Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası kuruluşlarla ilgili mali stratejilerinde son yıllarda farklı strateji izlenmekte. Türkiye'nin BM'ye de en fazla katkı yapan ülkelerden birisi ve Türkiye tarafından yapılan resmi kalkınma yardımları 3,3 milyar dolara, insani yardım miktarının ise 1,6 milyar dolara yükselmiş durumda. Türkiye'nin BM bütçesine katkısı da 2013-2015 döneminde kapsamlı biçimde artarak 21 milyon dolardan 63 milyon dolara yükselmişti. Böylelikle Türkiye, BM'ye en fazla katkı yapan ülkeler sıralamasında 16'ıncı sırayı aldı.

Son yıllarda Türkiye, merkezi Strasbourg’da bulunan Avrupa Konseyi bütçesine en fazla katkı sağlayan ülkeler arasına girdi. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Türkiye’nin, 47 üyesi bulunan Avrupa Konseyi’nin bütçesine katkı payı 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2015 yılında ödenmekte olan yaklaşık 14 milyon Avro düzeyinden 33-34 milyon Avro düzeyine yükselecek. Böylece Türkiye 47 ülke arasında Avrupa Konseyi’nin bütçesine en fazla katkıda bulunan altı ülke arasında yer almış durumda. Katıldığımız AK toplantılarında da Türkiye’nin AK bütçesine katkısı vurgulanmakta ve bu farklı gelişmeden bahsedilmektedir.

 

Nitekim Avrupa Konseyi Türkiye sayfasında Avrupa Konseyi toplam bütçesi, 2016 için 442 255 900 Avro olarak verilmiş olup, Türkiye katkısı 33 557 248 Avro olarak verilmiştir. Genel bütçe içinde Türkiye katkısı yaklaşık % 13.3’e ulaşmaktadır. http://www.coe.int/en/web/portal/turkey

Türkiye, Avrupa Konseyi bütçesine en fazla katkı sağlayan (grand payeur) ülkeler arasına girmesi önemli bir aşama. Açıklamanın yapıldığı dönemde, Türkiye'nin demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanında tek Avrupa kuruluşu olan Avrupa Konseyi'nin çalışmalarına kurucu üye olarak özel önem atfettiği de hatırlatılmıştı.

Konsey bütçesine katkımızın yanısıra, ülkemiz Konsey çalışmalarına gönüllü katkılarını sürdürmektedir. Komşuluk Politikası, Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi, AK Ukrayna Eylem Planı, Kosova ile yürütülen süreç ile AİHM Reformu çalışmalarına ülkemiz önemli mali katkılarda bulunmaktadır. Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne yapacağı yıllık katkının 14 milyon avrodan yaklaşık 33-34 milyon avroya yükselmesiyle hali hazırda beş olan en fazla katkı yapan ülke sayısının altıya çıkmış durumda. Katkı listesindeki ilk beş sırada bulunan ülkeler durumundaki İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Rusya’ya Türkiye de eklendi. Türkiye'nin 2016 yılı başlarından itibaren Avrupa Konseyi bütçesine en fazla katkı sağlayan ülkeler arasına dahil olmasının yaratacağı etkinin daha farklı alanlarda girişimlerde bulunmasını da destekleyen bir süreç olması beklenebilir.

Avrupa Konseyi bünyesinde, Türkiye'nin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'ndeki üye sayısının da nüfusa orantılı olarak 12'den 18'e yükseltilme kararının alınması buna bağlı olarak  gerçekleşti. AKPM üye ülkelerin parlamentolarından seçilen 324 asil, 324 yedek üyeden oluşmakta ve AKPM üyeleri, her üye ülke parlamentosundan, parlamentodaki güç dengesini yansıtacak şekilde seçilmektedir. Her üye devlete ayrılan parlamenter sayısı, o ülkenin nüfusuyla orantılıdır. Yeni durum ile Türkiye'den de 18 asil, 18 yedek üyeden oluşan Milletvekilinden oluşan heyet AKPM çalışmalarına katılmaktadır. Haziran 2015'ten itibaren geçerli olmak üzere statüde gerekli değişikliğin yapılmış durumda.

Benzer değişikliğin Avrupa Konseyinin yerel ve bölgesel yönetimleri temsil eden temel organlarından birisi olan Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'ndeki üye sayısı da arttı. AK Daimi Komisyonu, yaptığı oylamada Türkiye’nin üye sayısının 12’den 18’e çıkmasını kabul etti. Daimi Komisyon ayrıca Türkçe’yi de resmi çalışma dili olarak kabul etti.

Avrupa Konseyi’nde Türkçe’nin resmi çalışma dili olarak kabul edilmesini ve Konsey’in her iki organında Türkiye’nin üye sayısının 12’den 18’e çıkarılması, Avrupa Konseyi’nde Türkiye açısından olumlu olacaktır. Avrupa Konseyi Daimi Komisyonu’nun aldığı bu kararlar, 1 Haziran 2016 tarihinden itibaren hem Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde hem de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde uygulanmaya başlanmış durumda. Türkiye, artık Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde aynı İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, İtalya gibi 18’er kişiyle temsil edilmektedir. Bu kararın alınmasında Türk delegasyonunun yoğun çalışmalarının yanında Türkiye’nin Avrupa’nın en kalabalık üçüncü ülkesi olması etkili olmuş durumda.

Daimi Komisyonun ayrıca İtalyanca, Rusça ve Almanca’dan sonra Türkçe’yi de resmi çalışma dili olarak kabul etmesi ile, Türkçe’nin çalışma dili olmasıyla genel kuruldaki oturumlar Türkçe’ye çevrilecek, oturum tutanakları Türkçe’de yayımlanacak. Türk parlamenterler ve yerel yöneticiler genel kuruldaki konuşmalarını Türkçe yapabilecekler.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland , o dönemde 7. Büyükelçiler Konferansı'nda yaptığı konuşmada, konuya vurgu yapmış, Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin en sağlam üyelerinden bir olduğunu, Türkiye'nin Konsey’e en fazla katkı sağlayan ülkelerden olmak istemesinin önemini, bu adımla birlikte Türkiye'nin Avrupa Konseyi Sekreterliği'ndeki üye sayısının ve Parlamenterler Meclisi'ndeki delegasyon üye sayısının artacağını, dolayısıyla Türkiye'nin Avrupa'daki rolünün artacağını dile getirmişti.

Kararın uygulamaya başlanmasının etkilerini görmek gerekecek. Türk milli delegasyonları Avrupa Konseyi’nin iki önemli meclisinde daha güçlü temsile sahip olarak ülke çıkarlarını daha etkin bir biçimde takip edebilecek, uluslararası alandaki sorunlarda daha etkin olabilecekler. Türkiye’nin 47 ülke arasında ayrıcalıklı yeri prestij oluşturmakta ve bunun yanısıra hak ve yükümlülükler getirmiş durumdadır.

Macintosh HD:Users:goknur:Desktop:DSC_0014.jpg

Macintosh HD:Users:goknur:Desktop:IMG_2542.jpg