyip Erdoğan’ın Melih Gökçek’in yerine Ankara için düşündüğü isim: Ali Babacan...

*

- CHP’nin Ankara için muhtemel üç adayı: Fethi Yaşar (Yenimahalle Belediye Başkanı), Muharrem İnce, Bülent Kuşoğlu (merkez sağdan gelen ve iki dönemdir CHP’den milletvekilliği yapan bir isim).

*

- Mansur Yavaş’a CHP ile arasına koyduğu mesafe nedeniyle CHP tabanı pek olumlu bakmıyormuş... Bu nedenle şansı olmayabilirmiş.

*

- CHP’nin Adana için muhtemel iki adayı: Soner Çetin... Zihni Aldırmaz.

*

- CHP’nin Mersin için muhtemel iki adayı: İstemihan Talay... Selçuk Dereli (CHP Çankaya İlçe Başkanı)...

*

- CHP’nin Bursa için muhtemel adayı: Muharrem İnce... Ama başka isimler de düşünülüyor.

ERDOĞAN SİYASET DEHASI MI YOKSA RAKİPLERİ ÇOK MU ÇAPSIZ

BİR arkadaşım, şöyle bir değerlendirme yaptı:

“Eğer Tayyip Erdoğan, şu belediye başkanları operasyonundan da alnının akıyla çıkarsa... Yani yapılan ilk seçimde hem İstanbul’u, hem de Ankara’yı kazanırsa... Onun bir siyaset dehası olduğuna kesin iman edeceğim ve ‘pes’ diyeceğim”.

*

Hayır, hayır!

Böyle bir şey olursa...

Bu durum, Erdoğan’ın dehasına işaret etmez.

*

Peki neye işaret eder?

Şuna:

*

Karşısında doğru dürüst rakip bulamayan, “müftü nikâhı” meselesinde bile akıllıca bir politika izlemeyi başaramayan, Türkiye’ye bir ufuk sunamayan, bunca olumsuzluğa karşın umut olamayan rakiplerinin fena halde çapsızlığına işaret eder.

*

Böyle bir muhalefet karşısında başarı elde etmek için de deha olmaya falan gerek yok ki!

TAVLADA MELİH GÖKÇEK’TEN BETER HALE GELDİM

TAVLANIN başına oturduğumda yeneceğimden emindim.

Fakat rakibim öyle hamleler yaptı ki, daha “ne oluyor” falan diyemeden iki marsla beni allak bullak etti.

Azıcık toparlanıp durumu “4-1” yapsam da... “5-1” ile yenilmekten kurtulamadım.

Tavlayı kapattığımızda...

Melih Gökçek’ten beter hale gelmiştim.

Ve artık Melih Gökçek’in 15 gündür neler çektiğini anlayacak durumdaydım.

SEVDİĞİM ZARARLI ŞEYLER

- Peynirli Balıkesir höşmerimi... Üstelik kaymaklı...

- Kıymalı pide... Üstelik yumurtalı...

- Makarna... Üstelik kıymalı...

- Melih Gökçek... Üstelik istifa etmemişken...

- Tavla... Üstelik sürekli yenilirken...

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/yoga-yapip-londrayi-parisi-patlatsinlar-da-bak-neler-oluyor-40618554