İYİ Kİ SES ÇIKARMIŞIM…              / Erdal İZGİ /

Haksızlık karşısında…

Ses çıkardı.

İlgili, yetkili her kim varsa…

Sesini duyurmak istedi.

Mağdur kaderdaşlarının…

Ortak sesi oldu.

Vatandaşlık hakkıyla…

Ses verilmesini bekledi.

Yaşadığı olay ve sözüyle…

Ses getirdi.

Cılız sandığı sesi bir anda yankılandı.

Sesi, sesleri taşıdı.

Hata, yanlış her neyse…

Düzeltilmesini sağladı.

Ses çıkarmanın, vermenin, olmanının…

Gerekliliğini ispatladı.

 

         ***

 

İzmirli engelli milli tenisci Büşra Ün…

Beklemediği sonucun mutluluğunu yaşıyor.

Bir işlem için notere gitmiş…

Tekerlekli sandalyesiyle yukarı çıkamadığı için beklemiş…

İmzasını alan görevlinin yol parası olarak 17 lira 74 kuruş ücret almasına karşılık…

Sesini çıkarmıştı.

 

       ***

Haksızlıktı ve böyle olmamalıydı.

Sessiz kalmayı içine sindiremedi.

Kendine özgü cümlesiyle…

Bunu herkese duyurdu.

Memleketin gündemine oturdu.

 

        ***

 

Adalet Bakanlığı olayı el koydu.

Aile, Sosyal Politikalar Bakanlığı inceleme başlattı.

Binlerce engelli, “arkanşayız” mesajı yağdırdı.

Noterler Birliği’ni harekete geçirdi.

İşlemi yapan noter özür diledi.

Cezalar yazıldı, kararlar alındı.

Bundan böyle…

Noter binaları, engelliye uygun hale getirilecek.

Engellinin ayağına kadar gidilecek, ücret alınmayacak.

Her türlü kolaylık sağlanacak.

En küçük şikâyet soruşturma konusu olacak.

 

          ***

 

Büşra Ün’e sordum.

-Böyle sonuç bekliyor muydun?

Cevabı:

-Çok şaşırdım.

-Neden?

-Acı bir tecrübeydi. Çok hızlı, çok farklı sonuca ulaştı.

-Böyle sonucu ne yarattı?

-Sesimi çıkardım, ses oldum. Amacım 17 lirayı geri almak veya özür diletmek değildi.

-Sesin nasıl yayıldı?

-Demek ki ortada bir hata, yanlış vardı. Sorunu ortadan kaldırmak için ses çoğaldı.

-Sadece engelliler mi?

-Düşünen, vicdanı olan herkes. Bu nedenle sesim olan her bireye teşekkürümü sunuyorum.

-Mutluluğun hangi boyutta?

-Olayın politik malzeme olmaması sevindirdi. Tepkim insani haktı, hata vardı ve olması gerekenler yapıldı.

-Ya sessiz kalsaydın?

- Yerinde ve zamanında inandığın sesi çıkarmak ve duyurmak lazımmış. Sessiz kalsaydım, kimsenin haberi olmayacaktı, aynı sorun devam edecekti. Düşünce, fikir ve söz hürriyetine saygılı duyulan her ülke veya toplumda, yasalar çerçevesinde insanın sesini kullanması düzeni güçlendirecek unsurdur. En basit şekliyle görüldü.

 

         ***

 

Anlamlı ses; kulağı açar, aklı okşar.

Yeter ki karşındaki sağır olmasın!