Oya Bain

2015'in ilk 6 ayı Washington Türk toplumu için çok hareketli ve hummalı geçti.

2015 bildiğiniz gibi jenosid iddialarının 100. senesi. Ermeniler beklenildiği gibi seneye son derece taşkınlık ve aşırılık içinde girdiler.

Adeta her yerde her gün jenosid iddiaları basılıp yayilmassa, soylenmesse, bu iddia ellerinden kaçacak, boşluğu ve koflugu anlaşılacak gibi bir davranış içindeydiler.

Dünyadaki 200'e yakın millet içinde topu topu ancak 20 civarında memleket bu aşırı, tek taraflı davranışa katıldı. O milletler ki Asya, Afrika ve Amerika kıtalarında en barbar katliamları ve jenosidleri yapmış milletler ve 20 asırda Holocaust ve Srebreniça ile bu inanılmaz barbarlığı Avrupanın ortasına da taşımayı başarmış toplumlar. Türklerin üzerinden günah çıkarmaya çalışan milletler bu iki yüzlülüğü kendileri de anlamaya başladılar . Nazi anne babadan gelen Alman Cumhurbaşkanı Joachim Gauck Türkleri kuvvetli bir tarzda jenosidle suçlarken, Alman Bundestag başkanı Norbert Lammert Almanların 1900'un başlarında Namibia'daki Afrikalılara yaptığı katliamların jenosid olarak tanınmasını istedi. Az tarih bilgisi olan bir kimse bile bu iki olayın ne kadar birbirinden uzak olduğunu hemen görür. 1915'de Türkler Anadolu'da yaşam savaşı verirken, 1904-08 arasında Almanlar açgözlülüğün ve zulmün en cirkinini masum Afrikalılar üzerinde uyguladılar.

Ermenilerin ve jenosid lafciligi yapan milletlerin bu asiriligina karşı Türk toplumu iki şekilde cevap verdi:

Çok sayıda toplum dernekleri (muhafazakar ve liberal) aralarında birleştiler,yönetme komitesi, kurdular, çeşitli medya ve kamu ortamlarında Ermenilere uzlaşma ve hoşgörü mesajı verdiler. 24 Nisan'da binlerce Türk ve Türk dostları Beyaz Saray önünde toplanıp Elçiliğimize büyük bir yürüyüş yaptılar. Washington'un en çok ziyaret edilen Lincoln anıtı önündeki büyük meydanda güzel gösteriler oluştu. Bu tıp gösteriler New York, Los Angeles gibi büyük şehirlerde de yer aldı.

 Türkler kendilerinden emin, rahat, vicdanları temiz ve tarihlerini iyi tanıyan bir davranış içindeydiler. Bu da şimdiye kadar savunma içinde olan toplumun artık yeni bir bilince ve güvene vardığını bariz bir şekilde ortaya koydu.

 Bu bilinç ve güvenin arkasında somut tarihi çalışmalar ve deliller yatıyor. Son yıllarda Anadolunun 19. ve 20. asır tarihi üzerinde sistematik ve akademik inceleme ve yayın yapan batılı Osmanlı tarihçilerinin sayısı çoğaldı. (Hatırlanırsa daha evvelki senelerde bu tıp çalışmalar yapan akademisyenler ölüm tehditine maruz kalıyorlardı. Mesela 1977'de Stanford Shaw'in evi bombalanmıştı. Kütüphanelerde bu tıp kitapların sayfaları yırtılır ve çoğu zaman kitaplar yok edilirdi).

Bu gün Ed Erickson, Michael Günter Guenter Lewy, Justin McCarthy, Pat Walsh, Armand Sağ, Norman Stone, Tal Buenos, Maxime Gauin, Jeremy Salt, gibi akademisyenlerin çeşitli kitapları ve çalışmaları Ermeni olaylarına tarafsız, arşivlere dayanarak ve ilmi açıdan ciddi bir şekilde bakmakta.

 2014'un ortasından başlıyarak Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), toplumumuza yöneltilen tek taraflı ve tarihi açıdan çarpık iddialara karşılık vermek ve bu iddiaları çürütmek amacıyla Amerika’da ve Kanadada yukarıda ismi geçen akademisyenlerin bir kısmını davet ederek “Türk Amerikan Dayanışma Seminerleri” düzenledi.

Konuşmacılar grubuna hukukçu Günay Evinch, David Saltzman, Bruce Fein ve politik uzman Lincoln McCurdy de katıldılar.

 Geniş Türk toplumuna, öğrenci gruplarına erişen bu seminarlara Ermeni asıllı kimseler ve Amerikalılar da dinleyici olarak geldiler. Bir sene gibi bir zaman içinde 13 Eyalet ve Kanadada 17 seminer düzenlendi. Aşağıda görüldüğü gibi seminerlerin yarısı üniversite ortamlarında yer aldı.

1 Nisan 2014 Philadelphia Temple Üniversitesi

2 Nisan 2014 New York Columbia Üniversitesi

15 Eylül 2014 New York Türk Evi

20 Eylül 2014 Şikago Üniversitesi

18 Ekim 2014 Florida Türk Evi

22 Kasım 2014 Dayton Ahıska Türk Amerikan Kültür Merkezi

7 Aralık 2014 Boston Marriott Oteli

8 Aralık 2014 Toronto (Kanada), Toronto Üniversitesi

9 Aralık 2014 Ottawa (Kanada), Carleton Üniversitesi

17 Ocak 2015 San Diego, Balboa Park Club Binası

24 Ocak 2015 North Carolina, Duke Üniversitesi

21 Şubat 2015 San Francisco, Embarcadero Merkezi

28 Şubat 2015 Atlanta, Georgia ınstitute of Technology İnstructional Center

16 Mart 2015 Nebraska City Union

11 Nisan 2015 Eastern Michigan Üniversitesi

14 Mayıs 2015 Texas Southern Methodist Üniversitesi Dallas

18 Mayıs 2015 Washington DC, Türk Evi

Bu seminerlerin amacı dört boyutluydu:

 1. Türk toplumunu Osmanlı-Ermeni ilişkileri ve çatışmaları konularında uzman ve tarafsız Osmanlı tarihçileri tarafından eğitmek.

2. Amerikalı Türkler arasındaki siyasi dayanışma ve işbirliğini güçlendirmek, Amerikan siyasi sistemi hakkında bilinci arttırmak ve Amerika’da yaşayan Türk toplum

bu sistemde kendi hak ve çıkarlarını korumaya teşvik etmek.

3. Türk Amerikan toplumunu bilhassa aşağıda bahsedilen konularda eğitmek

Senato ve Temsilciler meclisine gelen Türk aleyhtarı kanun tasarılarına karşı kongre üyelerinin bilgilendirilmesi

Cumhurbaşkanının 24 Nisan beyannamesinin iki toplumun da acılarına yer veren dengeli bir şekle girmesi, asılsız jenosit iddiasının yer almaması.

Siyasi Eylem Komitelerinin (Political Action Committee) Amerikan demokrasisi içindeki önemi.

 4. Kuzey Amerika kamuoyuna, idari ve siyasi çevrelere, öğretim merkezlerine, düşünce kuruluşlarına ve medyaya erişerek, Amerikan Kongresi’nde Türkiye aleyhtarı tasarıların durdurulması, medyada Türkler hakkında dengeli ve hakikatlere uygun yazıların çıkması, Türk tarih ve medeniyetinin ve siyasi sisteminin kamuya ve medyaya gerçek ve olumlu bir şekilde yansıtılması için çalışmak.

 Özet olarak 2015 yılı Ermeni konusunda Türk toplumuna birlik, bilinç, eğitim ve ileriye doğru müspet bir bakış getirdi.

Yukarıda görülen 17 seminerin etkisi yavaş yavaş oluştu. Ermenilerden ilgi, ve Amerikan medyasında farkedilis son seminerlerde oldu. Türklerden bir ses yaratıldı ve işitilmeye başlandı. Şimdi en önemlisi bu programın devamı ve her sene çeşitli boyutlarla tekralanmasi.

Ermeniler tezlerini 100 senedir her türlü ortamda tekrarlamakla kazanmaya çalışıyorlar. Türkler bu ise çok yeni başladılar. Şimdi yine herşeyi kapatıp kenara koyarsak haklı mücadelemizi kaybetmiş oluruz. Türkiyede Ermeni sorunu memleketin diğer sorunları arasında düşük bir yer alıyor.Halklar dost geçinmek istiyor. Türkiyede Ermeni dostu olan bilir-dostlukları, arkadaşlıkları iyidir, güzeldir.

 Türkiyedeki Ermeni toplumu ile Amerika'daki Ermeni diasporası arasında gece ile gündüz arasında gibi bir fark var.

Biz Amerika'dayız. Amerika'nın gözünde bir kaç konu ile tanınıyoruz. Ermeni konusu bunlardan biri..Her türlü çirkin atak, hakaret, yersiz suçlamalar, uydurma tasarılar, sevimsiz politikalar bu konudan kaynaklanıyor. Bunu değiştirmek elimizde.

 2015 toplum için iyi bir başlangıç olacak eğer kafi azim gosterebilirsek