Son zamanlarda sıkça dile getirilen “G20, B20, C20, T20 W20 nedir ve Türkiye için neden önemlidir” konusuna bazı bilgiler vererek dikkat çekmek isterim.

Dünya nüfusunun üçte ikisini, dünyanın en önemli 20 ekonomisini (19 ülke ve Avrupa Birliği Komisyonu) oluşturan, brüt gelirinin %85’ini ve dünya ticaretinin %75’ini temsil etmekte olan G20, “uluslararası ekonomik işbirliği ve karar alma” üzerine düzenlenen en önemli forum olarak bilinmektedir.  G20’ye üye 19 ülkenin hepsinin milli geliri dünyada ilk 31’de yer alıyor. Tayvan, İsviçre, Norveç, İran ve Venezüella, ekonomik olarak bazı üyelerden daha büyük olmalarına rağmen G20’de bulunmuyor. Birçok Avrupa Birliği ülkesi de, G20’de bağımsız olarak değil sadece AB Komisyonu olarak temsil ediliyor. C20’ye, ev sahibi ülke, IMF, WTO ve BM gibi uluslararası kuruluşlar ve daimi üyelere ilave olarak misafir ülkeler de davet etmektedir.

G20 toplantılarında, uluslararası finansal istikrarın arttırılmasına ilişkin görüşme ve çalışmalar yapılıyor. Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanlarından oluşan G20, şimdiye dek sadece yedi kez, devlet başkanları düzeyinde bir araya geldi. G20 başkanlığı her yıl değişmekte olup, geçtiğimiz yıl başkanlığı Avustralya üstlenmişti. 2016 yılda ise başkanlık Çin’e geçecektir.

Türkiye Başkanlığının genel teması, kapsayıcı ve güçlü büyüme yönünde ortak eylem geliştirilmesi olacağı anlaşılmaktadır. G20 taahhütlerinin hayata geçirilmesini sürdürerek ve büyümeyi teşvik etmeye yönelik yatırımlar yaparak, G20'nin daha kapsayıcı bir kurum haline getirilmesi yönünde güçlü bir odak olacaktır.

2015 gündeminin üç ana maddesi şunlardır: 1. Ekonomik direncin geliştirilmesi, 2. İyileşme sürecinin güçlendirilmesi ve potansiyelin arttırılması, 3. Sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi.

Bu öncelikli alanlar altında şu alt başlıklar yer almaktadır: kalkınma, yatırım, makro politika eşgüdümü, istihdam, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, mali düzenleme, uluslararası finans mimarisi, uluslararası vergi, yolsuzlukla mücadele, enerji sürdürülebilirliği ve iklim değişimi finansmanı.

G20 ile birlikte toplanan B20 (The Business 20), C20 (The Civil Society 20), T20 (The Think Tank 20) de kendi cephelerindeki hazırlıklarını sürdürüyorlar.

C20’nin İşlevi

C20’yle beraber sivil toplum kuruluşları, bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı önemli sorunlar hakkında G20 ülkeleriyle iletişim kurmaktadır. Bu iletişimle sivil toplum, 2008 yılında bu yana devlet başkanları düzeyinde gerçekleşen bir toplantıya dönüşen G20’ye tavsiyelerde bulunmaktadır. Yıllar içerisinde aralıksız devam eden G20 toplantılarına ev sahipliği yapan ülkeler, sivil toplum ile işbirliği yapmanın önemi gitgide daha fazla anlamışlar ve tavsiyeleri  dikkate almışlardır.C20 yürütme kurulu, G20 karar alıcılarına aracılık ederek, sivil toplumun mesajlarını daha etkili şekilde aktarmasına yardım etmektedir.

Sivil Toplum - G20 işbirliği arka planına baktığımızda; Bu işbirliğinin ilk örneklerinden biri, 2009 Londra zirvesinden önce G20 gündemi ile ilgili olarak İngiltere hükümeti üzerinde etki yaratmayı amaçlayan İngiltere menşeli bir SGK işbirliği projesi olan “Put People First” koalisyonudur. Bu tarihten beri yıldan yıla resmi ve gayriresmi koalisyonlar yapılarak, G20 ülkelerini ve dünyanın diğer ülkelerini etkileyen G20 kararlarıyla ilgili sivil toplum perspektifleri ortaya konmaktadır.

G20 toplantılarında sivil toplum ile işbirliği yapmanın önemi gitgide daha fazla anlaşılmış, Güney Kore (2010) ve Fransa (2011) Başkanlıkları kapsamında daha yapısal bir işbirliği oluşmuş, 2012’da Los Cabos/Meksika zirvesi öncesinde ve esnasında Başkanlıklarla sivil toplum temsilcileri arasında bir işbirliği süreci gerçekleşmişti.

Sivil toplum kuruluşlarının G20 süreçlerine katılımı ilk kez 2013 yılında resmi bir boyut kazanmış durumdadır. İlk C20 organizasyonu ('Sivil 20' ya da 'Sivil Toplum 20') Rusya G20 Başkanlığı eşgüdümünde Rus sivil toplum kuruluşları desteğiyle gerçekleştirilmiş ve C20, ulusal ve uluslararası sivil toplumun görüşlerini yansıtan bir platform olarak düzenlenmişti. 2014 yılında Avustralya sivil toplumu ikinci C20 organizasyonunu düzenledi. Şu anda organizasyonunun sorumluluğu, C20 2015'i düzenleme sürecinde bulunan Türk sivil toplum kuruluşlarına geçmiş durumdadır.

2015 G20 ST Katılım Grubu; Türkiye’den 14 sivil toplum kuruluşundan oluşuyor ve yer aldığı C20 Türkiye, eşitsizliklere karşı mücadele ederek, ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir ve kapsayıcı kalkınma için çalışmalarda bulunmayı amaçlıyor. Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV), Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), Oxfam International, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), Uluslararası Şeffaflık Derneği, Türkiye Avrupa Vakfı (TAV), Habitat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), WWF Türkiye ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, C20 Yürütme Kurulu üyeleri olarak tanınmıştır. Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) ve Anne Çocuk Vakfı (AÇEV) ise gözlemci üye olarak C20 Türkiye Yürütme Kurulu bünyesinde tanınmıştır.

Türkiye’nin C20 evsahipliği için yapılan hazırlıkların bir parçası olarak bir anketi kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Katılım Grubu, Türkiye’nin C20 organizasyonu için potansiyel konu başlıklarını, kamuoyunun işbirliğiyle incelemek istemiştir. Seçilen konular hem G20 2015 gündemi hem de sivil toplumun 2009 ile 2014 yılları arasındaki politika tavsiyeleri analiz edilerek seçilmiştir. Sivil toplumun etkisini artırmak için ortak bir gündem oluşturmak, G20 için ortak politika belirlenmesine yönelik tavsiyelerde bulunmak, bu tavsiyeleri tanıtmak için sivil toplum temsilcilerini G20’lerin karar alıcılarıyla bir araya getirmek hedeflenmektedir. Aynı zamanda dünyanın dört bir tarafındaki kuruluşların temsilcilerini bir araya getirmek için Türkiye’de bir dünya sivil toplum zirvesi düzenleneceğini de yapılan açıklamalardan anlıyoruz.

C20 yürütme kurulu dünyanın her tarafından sivil toplum örgütleriyle bir danışma süreci yürütmekte olduğu, bu görüşmenin amacının G20 ile sivil toplum çalışması için ortak bir gündem belirlemek üzere anlaşmak olduğu ifade edilmektedir. http://www.c20turkey.org/

Sonuç olarak, C20 Türkiye’nin politika istişare ve geliştirme sürecinin ilk aşaması Şubat 2015 sonunda tamamlandı. Anket ile belirlenen bu süreçte katılımcılar 2015’te C20 gündeminde görmek istedikleri konular için oy kullanmaya davet edildiler. 380’den fazla örgütü temsilen 90 ülkeden 1169 kişi oylamaya katıldı; böylece gündemde dünyadan çeşitli görüşlerin yansıtılması temin edilmiş durumda. Bir sonraki adım, G20 için her bir tematik konu üzerinde daha ayrıntılı politika konumlandırması ve tavsiye geliştirmek olacak ve sürecin bu bölümü dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan sivil toplum örgütlerinden oluşan C20 tematik çalışma grupları tarafından yönetilecek. Ortak politikalar üzerinde anlaştıktan sonra süreç, ortak çalışmalar dönemine girecektir. Farklı ülkelerin sivil toplum örgütleri, C20’nin desteği ve yardımıyla ortak politika önerilerini tanıtmak için ilgili G20 karar alıcılarıyla birlikte çalışacaklardır. Kasım 2015 tarihinde Antalya, Türkiye’de yapılacak olan toplantı ile çalışmalar bütünleşecektir

G20 çerçevesinde “Women20”nin hayata geçmesi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, G20'nin iş dünyası ayağı olan B20'nin (The Business 20) Türkiye'deki ilk toplantısında kadınlara yönelik olarak W20 (Women20) başlıklı yeni bir hat açmak istediklerini açıklamıştı. Ayrıca G20’ye 2015 kapsamda 'Women20'nin resmileşerek bu seneki G20 vesilesiyle ilk defa Türkiye’de imzalanarak dünyaya yayılması için uluslararası kurumlar KAGİDER’i çalışmaya davet etmekteydi. Kadının ekonomiye katılımı için hedefler koyacak W20’nin hayata geçmesi ve uygulanması için start verildi ve G20 Dönem Başkanlığı Yönlendirme Komitesi tarafından üç kadın sivil toplum kuruluşundan oluşan bir komite kurularak gerçekleştirileceği, KAGİDER Başkanlığı’nda, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) ile birlikte yürütüleceği açıklandı.

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu 59.oturumu kapsamında Mart ayında Avustralya Daimi Temsilciliği tarafından Türkiye, Japonya ortak sunuculuğunda düzenlenen “Kadınların İşgücüne Katılımını Arttırmak: G20 ve Ötesinde Engeller ve Çözümler” konulu yan etkinlik düzenlenmişti. Söz konusu yan etkinlikte, toplumsal cinsiyet eşitliğine erişim, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi ve yoksulluğun sonlandırılması için kadın istihdamının artırılmasının altı çizilmişti. Kadınların iş yaşamından dışlanmalarının en büyük sebebinin iş yerinde cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklandığı, özellikle gebe ve bakım yükümlülüğü bulunan kadınlara yönelik ayrımcılığın kadınların iş yaşamına girmesinde etkili olduğu ifade edilmişti. Bununla birlikte, toplumda kadına ve erkeğe atfedilen roller, ücretsiz bakım emeğinin önemli/değerli görülmemesi ve kadınların karar alma pozisyonlarında yetersiz temsilinin kadın istihdamının artırılmasını engellediği üzerinde durulmuş, çözüm yolları tartışılmıştı.

 En önemli vurgulardan birisi; 2014 yılında G20 liderlerinin 2025 yılına kadar işgücü piyasasında kadın-erkek katılımı arasındaki uçurumun %25 oranında azaltılmasını taahhüt etmeleri ve Pekin Eylem Platformunda belirlenen kritik alanlar ile bağ kurulması olan etkinlikte, ülke örnekleri sunuldu, bu taahhüdün gerçekleşme seyirleri anlatılmış oldu.                                                      

Türkiye'nin G20 öncelikleri

G20 2015 için belirlenmiş resmi öncelikler ile sivil toplum tarafından 2009 yılından bu yana öngörülen politika öncelikleri arasında net ortak yönler mevcuttur. Örneğin: Kalkınma ile ilgili olarak Türkiye, ortak bir strateji ekseninde kapsayıcı ve güçlü bir büyüme politikası izleme ihtiyacının altını çizmiştir. IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları ve G20 oturumları kapsamında ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan G20 hakkında yaptığı açıklamalar;

* Türkiye'nin "Kapsayıcılık, Uygulama ve Yatırımlar" olmak üzere 3 başlık altında topladığı, G20 öncelikleri konusunda başarı sağladıkları, KOBİ'ler, kadın istihdamı ve düşük gelirli gelişmekte olan ülkeler gibi konuların, G20 toplantısının sonuç bildirisinde sıkça yer aldığı ve G20 üyelerinin hepsinin bunları kabul etmiş ve sahiplenmiş oldukları,

*"uygulama" başlığı kapsamında, ülkelerin yapısal reform programlarının takibi için geliştirilen mekanizmanın, G20 üyelerinin oy birliğiyle kabul edildiği ve artık G20 ülkelerinin de, özellikle yapısal reformların gerçekleştirilmesi konusunda birbirine karşı da sorumlu hissedeceği, yapısal reformların ortak sorumluluk haline getirmiş olunduğu,

*G20'nin Türkiye başkanlığındaki toplantılarının sadece finanstan sorumlu bakanlar ve merkez bankası başkanları düzeyinde kalmayacağını ve G20 üyesi ülkelerin çalışma, ticaret, turizm, gıda ve enerji bakanlarının da yıl içinde bir araya gelecekleri,

*Türkiye'nin başkanlığında Washington'da düzenlenen B20 (Business 20) etkinliğine "dünyanın her yerinden, rekor düzeyde katılım sağlandığı, itibarlı düşünce kuruluşlarının da gerçekleştirilen T20 (ThinkTank 20) etkinliğine yoğun ilgi gösterdikleri,

*Türkiye'nin G20 başkanı olarak, G20 bakanlarıyla düşük gelirli gelişmekte olan ülke bakanlarını ilk kez bir araya getirildiği, her iki taraftan da çok olumlu geri dönüşler alındığı,

*Çalışanları temsil eden L20, gençleri temsil eden Y20 ve sivil toplum örgütlerini temsil eden C20'nin çalışmalarının sürdüğü,

Türkiye'nin tüm G20 çalışmalarının çok takdir gördüğüne dikkati çeken Babacan, "IMFC (Uluslararası Para ve Finans Komitesi) toplantısında, G20 başkanlığımıza özel atıf vardı ve çok güzel ifadeler kullanıldı. Orada bizim çalışmalarımıza 'mükemmel' kelimesi kullanılarak atıfta bulunuldu, bu da bizi çok memnun etti" şeklinde konuştu. IMF Başkanı Christine Lagarde'ın "Türkiye'nin başkanlığı güçlü ve dürüst" yorumunun basın tarafından hatırlatılması üzerine, Ali Babacan’ın “işin reklamına kaçıp algı oluşturmaya çalışırken, işin özünü kaybetmeyi hiç düşünmedik, içi dolu bir G20 dönem başkanlığı yapıyoruz. Bunu da herkes takdir ediyor" demesi önemli bir vurgu.

G20’de artık küresel çapta reformlar B20 | C20 | T20  W20‘nin de çalışmalarıyla takvime bağlanmış durumda.