“Dünya Miras Komitesi tarafından kabul edilen Bonn Deklarasyonu”

 

Son günlerde sevindirici bir haber basında yer aldı. Dünya Miras Komitesinin (DMK) 28 Haziran-8 Temmuz 2015 tarihlerinde Bonn’da düzenlenmekte olan 39. toplantısında, ülkemizin, Komitenin 2016 yılında gerçekleştirilecek 40. toplantısına evsahipliği yapması kararlaştırılmış olduğu açıklaması bugün itibariyle UNESCO sayfasından duyuruldu ve Dışişleri Bakanlığı da açıklamayı yapmış bulunuyor.

  Dünya Miras Komitesi toplantısında 4 Temmuz 2015 tarihinde Komiteye önerilen yeni adaylık dosyalarının görüşüldü ve Türkiye’den ‘‘Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı (Diyarbakır)’’ ile 5 Temmuz 2015 tarihinde “Efes (İzmir)’’ adaylık dosyaları değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda Dünya Miras Komitesi ‘‘Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzajı’’ ve “Efes’’in UNESCO Dünya Miras Listesine kaydedilmesine karar verildi. Türkiye tarafından 13 Nisan 2015 tarihinde güncellenen Geçici Liste’ye 10 yeni alanın kaydının onaylanmasıyla Türkiye’nin Geçici Listedeki alanları 52’den 62’ye yükselmişti. Bu kararın ardından Türkiye’nin Dünya Miras Listesindeki varlık sayısı 15’e yükselmiştir. Bu önemli kararın yanısıra gündeme yansımayan toplantı konuları da dikkat çekici.

 

UNESCO 1972 Sözleşmesi doğrultusunda dünyanın çeşitli coğrafyalarından sahip olduğu üstün evrensel değer nedeniyle bütün insanlığın ortak mirası kabul edilmek üzere kültürel, doğal ve karma mirasların görüşülerek, değerlendirildiği Dünya Miras Komite Toplantıları yapmakta olup, toplantıların 39. gerçekleşmiş durumda.

 

http://en.unesco.org/galleries/

 “Unite for Heritage” Küresel Koalisyonu, kültür ve miras toplulukları ötesinde diğer paydaşları harekete geçirmeyi hedeflemekte ve özellikle kültürün birleştirici gücü hususunda genel kamuyu ve gençlerin duyarlılığını artırmayı amaçlamaktadır. Koalisyon, farklı uzman kurum ve kuruluşlar arasındaki teknik çalışmaları koordine etmek için UNESCO’nun çalışmalarını ve geniş ölçüde gençleri ve sivil toplumu seferber etmek için sosyal medya kampanyası da yapmaktadır.

 29 Temmuz 2015 tarihinde Bonn’da gerçekleştirilen Dünya Miras Komitesinin yaptığı toplantıya Dünya Miras Komitesi Başkanı Maria Böhmer, Irak Miras ve Turizm Bakanı Adel Shershab, ICOMOS Başkanı Gustavo Araoz, Interpol Yönetim Kurulu Başkanı Tim Morris ve Berlin Antik Yakın Doğu Müzesi Başkanı Markus Hilgert ve UNESCO  Genel Direktör Irina Bokova da katılmıştı.

Kültürel Mirasın Tahribatı ve Bonn Deklerasyonu

Direktör Bokova’nın toplantı açılış konuşmasında vurguladığı ifade kültürel mirasın tahribatında yok edilmesinde yeni bir boyuta dikkat çekmektedir: “Tehdit küreseldir ve bizim cevabımız da küresel olmalıdır. Süreç, ulusal servisler arasında koordinasyonun daha da iyileştirilmesini ve devletlerarası bilgi alışverişinde bulunulmasını gerektirmektedir. Bu alanda hiçbir şey hükümet eylemlerinin yerini tutamaz.”

Bokova’nın “Temel güçlüğümüz polisler, gümrük yetkilileri, müzeler, hükümetler ve kültürel, insani ve güvenlik sektörlerinden, sivil toplum ve medyadan aktörler gibi bu mücadelede yer alan tüm tarafların bir arada çalışmasını başarmaktır. Aşırı şiddet ile mücadele etmek için yeni ittifaklar oluşturmamız gerekmektedir.” ifadesi, Irak Turizm Bakanı’nın Shershab’ın, “Bu koalisyonun başlaması Irak ve dünyanın geri kalanında kültürel mirasın yok edilmesine karşı mücadelemizde önemli bir adımdır.” İfadesi Dünyanın yeni bir sorununa da dikkat çekmekle kalmadı bir Deklerasyon da yayınlandı.

Dünya Miras Komitesi, İŞİD tarafından son zamanlarda Hatra ve diğer Dünya Miras alanı da dahil olmak üzere gerçekleştirdiği tahripleri suçları, Irak'ın kültürel mirası ve Bamiyan, Timbuku ve başka yerlerde işlenenleri hatırlatan suçları, barbarca saldırıları ve şiddeti kınayan” Bonn Deklarasyonunu benimsedi ve açıklama yapıldı.

Komite toplantıda aynı zamanda Palmyra (Suriye) veya Sana'a Şehri (Yemen) gibi diğer alanlar için de derin endişesini ifade etti. Bonn Deklarasyonu, miras korunmanın uygun olduğu yerlerde barış misyonlarına dahil edilmesini önerdi. Ayrıca, silahlı çatışma veya doğal afet durumunda mirasın korunmasının koordinasyonunda uluslararası liderliğini geliştirmesi için UNESCO’ya çağrıda bulundu.

“Dünya Miras Komitesi tarafından kabul edilen Bonn Deklarasyonu tüm tehditlerden mirası korumak için ortak bir iradeye tanıklık etmektedir. " diye konuşan Başkan Böhmer, “Deklarasyon, Devletler ile birlikte sivil toplumun da konuştuğu önemli bir metindir. Irak ve tehdit altındaki ülkeler yalnız bırakılamazlar. Onlara yardımcı olacağız” vurgusunu yaptı.

2015 Mart ayında gerçekleştirilen Bağdat ziyareti sırasında, Direktör Bokova #Unite4Heritage sosyal medya kampanyasını başlatmıştı. UNESCO, Suriye ve Irak'tan gelen kültürel varlıkların ticaretini yasaklayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2199 sayılı Kararını uygulanmasını hızlandırmak için kaçakçılıkla mücadelede yer alan tüm kuruluşların başkanlarını bir araya getirmişti.

Basına da yansıyan üzüntü verici görüntülerle, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. Irak’ta Hatra, Ninova, Musul Müzesi ve Kütüphaneler, Ninova yakınındaki Nemrud, Horsabad, Hz. Yunus Türbesi, İmam Dur Türbesi, Suriye’de Apamea (Roma devrinin zengin ticaret merkezi kalıntıları Suriye iç savaşı sırasında yağmalanmaya başlandı.), Duro – Europos, MÖ 5000 ‘lerde kurulmuş olan Mari şehri tahrip edilen tarihi yerler alanlar olarak göze çarpmaktadır.

Mart ayında nationalgeographic’de yayınlanan Andrew Curry’nin yazdığı “IŞİD’in Yok Ettiği Tarih” adlı makalede tahribatın boyutları anlatılmış (http://www.nationalgeographic.com.tr/makale/isid'in-yok-ettigi-tarih/2431)

The Geospatial Technologies Project

Konuyla ilgi önemli çalışmalar yapan American Association for the Advancement of Science (AAAS)’ın, “an initiative of the Scientific Responsibility, Human Rights and Law” programının oluşturduğu “The Geospatial Technologies Project” ile dikkat çeken bir çalışma yapılmıştır. Bu proje ile coğrafi teknolojik sistemler kullanılarak GIS, GPS, VGI (geographic information systems (GIS), global positioning systems (GPS), and volunteered geographic information (VGI) gelişmiş araştırma doküman kapasitesi kültürel miras, çevresel adalet, insan güvenliği, insani müdahale alanları için kullanılmıştır.

“Geospatial Technologies Project”, temelde “the impact of remote, isolated conflicts on civilians, a host of human rights violations, damage to sites of cultural heritage, environmental and social justice issues, cross-border conflicts, indigenous rights” konularında çalışmak üzere oluşturulmuş bir projedir.  

the University of Pennsylvania Museum of Archaeology and Anthropology’s Penn Cultural Heritage Center (PennCHC) ve the Smithsonian Institution ortaklığında ve the Syrian Heritage Task Force işbirliğinde gerçekleştirilmiş olan, the Geospatial Technologies and Human Rights Project -the American Association for the Advancement of Science (AAAS), yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları Suriye’nin sahip olduğu 6 dünya kültür mirası bölge izlenmiş (the Ancient City of Aleppo, the Ancient City of Bosra, the Ancient City of Damascus, the Ancient Site of Palmyra, the Ancient Cities of Northern Syria, and Crac des Chevaliers and Qal’at Salah El-Din) tahribat görmüş alanların eski ve yeni durumları değerlendirilmiştir. “Ancient History, Modern Destruction: Assessing the Current Status of Syria’s World Heritage Sites Using High-Resolution Satellite Imagery” adıyla yapılmış bir çalışma özeti, 2009-2011 yılları ile 2014 arasında bölgedeki yapıların ve alanların uydu fotoğrafları üzerinden kıyaslamasını bilimsel açıklama ve analizlerle göstermektedir. Raporun tamamı ilgi duyanlarca incelenebilir.

 

Damage to the Great Mosque, Suq al-Madina, and surrounding area: In spring 2013, it was reported that the minaret of the Great Mosque of Aleppo had been destroyed during the fighting. AAAS documented this damage in its August 2013 report. Since that time, two additional craters have appeared along the eastern wall of the mosque. The nearby Suq al-Madina was also heavily damaged, as were multiple other structures. 

http://www.aaas.org/sites/default/files/reports/Iraq_NebiYunis_422015_0.pdf

http://www.aaas.org/page/ancient-history-modern-destruction-assessing-current-status-syria-s-world-heritage-sites-using#Aleppo

http://whc.unesco.org/en/news/1176/

http://whc.unesco.org/en/news/1135

http://tr.euronews.com/2015/03/06/isid-nemrut-ta-tarihi-eserleri-buldozerle-yikti/

http://edition.cnn.com/2015/03/09/world/iraq-isis-heritage/

http://io9.com/ancient-archeological-sites-that-were-destroyed-by-care-1442434226

UNECO’nun yayınladığı Tehlike İçindeki Dünya Kültür Mirası Listesi

Tehlike altında olan kültürel siteler:

Syrian Arab Republic:

Ancient City of Aleppo (2013), Ancient City of Bosra (2013), Ancient City of Damascus (2013), Ancient Villages of Northern Syria (2013), Crac des Chevaliers and Qal’at Salah El-Din (2013), Site of Palmyra (2013)

Iraq:

Ashur (Qal'at Sherqat) (2003), Hatra (2015), Samarra Archaeological City (2007)

 

Türkiye’nin ilk kez 1983 yılında Dünya Miras Listesinde varlığı bulunmayan taraf devletler kontenjanından Komitesinde yer aldığı 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi’nin 2013 yılında gerçekleşen ve Türkiye’nin Sözleşme tarihinin en yüksek oyu olan 121 oyla seçildiği 19. Taraf Devletler Genel Kurulu sonunda Dünya Miras Komitesi Üyeleri aşağıdaki devletlerden oluşmuştur: Cezayir, Kolombiya, Hırvatistan, Finlandiya, Almanya, Hindistan, Jameika, Japonya, Kazakistan, Lübnan, Malezya, Peru, Filipinler, Polonya, Portekiz, Katar, Kore Cumhuriyeti, Senegal, Sırbistan, Türkiye, Vietnam.

New Inscribed Properties (2015)

27 Inscriptions , 24 Cultural , 2 Natural , 1 Mixed , 3 Significant modifications to the boundaries