CHP’nin İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu...

Gayet radikal görüşlere sahip olabilir.

Son derece aykırı yaklaşımlar ortaya koyabilir.

Mesele burada değil.

*

Mesele şurada:

Böyle bir siyasetçinin...

Merkezde kalmaya özen gösteren, toplumun tüm kesimlerini kucaklamaya çalışan, oy tabanını genişletmeye çalışan, mesela Saadet Partisi tabanıyla bile duygudaşlık arayışında olan, mevcut iktidara alternatif olma iddiasında olan ve yaklaşan başkanlık seçiminde toplumun en az yüzde 50 artı 1’ini bir araya getirmeye çalışan CHP’nin İstanbul İl Başkanı olmasında.

*

Kaldı ki Canan Kaftancıoğlu...

Öyle çok radikal, öyle çok aykırı, öyle çok aşırı sol görüşlere sahip ve bunları fevkalade içselleştirmiş bir siyasetçi izlenimi de vermiyor.

Yani karşımızda CHP’yi daha da büyütme iddiasında sol bir manifestoyla ortaya çıkmış bir siyasetçi yok.

*

Zaten Canan Kaftancıoğlu tartışması...

Selahattin Demirtaş’a gönderdiği selamı ve birkaç popülist sol kelamı bir tarafa bırakırsak...

Temellendirilmiş, içselleştirilmiş bir siyasi yaklaşım üzerinden yürümüyor ki!

*

Canan Kaftancıoğlu tartışması...

- Sosyal medyada yaptığı son derece sakil paylaşımlar...

- İktidarın tepe tepe kullanmasına son derece müsait yığınla malzeme.

- Özürle geçiştirilmeye çalışılan son derece çirkin bir küfür...

- “Küfrü sehven paylaştım” türü iktidar cephesinden geldiğinde hepimizin alay edeceğimiz türden bir savunma...

- “Domuz kemiklerinin bulunduğu tabaktaki çatal-bıçak karşı taraftaydı” falan türü tuhaf izah...

Üzerinden yürüyor.

*

Ben de işte tam da bu nedenle ve gayet iyi niyetle...

- Bu durum partinizi yıpratır.

- İktidar cephesinin eline inanılmaz bir malzeme sunar.

- İstanbul’da bir milim gidemezsiniz.

- Yüzde 25’i bile arar hale gelirsiniz.

- Hiç arzu etmediğiniz sonuçlarla karşılaşırsınız.

- Kamuoyunda yıpranırsınız.

- Esnaf gezisine bile çıkamazsınız.

Diye uyarıyorum.

*

“Karışma kardeşim bize” diyorsanız.

“Biz memnunuz halimizden” diyorsanız.

“Canan Kaftancıoğlu şahane” diyorsanız.

“Oy almasak da olur” diyorsanız.

“İktidara malzeme vermek istiyoruz, sana ne” diyorsanız.

Yani...

Çok memnunsanız...

O zaman ben gölge etmeyeyim...

Buyurun, hayrını görün.

*

Yeter ki...

Yine ve yeniden yenildiğinizde...

“Tayyip Erdoğan nasıl oluyor da her defasında kazanıyor, o yoksa bir siyaset dehası mı?” falan diye sorularla gelmeyin bana.

Çünkü kafamın tasının atmasının önüne ben bile geçemem.

CANAN KAFTANCIOĞLU’NUN KAYINPEDERİNE DAİR
ÜMİT Kaftancıoğlu...

1980 yılında sağ teröre kurban gitmiş bir solcu aydın.

*

Çok önemli bir özelliği var Ümit Kaftancıoğlu’nun...

Hepimizin çok sevdiği “Evreşe yolları dar/Bana bakma benim yârim var” türküsü ile bütün kına gecelerinin milli marşı olan “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” türküsünün derleyeni...

*

Bu iki güzelim türkü bile...

Ümit Kaftancıoğlu’nun nasıl yerli ve milli bir solcu olduğunun kanıtı gibi...

BEN İKTİDAR YANLISI OLSAM
- CANAN Kaftancıoğlu istifa etmesin diye gece-gündüz dua ederim.

*

- Canan Kaftancıoğlu’nun verdiği malzemeye, bu zamana kadar ele geçirilmiş en muhteşem malzeme muamelesi çekerim.

*

- Canan Kaftancıoğlu üzerinden CHP’ye dair genelleme üstüne genelleme yaparım.

TAYYİP ERDOĞAN’IN HEDEF ALDIĞI KİŞİ
- BİR anda hatalarından arınmış olamaz.

- Bir anda muhaliflerin şahı durumuna gelemez.

- Bir anda Erdoğan karşıtlarının gözbebeği olamaz.

- Bir anda eleştiriden muaf duruma geçemez.

- Bir anda kusursuzlaşamaz.

- Bir anda her türlü hatasına rağmen arkasında saf tutulamaz.

ALÇAK, KALLEŞ, KAHPE
AŞK ile bir kez daha haykırıyorum:

Tahir Elçi cinayetiyle benim aramda bağ kurmaya çalışan her kim varsa...

Katıksız bir alçaktır, soysuz bir kalleştir, yalancı bir kahpedir.

TÜSİAD YÜREK YEMİŞ OLABİLİR Mİ?
DÜNKÜ TÜSİAD toplantısında verilen mesajlar şöyleydi:

*

- “OHAL kalksın” dediler.

*

- İktidar tüm toplumu kucaklamalı.

*

- Bütçe disiplini bozulma eğiliminde.

*

- Doğrudan yatırımlar yarıya düşmüş durumda.

*

- Dış kaynak bulunamazsa ekonominin çarkları dönmez.

*

- Tarımda ve sanayide kan kaybediyoruz.

*

- Demokrasi altın değerindedir ama çeyreği, yarımı olmaz.

*

- Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmalıydı.

*

NOT: TÜSİAD’ın adındaki “işadamları” bölümünün “işinsanları” olarak değiştirilmesi çok hayırlı bir girişimdir.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ahmet-hakan/kaftancioglu-olayi-bir-kez-daha-tane-tane-anlatiyorum-40714682