Amerikalı arkeologların Türkiye’ye ilgisinin ilk adımı Amerikalı öncü arkeologlar içinde sayılan W. J. Stillman’ın (1928-1901), Elçilik görevi ile denizaşırı göreve atanması ile başlamıştı. Roma Konsolosluğu görevinden sonra Girit Konsolosluğu yapan Stillman, Balkanlar ve Roma’da Times’ın muhabiri olarak da görev yapıyordu. 19.yüzyılda Akdeniz’de Amerikan arkeolojik ilgisinin gelişmesine katkıda bulunan çok sayıda konsolostan birisiydi. Bu konsolosların en ünlüsü Kıbrıs Konsolosu Baron Cesnola idi. 1874’te Türkiye’de İngiliz Frank Calvert Amerika’yı temsil etmişti ve Troya’daki ilk arkeolojik araştırmalara katılmıştı.

Diplomat ve arkeolog Stillman, Knossos kazısı iznini Amerika için alması ve Akdeniz’de ilk ciddi Amerikan arkeolojik fotoğrafçı olmasıyla hatırlanır. Amerikan klasik arkeolojisinin gelişmesine katkısı sürerken, 1881’de Assos kazılarının geleceği tehlikeye düştüğünde New York Post’daki yazısında bu duruma dikkat çekmişti. Assos antik yerleşiminin Hisarlık (Troya) veya Miken’den daha önemli olduğunu söylemiş, 25 dolar da bağış yapmıştı.

Assos Kazısı

Assos kazılarının ilk yöneticisi Joseph Thacher Clarke ve Francis Bacon ise genç kuşağın temsilcileriydiler. Bacon, Assos ile ilgili yayınlar yapmış ve daha sonra Türkiye’ye geri dönmüştür. Nitekim Çanakkale’de Boğaza bakan evinde vefat etmiştir.

İlk Amerikan kazısı için seçilen yer, Türkiye kıyısında Troya’dan çok fazla uzakta olmayan bir Gerek kenti olan Assos olmuştu. Charles Eliot Norton ve diğerleri, Assos’un Grek mimarisi ve kent yaşamının kilit gelişim evrelerini gösterecek ideal bir laboratuvar olacağını düşünmüşlerdi. Kazıdan ABD’ye getirilebilecek eserlerin çıkacağı da planlanmıştı. Kazılar 1881’de başlamış 1883’e kadar sürmüştü ve Boston Mimarlar Cemiyeti de arkeolojik buluntuların tarihin daha iyi anlaşılmasını sağlayacağı umuduyla kazılara destek vermişti. Mimari, tarihsel kaygılar ve düşünceler Bostonlu mimar Edward C. Cabot tarafından kazının 1889’da yayınlanan ilk raporundaki mektupta ifade edilmişti. Yeni kurulmuş olan Boston Güzel Sanatlar Müzesi Assos kazılarının başlıca destekçisi idi ve Müze, buluntuları kolleksiyonuna katacağı umudunu taşımaktaydı.

Kazı yeri seçiminde Yunanistan’ın değil Türkiye’nin seçilmesinin nedenlerinden birisi Osmanlı Türkiyesi’nin o dönemde antik eserlerin ihracatına izin veriyor olmasındandı. 1874 tarihli kanun, buluntuların üçte birinin arazi sahibine, üçte birinin Türk Hükümetine, üçre birinin ise kazıyı yapanlara verilmesini öngörüyordu. Bu durumda buluntuların üçte birisi Boston Güzel sanatlar Müzesi’ne verilecekti. Bu buluntuların hızlıca ABD’ye götürlümesi önemsenmişti, çünkü Türkiye’de yabancıların buluntuları yurtdışına çıkarma dönemi sona ermek üzereydi. 1884’te kazı yasası değiştirilmiş ve o tarihten sonra kazı izni verilmeyeceği, “Türk topraklarında bulunmuş eserlerin satışı ve ihracının yasak olduğu” açıklanmıştı. Sadece başlamış projelerin müktesep hakları çerçevesinde kazılar sürecekti. Fakat o dönemde Bergama kazıları buluntularının Berlin’de, Halikarnas kazılarının buluntularının Londra’da olması Türk kültür milliyetçiliğini hahrik etmekteydi. Bu koşullar içinde Assos kazılarının inişe geçmesi ile, kazıya harcanan maliyete ek mali kaynaklar da bulunmuş, farklı Boston kültürel ve profesyonel kurumlarından mali yardım yapılmıştı. Daha sonra kazıyla ilgili yayınların ve raporların oldukça geç yayınlanması şikayetlere sebep olmuş, 1918’e kadar şikayet yazılarına, açıklamalarına neden olmuştu. Ancak 1921 yılında raporlar yayınlanabilmişti. Çalışma grubunda Assos kazılarının ve çevrenin fotoğraflarını çeken kazı fotoğrafçısı John Henry Haynes de bulunmaktaydı.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:2discoveringassosbig.jpg

Amerika’da klasik arkeolojinin kuruluşunun anlatıldığı Stephen L. Dyson’un “Ancient Marbles to American Shores” Antik Mermerler Amerika Kıyılarında adlı eserinde bu ayrıntı bilgileri takip etmek mümkün olabilmektedir. O dönemde Almanların Olympia kazısına yaptığı gibi arkeoloji için devlet destekli çalışma ABD’de henüz başlamamış durumdaydı. Akdeniz ülkelerinde eski eserlerin ülke dışına çıkarılmasında ihracı kısıtlayan kanunların çıkması hem kolleksiyoncular hem de gelişmekte olan müzeler için sınırlandırıcı olmuş, durumu yeniden değerlendirme ihtiyacı doğurmuştu. Arkeolojik araştırmaların yeni çalışma alanı kanunların henüz kısıtlayıcı olmadığı Mısır olmuştu.

Macintosh HD:Users:goknur:Desktop:Ekran Resmi 2015-10-04 16.53.07.png
Photograph of Francis Henry Bacon (right) and Joseph Thatcher Clarke (left) aboard the Dorian in Constantinople; from Architectural Review, new series 1, 1912, p. 73. http://www.ottomanlands.com/sites/default/files/pdf/Wescoatessay_1.pdf ("THE MOST PERFECT IDEA OF A GREEK CITY THAT ANY WHERE EXISTS": ASSOS, ARCHAEOLOGISTS, AND AMERICAN IDEOLOGIES, Bonna D. Wescoat; Emory University

Cyrene (Libya) Kazıları

Amerikan Arkeoloji Enstitüsü ve Roma’daki Amerikan Klasik Çalışmalar Okulu’nun Akdeniz arkeoloji bölgesinde ve Osmanlı coğrafyasındaki bir sonraki kazı isteği Cyrene (Libya)’de kazı yapma isteği olmuştu. Parçalanmakta olan Osmanlı topraklarının sınırında bulunan Cyrene için Osmanlı yetkililerinden izin alınma süreci ve mali kaynak kampanyası başlatılmıştı. Amerika’nın bu girişimi bölgeye siyasi olarak da ilgileri olan İtalyanların tepkisine yol açmıştı. Nitekim 1911’de İtalyanların Libya’yı işgal etmesi ile durum daha da karmaşık hale gelmişti. İtalyanlar bölgeyi sömürgesi haline getirdikten sonra Amerikalılara kazı için devam izni vermeyerek, oluşturulan İtalyan yasalarına göre ve yönetimi altında çalışmalarını gerçekleştirdiler. Amerikan Arkeolojik yatırımlarının zararını ödemek için 25 bin dolar ödemeyi tercih ettiler. Amerikalılar Libya’ya İkinci dünya Savaşı sonrasında Michigan Üniversitesi’nin Cyrene limanındaki Apollonia kazıları ile 1965-67 yılları arasında dönmüşlerdi.

Tarsus Kazıları

Bir diğer arkeolog Hetty Goldman, 1921’de Türkiye’de bir İyon kenti olan Colophon’da Fogg Müzesi destekli bir kazıya başlamıştır. Ekipte Amerikalı prehistoria uzmanı Carl Blegen de bulunuyordu. Umut verici başlayan Colophon projesi Türk-Yunan savaşı başlayınca 1922’de sona ermek zorunza kalmıştı. Goldman’ın sonraki kazı girişimi, 1934-39, 1947-48 yılları arasında Türkiye’nin güneyinde Tarsus’ta gerçekleşmişti. Buluntular arasında Hitit Kraliçesi Puduhepe’ye ait mühürün de bulunması Tarsus projesinin destekçileri arasında ilgiyi artırmıştı. Bu kazıda üç Amerikalı kadın arkeoloğa daha önemli görevler verilmişti ve kazı sonuçları 1950 ve 1963 yılları arasında yayınlanmıştı. Tarsus kazıları Fogg Müzesi, Bryn Mawr ve AIA’nın ortak desteği ile gerçekleşmişti.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:2discoveringassosbig-2.jpg

Sardes Kazıları

Harvard Üniversitesi’nden George Hanfmann, arkeolog sanat tarihçi olarak eğitim görmüştü, Tarsus kazısında da görev almıştı. 1950’lerde Harvard, Cornell Üniversiteleri, ve Amerikan Şark Araştırmaları Enstitüsü ortak şekilde bir Lidya şehri olan Türkiye’deki Sardes’i kazmaya başlamıştır. Amerikalıların Sardes’e ilgisi ve bazı çalışmalar daha eskiye dayansa da 1958’de kazılar başlamıştır. Bu kazıya yapılan destek savaş sonrasında kamuya ait ve özel arkeoloji için ayrılan muazzam kaynağı göstermekte ayrı bir öneme sahiptir. Bütçe 53 bin dolardan 127 bin dolara çıkartılarak projeye yapılan destek, savaş sonrası arkeolojik araştırmalara yapılan desteği açıkça yansıtmaktadır. Bu durum Harvard gibi bir enstitünün seçkin vakıflar ve özel hümanistlerin ilgisini, hatta hükümet fonlarını harekete geçirebildiğini ortaya koymaktadır. Eski Dominion Vakfı, Wenner Gren Vakfı, Ford Vakfı, Kress Vakfı bu vakıflar arasında idi. Corning Cam Müzesi de projeye 1961 yılında katılmıştı. NEH desteği ise 12 farklı kanaldan güçlü durumdaydı. Türk arkeoloji öğrencileri, Devlet Departmanı (1962-65) bursları ile eğitilmişlerdi. Bu kazıda anıtın rekonstrüksiyonu da hedeflenmişti. Bu tür çalışma maliyet açısından çok az Amerikan kurumunun karşılayabileceği türde bir alan çalışması idi.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:8discoveringassosbig.jpg

Gordion Kazıları

1950’lerde Pennsyilvania Üniversitesi’nden Rodney Young, Orta Anadolu’da Ankara’nın yüz km güney batısında Frig yerleşim yeri olan Gordion’da kazılar başlatmıştı. Gordion, savaş sonrası dönemde başlamış ilk Amerikan kazılar dizisidir. Önce Assos, sonrasında Hatty Goldman’ın Tarsus kazıları ile devam eden arkeolojik araştırma geleneği için maliyetin Yunanistan’dakine gore daha düşük olması gibi nedenlerle Türkiye coğrafyası daha cazip hale gelmişti. Gordion kazıları 1960’lara kadar devam etmişti.

Afrodisyas Kazısı

Akdeniz’de en fazla buluntu veren Amerikan kazısı şüphesiz Afrodisyas olmuştu. 1961’de başlayan Amerikan kazıları Türkiye doğumlu Princeton eğitimli Kenan Erim’in başlattığı bir projeydi. Yerleşim kısmında Brown Üniversitesi’nden Martha Jukowsky de çalışmıştı. Afrodisyas büyük kazı olduğu dönemde maddi olarak çok iyi desteklenmişti, Erim’in 1990’da ani ölümü ile kazı çalışmaları yavaşlamıştı.

***

Uzmanlık alanı Türkiye arkeolojisi olan Machteld Mellink, Goldman ile birlikte Tarsus kazısında çalışmıştı, ondan sonra Akdeniz’de büyük kazıları yöneten ikinici kadın arkeolog olmuştu. Amerikan Arkeoloji Enstitüsü başkanlığı da yapan Mellink, Likya’da Karataş-Semayük kazısını yönetmişti.

ABD'li uzmanlar Mezopotamya'daki ilk arkeolojik kazılarını 1889-1900 arasında Nippur'da yürütmüşlerdi ve 1948'de bu çalışmaya yeniden döndüler. Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi ile Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nin işbirliğiyle gerçekleştirilen Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar sergisi bürokrat, ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey, Amerikan arkeoloji fotoğrafçılığının atası John Henry Haynes ve ünlü Alman Asurbilimci Hermann Vollrath Hilprecht’in kesişen yaşamlarından yola çıkılarak hazırlanmıştı. Sergi, 19. yüzyıl sonunda Amerikalı arkeologların Anadolu ve Mezopotamya’da, özellikle Assos ve Nippur’da gerçekleştirdikleri öncü kazılara ışık tutmaktaydı. Haynes’ın “John Henry Haynes: A Photographer and Archaeologist in the Ottoman Empire 1881–1900”adıyla çalışmaları ve fotoğrafları bir araya getirilmiştir. (The Pera Museum in Istanbul and the University of Pennsylvania have also organised exhibitions of his photographs.[6] Ousterhout, Robert G. John Henry Haynes. A Photographer and Archaeologist in the Ottoman Empire. London and Istanbul: Caique Publishing Ltd, 2011, ISBN 978-605-62429-0-8)

John Henry Haynes (1849-1910), Amerika’nın klasik arkeolojideki ilk girişimi olan Assos kazısını (1881-83) fotoğraflarıyla belgelemiştir. 1880’li yıllarda Türkiye’deki Amerikan okullarında ders vermiş ve Anadolu’yu gezerek fotoğraf çekmiştir. Mezopotamya’ya giden Wolfe Keşif Heyeti’ne katıldı (1884-85) ve kısa bir süre Bağdat’ta Amerika Birleşik Devletleri konsolosluğu görevini yürütmüştü. Pennsylvania Üniversitesi’nin Nippur kazılarında (1889-1900) saha sorumlusu olarak binlerce çiviyazılı tableti gün yüzüne çıkarmıştı.

http://www.ottomanlands.com

http://www.ottomanlands.com/catalogue/diplomacy-america-begins-archaeology/how-archaeological-expedition-found-its-way-nippur

1966-1986 arasında araştırma projeleri listesi, Amerikan Eski dünya arkeolojisinin yapılanmasına ilişkin bilgi vermektedir. Listeye göre; Amerikan ulusal mali kaynağı (NEH) Yakın Doğu’dan 12, Levant 21, Türkiye 15, Mısır ve Kuzey Afrika 19, Kıbrıs 14, Yunanistan 39, İtalya’da 23 projeye ve 65 kuruma arkeolojik alan projeleri için para vermişti.  Amerikalıların Akdeniz cığrafyasındaki güç gösterisi, bulunduğu coğrafyanın siyasi koşullarına göre zaman zaman değişiklik göstermiş, Amerikan arkeoloji camiasının Troya, Sardes, Afrodisyas, Gordion gibi büyük çaplı projeler türü girişimlere ilgisi devam etmiştir.

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:1discoveringassosbig.jpg

[CATALOGUE 12] Assos, view of harbor (1882-83), photograph by John Henry Haynes. Assos, near Troy in northwest Turkey, was the site of the first American venture into classical archaeology. Finds from the excavation are divided between the Istanbul Archaeological Museum and the Boston Museum of Fine Arts. The Americans rented one of the harbor warehouses as their headquarters and residence. (UPM Archives)

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:anatolia7discoveringbig.jpg

[CATALOGUE 27] Sultan Han (1232-36), a caravansaray near Aksaray, 1884.  Haynes chose a dramatic angle and high vantage point from which he could capture both the detailed decoration of the architecture and the vast emptiness of the surrounding plain. (J.H. Haynes Archive, Fine Arts Library, Harvard University)

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:6discoveringassosbig.jpg

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:7discoveringassosbig.jpg

[CATALOGUE 17] Constantinople (now Istanbul, Turkey) Rumeli Hisar, the picturesque village of wooden houses located north of the city on the Bosporus straits, was chosen as the site for the American mission school that became Robert College, founded in 1863, where Haynes taught Latin and English, 1881-84. (UPM Archives)

Macintosh HD:Users:goknur:Downloads:5discoveringassosbig.jpg